Geri kalanlar ise hidrokarbon, demir ve sodyum olarak tespit edilmiştir.Sono state individuate tracce di idrocarburi, ferro e sodio.
Yevmiyesi günlük 200 akça olarak tespit edilmiştir.Si stima che furono condotte 200 esecuzioni al giorno.
Kuraklığın başlama ve bitme zamanının tespiti zordur.È dura distinguere l'inizio e la fine.
Üretilen proton ise yeterince enerjiye sahip olmadığından kolayca tespit edilemez.Il protone che è prodotto invece non ha energia sufficiente per essere osservato.
Bu protokollerin her biri bünyesindeki benzersiz protokol sayısına göre tespit edilir.Le circolari sono note col loro numero di protocollo.
İki tutarlı ve iyi tanımlanmış farklı renkte morf (dalli tipi ve truei tipi) tespit edilmiştir.Sono state identificate due forme morfologiche dai colori ben definiti - la forma dalli e la forma truei.
Kan grubu ve doku özellikleri tespit edilir.Introduce i punti ferita e la classe armatura.
Savaş sırasında Sovyet birlikleri ilk kez düşman uçağını tespit etmek için radar kullanmıştır.Subito dopo la guerra l'U.S. Navy utilizzò per la prima volta aerei a reazione su portaerei.
Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 45 olduğu tespit edilmiştir.Fonti della sicurezza riferiscono che durante il giorno 26 gennaio sono state arrestate 500 persone.
3 alt türü tespit edilmiştir.Lista di controllo di 318 specie segnalate.
Proxima Centauri b yaşanabilirliği tespit edilmemiştir.(EN) Proxima Centauri b, su Extrasolar Visions.
İlgili olduğu konuyu aydınlatmaya ve tespite yararlar.Lo scopo della luce è attirare l'attenzione e illuminare le informazioni.
İkinci en yaygın atlatma tekniği otomatize tespit araçlarının çalışma mantığını karıştırma üzerine dayanır.La seconda tecnica più usata consiste nel confondere i tool di rilevamento.
Dolayısıyla bu yapı büyük uzaklıklardan tespit edilemez.Non può però proiettare tale forma astrale su lunghe distanze.
2008 yılında yörüngesinde üç güneş dışı gezegen tespit edilmiştir.Al 2008, sono stati determinati sei metodi di osservazione indiretta dei pianeti extrasolari.
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.In seguito, l'edificio cadde in rovina per circa sedici anni.
56Co bozunumundan kaynaklı 847 keV ve 1238 keV gama ışınları tespit edilmiştir.Durante tale missione sono state rilevate le righe gamma di 847 keV e 1238 keV provocate dal decadimento 56Co.
Eşi Manuela’nın göğüs kanseri olduğu tespit edilmiştir.Sam, sorella di Lili, scopre che lei ha il cancro al seno.
Ancak günümüzde bu tespitler tartışmalı durumdadır.La sua figura in questo periodo appare controversa.
Kümede 25 değişen yıldız tespit edilmiştir.La Stele 20 è frammentata.
1999 yılı itibarıyla toplam öğrenci sayısı 80.000 olarak tespit edilmiştir.Al 2012, l'università ha assegnato oltre 80.000 degrees.
Tespit edilen en uzun yaş 17,5 yıldır ama çok daha yaşlı olabilecekleri tahmin edilir..Come sappiamo da Dietro lo specchio, ha 7 anni e mezzo, ma si comporta come fosse più grande.
Birçok madde kanserojen olarak tespit edilmiştir.Sostanza classificata come cancerogena.
Höyük ilk kez 1966 yılında I. A. Todd tarafından tespit edilmiştir.La specie fu descritta la prima volta nel 1966 da A.D. Genkin.
1981 yılında on iki ek tür tespit edilmiştir.До 1981 года было обнаружено ещё двенадцать видов.
Nardole, gemide binlerce yaşam formu tespit eder.Даарио подсчитывает, что на это, как минимум, понадобится 1000 кораблей.
Bu eserde, 2500 Türk masalı incelenerek, 378 tip (masal) tespit edilmiştir.В Коране это слово (в смысле как чуда, так и коранического стиха) упоминается 382 раза.
İzinsiz giriş tespit sistemleri tarafından tespit edilmesini önlemek için aynı yöntemler kullanılabilir.Те же методы могут применяться для скрытия от систем обнаружения вторжений.
Böylece U Orionis, tayf fotoğrafıyla tespit edilen ilk uzun dönemli değişen yıldız olmuştur.Таким образом, U Ориона стала первой долгопериодической переменной, идентифицированной по фотографии спектра.
Bu sürüm, sıfır gün virüsleri tespit etmek için SONAR'ı kullanan ilk Symantec ürünü idi.Это был первый продукт Symantec использовавший SONAR для обнаружения вирусов.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Кроме того, на теле обнаружено несколько ранений, нанесенных тем же ножом.
Gezegenlerin kütleleri Dünya'nın en az 4,2, 6,7 ve 9,4 katı olarak tespit edildi.Масса планет соответственно равна 4,2, 6,7 и 9,4 массы Земли.
Katliamdan kurtulanlar, katliamı yapanların bazılarının kimliklerini tespit ettiklerini söylemiştir.Я надеюсь, что оставшиеся в живых поймут, кто убивает членов команды.
Grubun, toplam olarak altmıştan fazla üyesi tespit edilmiştir.В целом были определены более чем шестьдесят вероятных членов группы.
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.Подлинность документов подтверждал отпечатком пальцем.
2001'e gelindiğinde, 900'den fazla aday yıldızın enkaz diskine sahip olduğu tespit edildi.К 2001 году найдены более 900 звёзд — кандидатов с пылевым диском.
28 Şubat 1948 tarihinde çiftin saklandığı yer tespit edildi ve tutuklandılar.28 февраля 1948 года супруги были опознаны и арестованы.
Örneğin, itfaiyeciler onu insanları dumanın içinden bulmak ve yangının merkezini tespit etmekte kullanırlar.Например, пожарные используют их для обнаружения в условиях задымления людей и установления очагов возгорания.
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.Марбургский вирус привлёк широкое внимание прессы в апреле 2005 года из-за вспышки в Анголе.
Bu nedenle de diğer aygıtların durumlarındaki değişikliği tespit edebilmek mümkün olmaz.Неизвестно, были ли планы модифицировать остальные машины подобным образом.
2008 Ekim'inden beri 982 DYC tespit edilmiştir.По состоянию на октябрь 2008 года было обнаружено 982 таких околоземных объекта.
Elde edilen DNA parçaları sonra elektroforez ile ayrıştırılır ve tespit edilir.Эти фрагменты ДНК затем разделяются и распознаются с помощью электрофореза.
Proof'un olay sırasında 0.32 promil alkollü olduğu tespit edildi.В крови Бласика впоследствии был обнаружен алкоголь в размере 0,6 промилле.
Gidilmek istenen yerin tespiti.Нужно знать, когда уйти.
Bağlantıya katılacak kullanıcıları tespit etmek.Готовности респондентов участвовать.
Köyün kuruluşu yapılan araştırmalardan 18. yüz yıl olarak tespit edilmiştir.Научные исследования горы проводились с 18 века.
İnsanların orada yaşadıklarını tespit eden Eski Taş Çağı'na dayanan izler bulunmuştur.С древних времён человек задавался вопросом о различии живого и неживого.
Türk müziğinde 590 makam tespit edilmiştir.Сохранилось 589 строк поэмы.
Nüfusu 31.12.2013 itibarıyla yaklaşık 7.748 olarak tespit edilmiştir.Около 147 000 жителей получили страховку 1 января 2014 года.
Bölgede ilk insan yerleşiminin ne zaman başladığına dair kesin bilgi ve bulgular henüz tespit edilememiştir.Достоверных сведений о том, когда здесь появились первые людские поселения, нет.
Dünya'ya çok yakın yaklaşacağı hesaplanan 16 Mart 2880'de çarpma ihtimâli 1:300 olarak tespit edildi.Шанс столкновения с Землёй 16 марта 2880 года составляет 1 к 4000.
Şu anda kadar bu cinse ait 15 tür balık tespit edilmiştir.К настоящему времени известно около 15 видов этих животных.
Ölenlerin kimliği henüz tespit edilmedi.Личность смертника всё ещё не установлена.
Bu gözlem, görme ve pigmantasyon için gerekli olan genleri tespit etmede yardımcı olmuştur.Это помогло идентифицировать гены, необходимые для зрения.
Bu ikili olmayanların kütlesini tespit etmeye olanak sağlar.Но благодаря этому удается скрывать тайну близнецов.
Tespit bile edilmemiştir. .Инцидент не подтверждён. .
20. Yüzyılın başında bile her Yakut köyünde birkaç tane Olongo anlatıcısının bulunduğu tespit edilmiştir.В начале 20-го века в каждом якутском селении насчитывалось по несколько олонхосутов.
Bu çalışmalara en iyi örnek, petrol ve doğalgaz kaynaklarının tespitidir.Это главный вор наших сокровищ, нашей нефти и наших ресурсов.
Polis evin içinde Kuciak ve nişanlısı Martina Kušnírová'nın vurularak öldürüldüğünü tespit etti.Зайдя в дом, сотрудники полиции нашли тела Куцяка и его невесты Мартины Кушнировой.
2 Mart 2007 tarihinde gökbilimcilerden oluşan bir ekip, küme içerisinde Komet gökadası'nı tespit etmiştir.2 марта 2007 года группа исследователей заявила об открытии в скоплении галактики Комета .