Ana içeriğe geç
Sözlük

tesis ile cümle

tesis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer hortumlar, binalara ve tarımsal tesislere önemli zararlara neden olmuştur.Sama świątynia, podobnie jak plebania i budynki gospodarcze, uległa znacznym uszkodzeniom.
Kasabada gelişen hafif sanayi tesisleri tüm ülke için önemli olmaktaydı.Utrzymanie tej reduty miało kapitalne znaczenie dla całej Wielkiej Armii.
Sovyet cumhuriyetlerinde bu tesislerden 183 tane bulunmaktaydı.Akcje te objęły 183 miejscowości polskie.
Üzerinde 2 konik tepe bulunan adada yerleşim birimi ya da turistik tesis bulunmamaktadır.Na wyspie były 2 miejscowości, Mostir i Nestane.
Türlere göre yükleme boşaltma tesisleri de değişiklik gösterir.Dlatego zmieniono sposób ładowania broni.
1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur.W 1995 r. utworzono jednostkę pomocniczą miasta Osiedle Głuszyna.
Boşaltılan tesis binaları 20 yıl boyunca atıl vaziyette kaldı.Większość kolektorów próżniowych może być stosowana ponad 20 lat.
Doğu Anadolu Bölgesinde büyük şehirlerde şeker, dokuma, çimento, tütün ve gıda tesisleri yer alır.W niektórych regionach pojawiają się zapachy eukaliptusa, mięty i tytoniu.
İkinci dalga ise California, Raleigh, Kaneohe ve donanma tesislerini hedeflemişti.Druga fala trafiła: "California", "Raleigh" oraz Kāneʻohe i instalacje stoczniowe.
Tesislerin 300 kadarı Ortadoğu ülkelerinde kurulmuştur.Około 300 ludzi zdecydowało osiedlić się na terenie Turcji.
ABD ile İngiltere, Irak'ın kimyasal silah ürettiğini iddia ettikleri tesislere saldırı düzenlediler.Dotąd o użyciu broni chemicznej informował Izrael i Wielka Brytania.
Film yapım tesisleri olduğu için özellikle burayı seçti.Zdecydował się głównie dlatego, że w ogólnym programie odbywały się tam zajęcia z filmu.
Tesislere kadar olan yol asfalt olup yıl boyunca açık tutulmaya çalışılmaktadır.Droga jest utrzymywana i otwarta dla ruchu kołowego przez cały rok.
Böylece 1555 yılında Kırkçeşme Su Tesislerinin inşaasına başlanmış oldu.W 1555 ukazało się jego opracowanie ptaków.
Prestijli Pontecorvo Ödülü, 1995 yılında onun anısına tesis edildi.Det prestigefyllda Pontecorvopriset instiftades till hans minne 1995.
16 Ekim 2018 tarihinde Lakhta Center MFC JSC tesisin devreye alınması için yetki aldı.Den 16 oktober 2018 fick Lakhta Center MFC JSC tillstånd för driftsättning av anläggningen.
Ama yüksek enerji fiziği için herhangi bir tesis yoktu.Ingen tvekar dock om hans stora tekniska skicklighet.
Dökme yük tesisinin kapasitesi 34.000 tondur.Max vikt med last är 34 000 ton.
Oyun, Black Mesa'da çalışan güvenlik görevlisi Barney Calhoun'un gözünden tesiste yaşananları konu almaktadır.Spelets protagonist är en säkerhetsvakt, Barney Calhoun, som är anställd av Black Mesa Research Facility.
Bunlardan 17'si gıda sanayi tesisleridir.Av dessa utgjorde 11 köp av sexuella tjänster.
Su gücü üretimi için geliştirilen tesisler, 1978 yılından bu yana kültür anıtları olarak korunmaktadır.Anläggningarna som utvecklats under generationer har varit kultursminnesmärkta sedan 1978.
Yer çatlakları baraj, köprü, nükleer tesis gibi büyük ve geniş yapılar için büyük tehlike oluşturmaktadır.Bristningar i marken är en stor risk för konstruktioner som dammar, broar och kärnkraftverk.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Därtill kommer fartyg som reparerats eller byggts om.
Bir hafta kadar tesislerde kalmıştım.Där stannade de i en vecka.
2010 yılında Piliç İşleme-Parçalama tesisi ve Bakliyat Paketleme tesisi faaliyete geçirilmiştir.2015 råkade man sälja kött med felaktig förpackningsmärkning.
Yörede, dağlık tesislerde kış sporları yapılmaktadır.För vintersporttävlingarna används Södra Stadsbergets anläggningar.
1975 yılında Franco'nun ölümünden sonra, Kral Juan Carlos, demokratik bir hükümet tesis etmiştir.Efter Francos död 1975 efterträdde Juan Carlos honom som Kung av Spanien.
Havalimanı ayrıca bagaj depolama tesisine sahiptir.Det finns också en vind för förvaring av materiel.
Tesis şehir merkezinde, Lenin'in Comsomol parkında bulunmaktadır.Arenan ligger i Lenin Komsomol-parken i stadens centrum.
Bir diğer büyük tesis ise Huntsville, Alabama'daki Marshall Uzay Uçuş Merkezi'dir.Den skulle konstrueras vid Marshall Space Flight Center i Huntsville, Alabama.
Dergi Hürriyet Gazetesi'nin Web-Ofset tesislerinde basılmaktaydı.Uppgifterna blev kända genom webbtidningen Friktion.
Böyle bir tesis için gereken bazı cihazların isim ve özellikleri ilişik şartnamede gösterilmiş bulunmaktadır.Källor till och betydelser av namn knyter samman i detta sökande efter identitet.
Kış sporları tesisleri Ilgaz Milli Parkı içinde yer almaktadır.Vintersportcentret är väl känt i trakterna.
1915 Şirket, ABD sınırları dışındaki ilk üretim tesisini, Kanada'nın Ontario kentinde kurdu.2019 kommer de öppna sin första restaurang utanför USA, i den kanadensiska staden Toronto i Ontario.
Adaya ileriki zamanlarda bir tesis kurulacaktır.Man kan göra dagsutflykter till ön.
Rosatom tesisi işletiyor ve geri kalan %75 mülkiyeti elinde bulundurmaktadır.75% förvaltas av det ryska försvarsdepartementet, medan resten förvaltas av Rosatom.
Lindbergh, Alman havacılık tesislerini gezdi.Lindberg intresserade sig särskilt för flygväsendet.
Tesislerde toplam 180 işçi çalışmaktadır.Företaget har cirka 180 anställda.
Sonra parkın yakınındaki tesise girer ve Carlos ile karşılaşır.Senare återvänder han till marknaden och baren för att leta efter Carlos.
Kazakistan'ın en büyük metalurjik işleme tesisidir.Förvärv av Rysslands största hårdmetallfabrik.
Stadyum, çeşitli spor müsabakalarının yapılabilmesi için özel olarak yapılmış spor tesisidir.Falu IK har varit en aktiv pådrivare för att få till stånd olika typer av arenor för idrott.
Tesis, 1946 yılında yenilen Almanya'dan alınan teknoloji, malzeme ve bilimsel destek ile inşa edilmiştir.Till en början användes material, teknik och vetenskapligt stöd från det besegrade Tyskland.
Her yıl en az 600 kişi, Kempetai askeri polisi tarafından bu tesislere gönderildi.Strax under 200 personer omhändertogs av polisen under dagen.
Aynı zamanda burada alabalık üretme tesisleri de bulunmaktadır.Även här saknas beslut om byggstart.
Yörede üretilen sütün değerlendirilmesine yönelik süt işletme tesisi bulunmaktadır.Anledningen sägs vara att säkerställa att mjölkproduktionen i Skåne fortsatt ska vara lokal.
Daha sonra bir atık tesisinde iki sene çalıştı.Han skall då enligt en senare uppgift i två år gått i lära hos en landsbokhållare.
Bu tesisde 10 kişi çalışmaktadır.Därmed är tio stycken i drift.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Mintändaren är inte återsäkringsbar.
Ayrıca ilçede büyüklü küçüklü zeytin işleme tesisleri mevcuttur.Detta trots att öltypen är relativt ung.
Yeni yapılan tesisler eski bir tersanenin üzerine kurulmuştur.Täby är byggt på gammal grund.
Fabrikalar gerekli işgücü, ana para ve tesis kaynaklarının bir araya gelmesi ile oluşur ve etkinlik gösterir.En grundsten i föreningens verksamhet är och var att samla in pengar och gåvor.
Böylece 1555 yılında Kırkçeşme Su Tesislerinin inşaasına başlanmış oldu.Redan år 1951 fredades dock fem vattensamlingar inom området.
Şehirde önemli sanayi tesisleri vardır.I staden finns omfattande industrier.
Tesiste başlangıçta 60 olacak olan mühendis sayısının birkaç yılda 1000'i bulabileceği belirtilmiştir.Han ska bli den första riktiga drakriddaren på nästan tusen år.
Şeker fabrikası bölgenin önemli sanayi tesisidir.Tobaksfabriken är ett av företagen i området.
Bunlar araştırmaları için üniversite tesislerinden yararlanır.Att underlätta deltagande i Europeiska gemenskapernas forskningsverksamheter.
Süt ve süt ürünleri satan veya işleyen tesisler yoktur.De innehåller inte några mejeriprodukter och är veganska.
Türkiye'nin ilk nükleer elektrik tesisinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali olacaktır.Hanteringen av det radioaktiva avfallet är ett av kärnkraftens största problem.
Beyyazı Kasabasında çevreyi kirletici nitelikte sanayi tesisi bulunmamaktadır.Utanför kontoret demonstrerar ilskna miljöaktivister.
Erişim tarihi: 2009-12-02. ^ "Çamlıdere - Çamkoru Gençlik Ve İzcilik Eğitim Tesisi".Pedagogiska magasinet, 2001-01-17. ^ Diagnoserna ADHD och DAMP– politik eller vetenskap?.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod