Mükemmel bir atık bertaraf tesisatı.It's a wonderful waste disposal device.
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır.If there's a plumber, he's 300 pounds and he's got a giant butt crack.
Tesisatçılar hep böyle gözükür, di mi?That's what plumbers look like, right?
Mimariye "tesisat" diyor.He calls architecture "plumbing."
Santrale elektrik çekilmesine rağmen tesisat henüz hazır değil.The plant's power utilities have been supplied, but are not yet installed.
Elektrik tesisatlarında güvenlik için birçok strateji mevcuttur.Many strategies exist for safety in electrical installations.
Tesisat kabaca 500 kilograms (1,100 lb) cıva içeriyordu.The bath contained roughly 500 kilograms (1,100 lb) of mercury.
Değişiklikler Elektrik tesisatı 6V'tan 12V'a yükseltildi.Die elektrische Anlage wurde von 6 V auf 12 V umgestellt.
Topraklama tesisatı; Franklin çubuklu paratoner.Gamsjäger: Frankenfelser Häuserbuch.
Her ikisi de ayak bileklerinden boru tesisatına zincirlenmiş durumdadırlar.Beide sind mit einem Satteldach in etwa gleicher Neigung bedeckt.
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.Auch Fragen zu Strom und Gezeiten werden hier gestellt.
Mario ve Luigi Mario, Brooklyn, New York'ta yaşayan iki İtalyan asıllı Amerikalı tesisatçıdır.Les frères Mario, Mario et Luigi, sont deux plombiers italo-américains de Brooklyn.
Tesisat, döşem.Ügiek, ép.
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.En outre des problèmes d’alimentation en eau et en électricité se posaient.
Elektrik tesisatçıları adlarına bir iş yeri açar ve elektrikli cihazlar da satabilirler.Aéropostale dispose de concurrents qui vendent des produits similaires.
Bu işler mekanik işler veya tesisat işleri olarak da adlandırılır.Il est également décrit sous le nom de stimulation mécanique ou mécano-stimulation.
Saat 04:30'da Midway Adaları'na uçaklara ve tesisatlara zarar veren bir saldırı dalgası gönderdi.A las 04:30 lanzó un ataque contra la isla de Midway, destruyendo aviones y dañando instalaciones.
Evlere kadar su tesisatı mevcuttur.Se canalizó el agua hasta las casas.
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.También pagan las facturas del agua y de la electricidad.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.Ben e Gwen non sapevano nulla di questo all'inizio, credendo che fosse un idraulico.
Elektrik tesisatı yeni değişmiştir uzunkopruluyuz.bizPotenza (elettrotecnica) Fasore Corrente alternata Corrente continua
Burada 15 yaşında boru tesisatçısı olarak çalışmaya başladı.Iniziò a lavorare come idraulico a tredici anni.
Alan Albright : Pyronite'ye (Ateştopu'nun türüne) dönüşebilen bir tesisatçı çocuğudur.Alan Albright è il figlio adolescente di un Risolutore Pyronita (stessa razza aliena di Inferno).
Bu filtreler sıhhi tesisat ve ev aletlerini korumak için tasarlanmıştır.Эти фильтры предназначены для защиты сантехники и бытовой техники.
Her ikisi de ayak bileklerinden boru tesisatına zincirlenmiş durumdadırlar.(Поклонение) держащему (двумя другими нижними) руками Калашу (сосуд с водами пяти рек) на своих ногах.
Bilgisayar sistemleri, elektrik, mekanik tesisat yedeksizdir.Уборка и выпуск от электропривода, имелась аварийная механическая система выпуска.
Bu demiryolu hatlarının %17’si çift şeritli, %40'ı elektrik tesisatlıdır.17% منخطوط السكك الحديدية هذه ذات شريط سكة حديد مزدوج، و40% منها ذات إشارات كهربائية.
Münih'te doğan Drexler, 1902 yılında Berlin'de çilingir olana dek tren makine tesisatçısıydı.ولد في ميونخ وكان مصلح آلات قبل أن يصبح صانع أقفال في السكك الحديدية في برلين عام 1902.
Bilgisayar sistemleri, elektrik, mekanik tesisat yedeksizdir.هي أجهزة كهربائية ، ميكانيكية...
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.Ben e Gwen não sabia de esta em primeiro lugar, acreditando que ele tenha sido um literal de encanador.
Eğer siz bir tesisatçı iseniz, bu sizi Hıristiyan bir tesisatçı yapmaz mı?'Se não é um homem, porque procurar fazê-lo cristão?
Bombalama baskınları, İngiliz hava tesisatlarına ve şehirlerini ve sanayi merkezlerine başladı.De seguida, começaram os bombardeamentos às instalações aeronáuticas, às cidades e aos centros industriais.
Max birkez orduda astronot olmuştu, ve bir tesisatçıydı (diğerlerinin arasında en iyi tesisatçı gibi görünür).Max era uma vez no Exército dos Estados Unidos, um astronauta do programa, e era um encanador.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Seu sonho é se tornar policial como seu pai.
Köyün içme suyu şebekesine bağlı olarak her evde su tesisatı bulunmaktadır.Iedere woning is aangesloten op het drinkwatersysteem.
Alan Albright : Pyronite'ye (Ateştopu'nun türüne) dönüşebilen bir tesisatçı çocuğudur.Alan Albright – chłopiec, który potrafi zmienić się w Inferno.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Marzy aby być profesjonalnym zapaśnikiem jak jej ojciec.
Kalorifer tesisatı mevcuttur.Pozostawało szkło oranżowe.
Göğsüme tesisat borusuyla vurup, ‘Mühendis olmayacaksın, Einstein olacaksın’ dedi.”'Nebudeš žádný inženýr,' řekl. 'budeš jako Einstein“.
Saat 04:30'da Midway Adaları'na uçaklara ve tesisatlara zarar veren bir saldırı dalgası gönderdi.6 óra 31 perckor a Midway-szigetek légelhárítása tüzet nyitott a támadó repülőgépekre.
Tesisat, döşem.Τσαμπίκος, Τσαμπής.
PVC'nin katı formu yapı sektöründe boru ve tesisat malzemeleri ile kapı ve pencere profilleri için kullanılır.Η δύσκαμπτη μορφή του PVC χρησιμοποιείται στην κατασκευή σωλήνων, σε πόρτες και παράθυρα.
Tuvalet kelimesi hem atıkların boşaltıldığı tesisat, hem de bu tesisatın buluduğu oda anlamında kullanılır.Ordet toilet bruges både om selve kummen, man sidder på/står ved, samt om lokalet, der indeholder kummen.
Artık Ben çok usta bir tesisatçı lideri olmuştu.Han var en rendyrket slalåmspesialist.
Max birkez orduda astronot olmuştu, ve bir tesisatçıydı (diğerlerinin arasında en iyi tesisatçı gibi görünür).Max tetap sendirian di padang pasir, sekali lagi menjadi drifter (pengembara).
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Ia bercita-cita ingin menjadi sutradara seperti ayahnya.
Dönünce sıhhi tesisatçılığa başladı.Ya, sampai perawatan dimulai.
Bombalama baskınları, İngiliz hava tesisatlarına ve şehirlerini ve sanayi merkezlerine başladı.Những đợt ném bom mở đầu nhằm vào các công trình hàng không Anh, các thành phố và trung tâm công nghiệp.
Babası sıhhi tesisatçılık işiyle uğraşıyordu, annesini 3 yaşında iken kaybetmişti.Mẹ ông qua đời vì bệnh lao khi ông mới được 3 tuổi.
Eğer siz bir tesisatçı iseniz, bu sizi Hıristiyan bir tesisatçı yapmaz mı?'あなたが配管工であるならば、それは、あなたをクリスチャンの配管工にしますか?
Değişiklikler Elektrik tesisatı 6V'tan 12V'a yükseltildi.同時に内部の電装が6Vから12Vへ変更された。
Münih'te doğan Drexler, 1902 yılında Berlin'de çilingir olana dek tren makine tesisatçısıydı.뮌헨에서 태어난 드렉슬러는 1902년 베를린에서 철도 자물쇠 제조공이 되기까지 기계 정비공으로 일하였다.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.החלום הגדול ביותר שלו הוא להיות גיבור גדול כמו אביו.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.קית' ואני היינו מסתכלים עליו ואומרים שהוא חנון.
Saat 04:30'da Midway Adaları'na uçaklara ve tesisatlara zarar veren bir saldırı dalgası gönderdi.В 0430ч. от палубата му излитат самолети за удар по Мидуей, където унищожават самолети и инсталации.
Tesisat tasarımı, özellikle endüstriyel sistemlerin performansını belirleyen en önemli etkenlerdendir.Вятърът е едно от въздействията, за които се изчисляват повечето строителни конструкции.
Bu bölümde ısıtma sistemine ve sıcak su tesisatına yer verilmez.Nema potrebe za odvojenim kolektorom za ovaj toplinski sustav pohrane.
Göğsüme tesisat borusuyla vurup, ‘Mühendis olmayacaksın, Einstein olacaksın’ dedi.”Buchol ma do hrude kusom montážnej rúrky ‘nebudeš inžinierom,’ povedal.
Eğer siz bir tesisatçı iseniz, bu sizi Hıristiyan bir tesisatçı yapmaz mı?'Taigi jei tu esi santechnikas, nejaugi tai reiškia, kad tu esi krikščioniškas santechnikas?””.
Bu kostüm Gaga tarafından "moda tesisatı" adıyla nitelendirildi.Jiems būdingas aprangos kodas, vadinamas driglam namža.