Ana içeriğe geç
Sözlük

tesis ile cümle

tesis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Olimpiyatlar öncesi, birçok spor tesisi yapılmıştır.Op de Olympic wordt aan verschillende sporten gedaan.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.De voorschoolse educatie valt onder de verantwoordelijkheid van gemeenten.
1 adet günübirlik konaklama tesisleri mevcuttur.Er ontstaat hierbij een dag/nachtritme.
Tesislerde, Türk Saaneni keçi ırkı da yetiştirilmektedir.Het Ierse trekpaard is daardoor bedreigd ras geworden.
Güçlü bir monarşi tesis etti.Hij was een fervent aanhanger van de monarchie.
Ama yüksek enerji fiziği için herhangi bir tesis yoktu.Hiervoor was bepaald geen peperdure high-tech apparatuur vereist.
Şehir, tarihî eserleri ve kış sporları tesisleriyle de tanınır.De stad staat vanouds bekend om de productie van muziekinstrumenten en als wintersport- en vakantieplaats.
Ülkedeki İspanyol hakimiyeti Paris Antlaşması (1763) ile yeniden tesis edilmiştir.De Grote Alliantie werd opnieuw opgepikt in het Verdrag van Den Haag (1701).
Öz kenarında son derece güzel bir alabalık tesisi bulunmaktadır.Er zit een forse zijdelings uitstekende bult op het jukbeen.
Bölgeye termal tesisler inşa edilmektedir.Granietformaties in het gebied.
Nükleer, kömür, petrol ve gaz tesisleri baz yük sağlayabilmektedir.We halen te veel energie uit kolen, olie en gas.
1945 yılında kurulan tesis günde 200 ton petrol işlemekteydi.In het najaar van 1942 waren er militaire plannen voor het vervoer van 1.000 ton goederen per dag over de weg.
200 kürekçi bu tesiste spor yapmaktadır.10.000 beoefenaars van deze sport.
Boşaltılan tesis binaları 20 yıl boyunca atıl vaziyette kaldı.De noodverlichting die men plaatste deed twintig jaar dienst.
Saklıkent'te kayak tesisleri, diğer ilçelerde de çeşitli spor salonları ve tesisleri bulunmaktadır.Voor sportevenementen kan men terecht in twee sportpaleizen en meerdere stadions.
1936 – 1938 İzu, Peninsula’daki kaplıca tesislerinde ailesiyle yaşadı.Van 1936 tot 1938 woonde het echtpaar in Leuven.
1948'den beri Ruhpolding, özellikle kış sporları için ünlü bir spa ve turistik tesis yeri oldu.De vier Arcs zijn sinds 1968 (één voor één) speciaal gebouwd voor het wintersporttoerisme.
Maçlar, Atlanta'daki Turner Studios tesislerinde oynanmaktadır.Mecze rozgrywane są w placówce Turner Studios w Atlancie.
Toplamda 200 adet araç Robinson and Kershaw Ltd Cheshire firmasına ait tesislerde dönüştürüldü.Około 200 pojazdów zostało przebudowanych przez Robinson and Kershaw Ltd w Cheshire.
Şirketin aynı zamanda üretim, satış ve dağıtım tesisleri dünya çapına yayılmıştır.Stowarzyszenie zajmuje się również produkcją i dystrybucją części samochodowych na cały świat.
Kurslar en son teknolojiyi kullanana tesisler aracılığıyla verilir.Kursy są realizowane za pośrednictwem najnowocześniejszych technik.
Alan Albright : Pyronite'ye (Ateştopu'nun türüne) dönüşebilen bir tesisatçı çocuğudur.Alan Albright – chłopiec, który potrafi zmienić się w Inferno.
Kayak merkezi, kayak, snowboard ve diğer kış sporları için geliştirilmiş bir tesistir.Jest również centrum narciarskim, snowboardowym oraz innych sportów zimowych.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Marzy aby być profesjonalnym zapaśnikiem jak jej ojciec.
Şarkı sözleri Charles Baudelaire ve Thomas de Quincey'e tesis edilmiştir.Teksty na albumie inspirowane były twórczością Charlesa Baudelaire'a i Thomasa de Quincey.
Uzman olanlar endüstriyel tesislere nitelikli işçi olarak gönderildi.Specjaliści trafiali do zakładów przemysłowych jako wykwalifikowani robotnicy.
Yeni turistik tesisler de yapılmaktadır.Dzieje i atrakcje turystyczne.
İlçede sanayi tesisi bulunmamaktadır. ^ bilgiKonkurencja nie ma szans (pol.). wirtualnemedia.pl. .
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Wielu pacjentów nie mogło poruszać się o własnych siłach.
Fakat bu adaleti tesis etmek için gerektiğinde zor kullanılcağını vurgular.Uznali oni jednak, że używanie takiego instrumentu będzie zbyt skomplikowane.
Olağanüstü bir tesis.Niezwykłe odkrycie!
Bu tesislerin hem ülke hem de il ekonomisine büyük katkıları olmaktadır.Byłyby to zarazem gałęzie gospodarki szczególnie ważne dla narodu i państwa.
Şimdi de tesisimizin imzasını atacağız.Przyślijcie ten akt, / Podpiszę.
İlçede konaklama tesisleri bulunmaktadır.Kolejność elementów w ciągu ma znaczenie.
Kalorifer tesisatı mevcuttur.Pozostawało szkło oranżowe.
Bu tesisde 10 kişi çalışmaktadır.W tej praktyce może brać udział do dziesięciu osób.
Şu anda lokanta ve sosyal tesis olarak kullanılmaktadır.Aktualnie wykorzystywany jest jako restauracja i historyczne centrum informacyjne.
Beşiktaş takımı 1-4 Temmuz arasındaki kamp sürecini Nevzat Demir Tesisleri'nde geçirdi.Między 4 a 11 lipca pułk został przewieziony transportem kolejowym w rejon odpowiedzialności bojowej.
12 sanayi tesisine ait 36 iskele bulunur.Do testów zakupiono dwa działa PaK 36.
Microsoft tesisleri.Sklep Microsoft. .
3 Şubat 2012'de Maranello'daki Ferrari tesisinde duyrulmuş ve tanıtılmıştır.Został on zaprezentowany 3 lutego 2012 we włoskim mieście Maranello w siedzibie zespołu Ferrari.
Tesis Fenerbahçe'nin boks,yelken gibi takımlarına hizmet vermektedir.Czołówka Vespa Pany Powiem Ci Tańcz!
Kentteki petrol arıtma tesislerinde, Kuzey Denizinde çıkarılan petrol işlenir.Rozwój miasta związany jest z eksploatacją ropy naftowej spod dna Morza Północnego.
Tesisin toplam kapasitesi 16.649 kişidir.Jego pojemność wynosi 16 649 miejsc.
Etkili, güvenilir bir ödeme sistemi tesis etmek ve bu sistemi çalışır vaziyette tutmak.Opracowała pewien niezawodny system, który ma w tym pomóc.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Przedszkola finansowane są przez władze lokalne.
Bu tesisler Göztepe'nin hakkıydı.Tak właśnie było z Mierzeszynem.
Savaş için en önemli tesislerden biri Büssing AG'ydi.Walka z podziemiem należała do najważniejszych zadań UB.
Sistem dahilinde 4000'den fazla üye tesis bulunmaktadır.W systemie bibliotecznym zarejestrowano ponad 4000 użytkowników.
O yıllarda yerel ihtiyacı karşılayacak küçük tesisler bulunuyordu.W następnych latach istniała tutaj niewielka miejscowość, która miała niewielkie znaczenie.
Bu orman fıstık çamı olarak 1994 yılında tesis edilmiştir.W 1997 roku omawiany fragment lasu wciąż jest oznaczony jako las wilgotny.
1MW güce sahip bir biyogaz tesisi yılda 8200 saat elektrik üretimi gerçekleştirebilir.W modelu Enzo ten sam silnik może pracować z prędkością 8200 obr/min.
Magda, sonradan eski kocası Günther Quandt'a ait bir tesiste Goebbels ile evlendi.Magda poślubiła Josepha Goebbelsa w meklemburskiej posiadłości należącej do Günthera Quandta.
İlk tesisi İstanbul'da Darülaceze için bir pavyon yaptırmak oldu.Jednym z jego pierwszych zadań było zajęcie się klęską głodu w Bengalu.
Orta peronu ise Halkapınar Bakım Tesisi'ne gidecek olan trenler kullanmaktadır.Wysoki, środkowy peron obsługuje większość pociągów przejeżdżających przez stację.
Havalimanı ayrıca bagaj depolama tesisine sahiptir.Lokomotywy posiadają przedział bagażowy.
Tesis içerisinde 2 çim, 1 toprak saha bulunmaktadır.Jezioro posiada 2 dopływy, jeden z jez.
Ermenistan'ın en büyük spor tesisi olan Hrazdan çoğunlukla futbol maçları için kullanılır.Jest jednym z największych stadionów w Armenii, najczęściej jest używany do meczów piłkarskich.
Kompakt dizge Avustralya Teleskop Ulusal Tesisi radyo teleskop ağının bir parçasıdır.ATCA jest częścią australijskiej sieci radioteleskopów o nazwie Australia Telescope National Facility.
Daha sonra bir atık tesisinde iki sene çalıştı.Dwa lata później służył w rezerwie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod