1976'da Theis firması Fley sınırları içinde kalan demir-çelik tesisini işletmeye açtı.Die Firma Theis nahm 1976 das Edelstahlwerk Fley in Betrieb.
11 Haziran 2009 tarihinde tesis tekrar faaliyetine başlamıştır.Bei Genesis am 11. Januar 2009 errangen sie die Titel erneut.
Gdansk'ta gemi yapım ve onarım tesisleri vardır.In Bergedorf wurden weiterhin Schiffe gebaut und repariert.
Kasabada gelişen hafif sanayi tesisleri tüm ülke için önemli olmaktaydı.Die Bedeutung des Bergbaus für die Entwicklung der gesamten Region war groß.
Topraklama tesisatı; Franklin çubuklu paratoner.Gamsjäger: Frankenfelser Häuserbuch.
Olimpiyatlar öncesi, birçok spor tesisi yapılmıştır.In den Olympiastadien werden mehrere Sportarten der Olympischen Spiele ausgetragen.
Olağanüstü bir tesis.Faszinierende Aufgabe.
Bütün tesisleri ile ikmal edilen liman 1962 yılında modern anlamda işletmeye açılmıştır.Einen umfassenden Ansatz, das zu tun, hat Ford 1962 in einem Standardwerk formuliert.
Microsoft tesisleri.Microsoft-Werbung.
Akiferler büyük tesisler için onlarca yılın üzerindeki sürelerde depolama kapasitesi sunabileceklerdir.Hier strebt man an, in einigen Jahrzehnten zu rechtzeitigen Gegenmaßnahmen in der Lage zu sein.
Oyunlar için birçok yeni tesis inşa edildi.Für die Spiele wurden zahlreiche Erweiterungen veröffentlicht.
Bunların yanı sıra bazı küçük sanayi tesisleri de kurulmuştur.Daneben haben sich mehrere kleine Gewerbebetriebe etabliert.
Mevcut otomotiv tesisleri bu ihtiyacı karşılamıyordu.Moderne Pumpen hatten ihn überflüssig gemacht.
Ekipmanların yerleştirilmesi için ilk olarak uygun bir tesis ortamının kurulması gerekmektedir.Doch zunächst müssen sie einen geeigneten Ort zum Trainieren finden.
1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur.Rütten und Loening 1995 Der Schattenesser.
3 Şubat 2012'de Maranello'daki Ferrari tesisinde duyrulmuş ve tanıtılmıştır.Der Wagen wurde am 25. Januar 2014 in Maranello vorgestellt.
1936 – 1938 İzu, Peninsula’daki kaplıca tesislerinde ailesiyle yaşadı.In den Jahren 1938 bis 1946 wohnte er mit seiner Familie in Sichuan.
2Nükleer Santral,3 tane atık su arıtma tesisi bulunmaktadır.Drei Hilfsrotoren ermöglichen eine genaue Positionierung unter Wasser.
Ayrıca mermer üretim tesisleri de bulunmaktadır.Kennzeichnend ist zudem die Herstellung von Tonwaren.
Antlaşmanın Avrupa için önemi, Rusya tarafından bozulan uluslararası dengenin tekrar tesis edilmesidir.Der Wiederaufbau Rußlands muß durch das internationale Proletariat gefördert werden.
Her ikisi de ayak bileklerinden boru tesisatına zincirlenmiş durumdadırlar.Beide sind mit einem Satteldach in etwa gleicher Neigung bedeckt.
Boşaltılan tesis binaları 20 yıl boyunca atıl vaziyette kaldı.Grades gelistete Gebäude seit 20 Jahren unbewohnt.
Sistem dahilinde 4000'den fazla üye tesis bulunmaktadır.Das System verbindet über 4.000 solcher Themen.
Kamplardaki sağlık tesislerinin durumu korkunç boyutlardaydı.Die hygienischen Zustände im Lager waren katastrophal.
Taraftarında beklediği bu uğraş tesisleşmek ve kulübü büyütme çabasıdır.Sie sehen dies als einen Angriff auf sich selbst und ihren Club an.
Yeni turistik tesisler de yapılmaktadır.Außerdem fanden touristische Fahrten statt.
İlçede büyük çapta fabrika ve üretim tesisleri yoktur.Es fehlte den Fabriken an Personal und allgemein an Produktionskapazitäten.
Kazakistan'ın en büyük metalurjik işleme tesisidir.Es ist das einzige Unternehmen in Kasachstan, das Asbest fördert.
Etanol tesisleri vergi avantajları ile özendirilmektedir.Anpflanzungen zur Ethanolgewinnung werden steuerlich gefördert.
Daha sonra şirket Hindistan'da Telangana eyaletinde kendi üretim tesisini kurdu.Daraufhin gründeten sie ihr eigenes Unternehmen in Indianapolis in Indiana.
12 Şubat 2015 tarihinde Tofaş Spor Kulübünün yeni tesislerinin temeli atılmıştır.Am 26. Februar 2015 fand das Richtfest des neuen Sportbades statt.
Ta'u da gece konaklama tesisi bulmak mümkündür.Auf Ta‘ū gibt es Übernachtungsmöglichkeiten.
Araştırma ve geliştirme tesisleri zaten 2.000'den fazla kişiyle doludur.Untersucht werden alle Entwicklungs- und Transformationsländer mit mehr als zwei Millionen Einwohnern.
Birim tesisleri, 150'den fazla bina ve çeşitli fabrikalardan oluşuyordu.Der Schiffsbestand besteht aus rund 150 Einheiten verschiedener Bauarten.
Kulüp binası da Aydın Hüseyin Aksu Tesisleri'dir.Die Gruppe links von Hus zeigt die bewundernswerte hussitische Volksbewegung.
Masrafların en büyük kısmını inşa edilen tesisler oluşturmaktadır.Sie leistet einen großen Teil der Baukosten.
Şehir önemli fabrika ve sanayi tesislerinin kapatılması ile karşılaşmıştır.Die Stadt hat sich zu einem wichtigen Industrie- und Gewerbestandort entwickelt.
Sahile yakın 20 dönüm arazi üzerine tesisleri de vardır.Vor der Küste gibt es über 20 Tauchstellen.
Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik Kodu (ing.Der International Ship and Port Facility Security Code wurde implementiert.
Yörede, dağlık tesislerde kış sporları yapılmaktadır.In den Bergen des Oberlaufes wird Wintersport betrieben.
2004 yılında da Mağara Dinlenme Tesisleri olarak hizmete açılmıştır.2004 schloss auch die Tenne ihre Pforten.
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.Auch Fragen zu Strom und Gezeiten werden hier gestellt.
2010 yılında Piliç İşleme-Parçalama tesisi ve Bakliyat Paketleme tesisi faaliyete geçirilmiştir.Im Februar 2000 wurde eine Probe der verteilten Schluckimpfungen gefunden und untersucht.
Güçlü bir monarşi tesis etti.Sie ist bekennende Monarchistin.
Daha sonra iki beton tesisi Moskova'da oluşturuldu.(Presnensky, 1953; Khoroshevsky, 1954).Deux usines de béton sont créées dans la foulée (Presnensky, 1953; Khoroshevsky, 1954).
Ayrıca 2008 yılında, tesis Kremlin Tedarikçileri Birliği üyesi statüsünü geri aldı.Également en 2008, l'usine a rétabli le statut de membre de la Guilde des fournisseurs du Kremlin.
16 Ekim 2018 tarihinde Lakhta Center MFC JSC tesisin devreye alınması için yetki aldı.Le 16 octobre 2018 Lakhta Center MFC JSC a reçu l'autorisation de mise en service de l'installation.
Bridgestone'un, dünyanın pek çok ülkesinde büyük üretim tesisleri bulunmaktadır.Bridgestone dispose de nombreuses usines de fabrication dans de nombreux pays autour du globe.
Müsabakaların düzenleneceği tesisler Nankin'in dört ayrı bölgesinde yer almaktadır.Tous les sites sont situés dans quatre zones au sein de Nankin.
Eski Opel çalışanları Rüsselsheim'daki tesisi yeniden inşa etmeye başladılar.Immédiatement après la guerre, les anciens employés d'Opel commencent à reconstruire l'usine de Rüsselsheim.
Kantakuzinos, bölgede düzeni yeniden tesis etmek için Konstantinopolis'ten ayrıldı.Cantacuzène quitte Constantinople pour tenter de rétablir l'ordre dans la région.
Mario ve Luigi Mario, Brooklyn, New York'ta yaşayan iki İtalyan asıllı Amerikalı tesisatçıdır.Les frères Mario, Mario et Luigi, sont deux plombiers italo-américains de Brooklyn.
Toplamda 200 adet araç Robinson and Kershaw Ltd Cheshire firmasına ait tesislerde dönüştürüldü.Environ 200 Cromwells furent convertis de cette manière par Robinson and Kershaw Ltd dans le Cheshire.
Yeni turistik tesisler de yapılmaktadır.De nouvelles infrastructures de transport sont aussi nécessaire.
1975 yılında Franco'nun ölümünden sonra, Kral Juan Carlos, demokratik bir hükümet tesis etmiştir.Après la mort de Franco en 1975, le Roi Juan Carlos restaura le gouvernement démocratique.
Bu tesislerin çoğu yüksek teknolojik ekipmanlara sahiptir.Le laboratoire dispose de nombreux équipements de très haute technologie.
Bir diğer büyük tesis ise Huntsville, Alabama'daki Marshall Uzay Uçuş Merkezi'dir.Le démonstrateur est développé par le Centre de vol spatial Marshall de Huntsville, Alabama.
Rusya'nın Akdeniz bölgesinde olan bu deniz üssü, eski Sovyetler Birliği dışındaki tek kalan askeri tesistir.Cette dernière accueille aujourd'hui la seule base navale russe à l'étranger, ex-URSS exclue.
Bu tesiste bir şeylerin ters gittiği ortaya çıkmıştır.Ces messages indiquaient que quelque chose n’allait pas dans l’appareil.
Bu Parlamento monarşiyi yeniden tesis ederek II. Charles'ı kral ilan eder.Le parlement vote la restauration de la monarchie, et reconnaît Charles II comme roi.