tespit ile cümle

tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çevrimiçi TespitiOnline identification
HMS Echo, 2 Nisan'da, geminin arama çalışmalarına katıldığı aynı gün, olası bir tespit yaptı.HMS Echo made one possible detection on 2 April—the same day the ship joined the search effort.
İkinci tespit ilk tespitten 2 km içinde yapıldı. [2]The second detection was made within 2 km from the first detection.[275]
NTSB tespitleriNTSB determination
Şehit edilme olayı da kesin olarak tespit edilememiştir.The fact of the martyrdom, too, is not established with certainty.
21. Yüzyılın başından bu yana, bu alanda çeşitli eğilimler tespit edilebilmektedir.[1]Since the turn of the century, several trends in the field can be detected.[14]
N. fowleri'nin 10 °C'nin altındaki sıcaklıklarda kistleştiği tespit edilmiştir.[1][2]N. fowleri has been found to encyst at temperatures below 10 °C (50 °F).[1][16]
1988 nüfus sayımında Hikueru'da 123 kişinin yaşadığı tespit edildi.In the 1988 census, only 123 inhabitants were found to be still living on Hikueru.
İlaç tespiti için mekonyum testiTesting meconium for drugs
2006 yılında zayıf bir hidrasyon özelliği tespit edilmiştir.A weak hydration feature was detected in 2006.[7]
Bu fay segmentinde daha önceki bir deprem tespit edildi, 115 Antakya depremi.One earlier earthquake has been identified on this fault segment, the 115 Antioch earthquake.
Tespit edilmeDetection
Bunlar Eos asteroit ailesinin tespit edilmesi çalışmaları sırasında yeniden kategorize edilmiştir.These were found during studies of the Eos family of asteroids.
Bu veriler, asteroitlerin çaplarının daha doğru bir biçimde tespit edilmesinde kullanılmaktadır.These data can be used to obtain a better estimate of dimensions.
Test sırasında silah iyi performans gösterdi ve sadece iki sorun tespit edildi.During testing the weapon performed well, and only two problems were identified.
Bu şüphenin, lezyonlarda trofozoit tespit edilerek desteklenmesi gerekir.This needs to be backed with demonstration of trophozoites from lesions.
Ayrıca İncil'de geçen coğrafi isimleri de tespit etmeyi umuyordu.He also hoped to identify the geographical names mentioned in the Bible.
Laboratuar testleriyle bu bakterinin doğada mezofilik halde bulunduğu tespit edilmiştir.Lab culture tests have found it to be mesophilic in nature.
DarkComet, saldırıdan sonraki 24 saat içinde tespit edildi.DarkComet was spotted within 24 hours of the attack.
Kourion'un yeri 1820'lerde Carlo Vidua tarafından tespit edilmiştir.The site of Kourion was identified in the 1820s by Carlo Vidua.
Bu da tespitlerini kolaylaştırır.Dabei konnte er seine Leistungen leicht verbessern.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Weitere Gliedmaßen sowie der Kopf wurden nie gefunden und die Identität der Leiche nicht geklärt.
Böylelikle engeller kolayca tespit edilir.Sporen sind (fast) glatt.
3C 273, şimdiye kadar tespit edilen ilk kuasardır.3C 273 war der erste entdeckte Quasar.
Parlamento kararının uygulanması için tespit edilen geçiş süresi 20 yıldır.Für die Umsetzung des Parlamentsbeschlusses gilt eine Übergangsfrist von zwanzig Jahren.
Bu bölgede yaklaşık 113 mezar tespit edilmiştir.113 Gräber konnten identifiziert werden.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.1857 reiste er nach Peru zur Bestimmung des magnetischen Äquators.
Kandy'nin bu yaşadışı ticaretin merkezi olduğu tespit edilmiştir.Kandy wurde als das Zentrum für solchen illegalen Handel identifiziert.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Fehler verstehen und beseitigen.
Çift yıldız olduğu Gerard Kuiper tarafından tespit edilmiştir.Der Stern wurde von Gerard Peter Kuiper als Doppelstern erkannt.
Cep telefonda *#06# tuşlayarak telefonun seri numarasını (IMEI numarası) tespit edilebilir.Die IMEI eines Mobiltelefons kann durch die Eingabe *#06# im Eingabefeld der Telefonnummer abgefragt werden.
3 alt türü tespit edilmiştir.Drei Täter identifiziert.
Bu uyarıların şiddetini ve yerini tespit ederler.Die Steine wurden im Gedenken an die Tat und als Warnung errichtet.
Türkiye'de 453 kuş türü tespit edilmiştir.354 Vogelarten wurden in Syrien dokumentiert.
Heterojenlik mikroskopla tespit edildiği gibi tyndall ışığı etkisi ile de tespit edilebilir.Mit einer kleinen Lichtquelle kann auch der Tyndall-Effekt demonstriert werden.
Farkı Tespit Etme: Bir ekranda resimler verme.Der einzige Unterschied ist, dass keine Liedtexte am Bildschirm angezeigt werden.
Eski işinde de hırsızlık için soruşturma altında olduğu tespit edildi.Auf seiner früheren Arbeitsstelle wird der Diebstahl bemerkt.
Anadolu ağızlarında takvim anlamında gözetlek, günek ve güngen sözcükleri tespit edilmiştir.Licht von Seinem Lichte: Worte aus Ewigkeit und Vergänglichkeit.
Ancak, hiçbir gökada tespit edilememiştir.Auf dem vereisten Boden konnten jedoch keine Spuren gefunden werden.
Şimdiye kadar altı nüshası tespit edilebilmiştir.Sechs derartige Hügel konnten bisher identifiziert werden.
Gezegenlerin kütleleri Dünya'nın en az 4,2, 6,7 ve 9,4 katı olarak tespit edildi.Ihre Masse wird mit der 4,2-fachen, 6,7-fachen und 9,4-fachen Masse der Erde angegeben.
Kuraklığın başlama ve bitme zamanının tespiti zordur.Anfang und Ende der Hanse sind schwer zu bestimmen.
Daha sonra Edirne Müzesince 5 tane daha dolmen tespit edilmiştir.Später sterben in der Nähe von Jones zwei weitere Imitatoren.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.Die Ursache der Explosion war unbekannt.
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.Dort muss etwas passiert sein, was seit 60 Jahren vertuscht werden soll.
Nüfusu, 31 Mart 2010 itibarıyla 665 olarak tespit edilmiştir.Am 31. März 2015 wurden alle 236 Beschuldigten freigesprochen.
Bunlardan üçünün ise gerçekten kayıp kişiler olduğu tespit edilmiştir.Man wusste jetzt, dass dort noch drei Personen vermisst wurden.
Proof'un olay sırasında 0.32 promil alkollü olduğu tespit edildi.Bei der Obduktion wurde eine Alkoholvergiftung von 3,3 Promille festgestellt.
Enkazı dalgıçlar tarafından bulundu ve pervanesindeki işaretler sayesinde geminin kimliği tespit edilebildi.Er wurde anhand seiner Fingerabdrücke, die auf dem Schiff sichergestellt worden waren, identifiziert.
Toplam nüfus 1991 yılındaki nüfus sayımında 293 milyon olarak tespit edilmiştir.Bei Zensuserhebung 1991 wurden nur noch 293 Einwohner gezählt.
Fakat ölüm halları tespitlenememiştir.Sein Sterbeort ist nicht überliefert.
Frank Muller ve Ormond Stone ile beraber pek çok Yeni Genel Katalog nesnesi tespit etmişlerdir.Er entdeckte gemeinsam mit Frank Muller und Ormond Stone viele NGC/IC-Objekte.
2016 yılında adanın kuzey kıyılarında 274 gemi çekek yeri olan antik tersane tespit edilmiştir.2016 werden auf der Brachfläche des ehemaligen Nordbads 400 Flüchtlinge in Containern angesiedelt.
Bugüne dek gölde yaşayan birçok tür tespit edilmiştir.Noch heute sind viele Objekte im Wald sichtbar.
Kablo hataları zor tespit edilir.Programmierfehler sind leicht zu erkennen.
Başlangıçta yapılan hataların tespiti çok uzun zaman alabilir.Die Anfänge von Instrumentensammlungen lassen sich in der Zeit sehr weit zurückverfolgen.
Geri kalanlar ise hidrokarbon, demir ve sodyum olarak tespit edilmiştir.Der Rest beinhaltet Spuren von Kohlenwasserstoffen, Eisen und Natrium.
Hangi üye devletin kaç parlamenter ile temsil edileceği üye devletlerin nüfuslarına göre tespit edilir.Laut Verfassung sollten die Abgeordneten bestimmen, über wie viele Teilstaaten Somalia verfügen werde.
Nüfusu, 30 Eylül 2005 itibarıyla yaklaşık 2753 olarak tespit edilmiştir.Ausreisepflichtig ohne Duldung waren mit Stichtag 30. November 2015 genau 50.227 Personen.
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.Als Erster verwendete er nachweislich Fingerabdrücke für praktische Zwecke.

İlgili Sayfalar