Microsoft tesisleri.Корпорация Microsoft.
Sağlık tesisi yoktur.Медицинского значения не имеют.
Sanayi tesisleri daha çok Aşkabat'ta yoğunlaşmıştır.Все больше и больше его интересы сосредоточивались на искусстве.
Etrafında birçok dinlenme tesisi vardır.Здесь же много баз отдыха.
Hatta bazen bütün gününü tesislerde geçirirdi.”Мы тоже бьём баклуши целыми днями».
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Никакая вероятность остановки не является вычислимой.
Dinlenmek için herhangi bir tesis yoktur.Никаких условий для отдыха им не представлялось вообще.
İç saha maçlarını Balat Tesisleri'nde bulunan sahada yapmaktadır.По ночам может издавать звуки, похожие на игру на балалайке.
1960'lı yıllardan sonara bölgede sanayi tesisleri kurulmaya başlanmıştır.С 1960-х годов на территории Сыямяэ началось строительство промышленных предприятий.
Tbilisi denizinin, çeşitli spor tesislerinin yer aldığı bir eğlence parkına dönüştürülmesi planlanmaktadır.В планах Сэма — превратить остров Тасмания в огромный парк развлечений.
Bilgisayar sistemleri, elektrik, mekanik tesisat yedeksizdir.Уборка и выпуск от электропривода, имелась аварийная механическая система выпуска.
Bu tesis 5 milyon rupiye mal oldu ve bekleneni verdi.Ему было дано жалованье 5 рублей да сукно доброе.
İlk aşamada, KPRF liderliğinde işçileri temsil edecek bir koalisyon ile emekçi iktidarını tesis etmek.На первом этапе планируется достижение власти трудящихся в лице коалиции во главе с КПРФ.
Tekel tuz tesislerinin hemen yakınındadır.Лаланд расположен ближе к пределам склавов.
2011 yılında yedi sahada, 114 MW kurulu güce sahip jeotermal elektrik tesisi bulunmaktadır.В 2011 году введён в эксплуатацию энергоблок № 4 мощностью 1 ГВт.
Bu yüzden tesislere kendisinin adı verilmiştir.В одном случае, испытуемых спросили, как их зовут.
Ülkenin en önemli sanayi kuruluşları petrol arıtma tesisleridir.Основная отрасль промышленности — добыча нефти.
Indesit'in, toplamda 16 üretim tesisi bulunmaktadır.В общей сложности Демидов построил или приобрёл 11 заводов.
Tesisin % 90'ı Kazatomprom'a aittir.Государственное устройство Имамата Шамиля 90 процентов за?..
Başta tuğla fabrikası ve kayısı işleme fabrikaları olmak üzere küçük sanayi tesisleri bulunur.В бывших заводских цехах обосновались мелкие фабрики и ремонтные мастерские.
Sovyet cumhuriyetlerinde bu tesislerden 183 tane bulunmaktaydı.В СССР их насчитывалось 118.
Dereağzı Tesisleri 2003 yılında suni çimle kaplanmıştır.Остатки моста были обнаружены в 2009 году водолазами.
Ayrıca ilçede sanayi tesisleri ve kombinalar bulunmaktadır.Там же берут начало также и индустриальная тактика и методы.
Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik Kodu (ing.Пост на берегу или на судне для наблюдения за пожарной безопасностью в районе порта. )
İskoçya'da piskoposluk yeniden tesis edilir.Ведутся переговоры о возобновлении в нём богослужений.
Buna istinaden de Galatasaray Eğitim Öğretim Kurumu (GEOK) tesis edilmiştir.Здесь же было сформулировано постановление об образовании ГКО.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Остальное начальное образование получил дома под руководством братьев сестры.
7 Haziran 1981 (17 Hordad 1360): İsrail, Irak'ın Osirak'taki nükleer tesislerini vurdu.7 يونيو 1981 (17 خرداد 1360): الإسرائيليون يدمرون مفاعل أوزيراك النووي العراقي.
Bu demiryolu hatlarının %17’si çift şeritli, %40'ı elektrik tesisatlıdır.17% منخطوط السكك الحديدية هذه ذات شريط سكة حديد مزدوج، و40% منها ذات إشارات كهربائية.
22 Haziran 2011'de, AiB ilk projesi olan Gazze'de deniz suyu arıtma tesisinin kuruluşunu etiketledi.في 22 يونيو 2011، يمنح الاتحاد من أجل المتوسط ختمه لأول مشاريعه، وهو إنشاء محطة لتحلية المياه في غزة.
80.000'den fazla restoran yöneticisi veya sahibi bu tesiste eğitim almıştır.تخرج أكثر من 80,000 مديري مطاعم ومدراء مساعدين.
Film yapım tesisleri olduğu için özellikle burayı seçti.اختار هذه الكلية خصيصاً بسبب مرافقها السينمائية.
Abegondo'da yer alan tesis, 2003 yılında açılmıştır.يقع في أبيغوندو، افتتح في 2003.
Daha sonra bir atık tesisinde iki sene çalıştı.على ان يعملوا لمدة عامين تحت مسمى تجربة الأداء.
Dereağzı Tesisleri 2003 yılında suni çimle kaplanmıştır.تم نشر قص السكر لتقطيع الدهون في عام 2003.
Münih'te doğan Drexler, 1902 yılında Berlin'de çilingir olana dek tren makine tesisatçısıydı.ولد في ميونخ وكان مصلح آلات قبل أن يصبح صانع أقفال في السكك الحديدية في برلين عام 1902.
Rusya'nın Akdeniz bölgesinde olan bu deniz üssü, eski Sovyetler Birliği dışındaki tek kalan askeri tesistir.الميناء في طرطوس هو القاعدة البحرية الروسية الوحيدة خارج الاتحاد السوفياتي السابق.
Uzaklıkta deniz ve havaalanı ve deniz tesisleri şehrin kurucu temel nedeni değildi.كانت السبب الرئيسي لتأسيس مدينة بعيدا عن البحر والمطارات والمرافق البحرية لا.
Sağlık tesisi yoktur.لن تكون هناك حاجة لأية أدلة طبية.
Sovyet üretim tesisleri 6 hafta içinde tamir edildi.وتم نقل مصانع السجائر بالكامل الي مصانع السادس من أكتوبر .
Bölgede 25'ten fazla balık tesisi bulunmaktadır.أما فيما يتعلق بالحياة السمكية فنجد أكثر من 25 نوعًا من الأسماك في البحيرة.
Ayrıca mermer üretim tesisleri de bulunmaktadır.كما توجد تعقيدات في وظيفة الإنتاج أيضًا.
Bu tesislerde sürekli olarak çatışmalar sürdü.تقاتلوا حول هذه المسألة باستمرار.
Babası tesisin aile hekimi olarak çalışmaya başladı.عمل إينفيلدت أصلا كطبيب الأسرة.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.ليس لمعامل الانكسار وحدة تميزه.
Önemli spor tesisleri.تمارين رياضية طويلة.
Microsoft tesisleri.ملف Microsoft Doc.
Tesisleri gezdim.رحلتي إلى المهرة.
Bu tesislerde ayrıca spor okulları da açılmaktadır.ويطلق أيضًا على مدارس الغابات مدارس الطبيعة.
Bilgisayar sistemleri, elektrik, mekanik tesisat yedeksizdir.هي أجهزة كهربائية ، ميكانيكية...
Birim tesisleri, 150'den fazla bina ve çeşitli fabrikalardan oluşuyordu.نمت الشركة لتكون مسئولة عن تشييد 110 مبنى تجاري وأكثر من 30 شقة.
Bu tesis, hem tam donanımlı bir ambulansa hem de son teknoloji tıbbi ekipmanlara sahiptir.كما يوجد بها مستشفى للقوات المسلحة مجهز وفق أحدث التخصصات الطبية ومركز حديث لطب الأسنان.
Kulüp yakın zamanda tesisleşme konusunda bir hayli mesafe kaydetmiştir.وسقط البرلمان في سلسلة طويلة من النقاشات.
Şerif, kasabada düzen tesis etti.أَسَّسَ اْلشَّرِيفُ النَّاظِمَ فِي اْلبَلْدَةِ.
Bush yeryüzünde adaleti tesis etmek Allah tarafından gönderildiğini düşünüyor.يعتقد بوش بأنه مرسل من الله ليقيم العدالة على وجه الأرض.
Topluluk eğitim tesisleriمنشآت التدريب الأهلية
İki tankta başarılı bir şekilde Kharkov Komintern Locomotive Plant (KhPZ) tesislerine getirildi.Ambos os tanques foram entregues na Kharkov Komintern Locomotive Plant (KhPZ).
Ağustos 2016'da Gionee, Hindistan'da bir üretim tesisi kurma planlarını başlattı.Em agosto de 2016, Gionee Índia apresentou seus planos para construir uma fábrica na Índia.
Mart 2013'te kapanana kadar dünyanın en büyük tesislerinden biri olmaya devam etti.Permaneceu como uma das maiores instalações do mundo até o fechamento em março de 2013.
Fransa ise Martinique ve Guadeloupe’de köleliği tekrar tesis etmiştir.A França continuou o sistema de escravidão na Martinica e Guadalupe.