Ana içeriğe geç
Sözlük

tesir ile cümle

tesir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yer kabuğu iç ve dış tesirlerle değişir.Los cimacios alternan taqueados y entrelazos.
2- İnsana başka ruhlardan gelen tesirler.Otras «virtudes» del alma.
Kahramanlık türküleri insanlara tesir eden bir şeydi.El buen periodismo era capaz de indignar a la gente.
Bu taşların tesiriyle 200 müslüman şehid oldu.De allí trajeron los vecinos 800 carros de piedra.
Bunun bir gösteriş, tesir yapmak için bir mizansen olduğundan eminim."Es un misterio si existe o no esa grabación».
Kitlelere tesir etmişim.Pruebas a las brujas.
Bu tesir, şu halk deyişinde hâlâ işitilebilir: "Musa'dan Musa'ya , başka Musa zuhur etmemiş" (bknz.Sulla sua lapide si legge: "Da Mosè (Maimonide) a Mosè (Isserles) non ci fu alcuno come Mosè".
Bu İtalya'nın her yerine ve her sınıfına tesir etti.E' presente in tutte le regioni e tutte le province d'Italia.
2- İnsana başka ruhlardan gelen tesirler.13 ^ L'uomo a due anime.
Tesir mekanizması belli değildir.L'organo è privo di mostra.
Bu "sahte" bilgiç Trissotin sanki bu üç kadını tamamiyle tesiri altına almıştır.Il femore, massiccio, presentava una diafisi appiattita con tre trocanteri prominenti.
Sitokininler sağlam bitki üzerine püskürtülürse etkisi gayet tesirli olabilir.Quando il cane riesce a spingere in modo deciso può ottenere il cibo.
Ağızdan alındığı zaman da analgesik tesiri kuvvetlidir.Когда собака в насторожённом состоянии, хвост несётся по восходящей кривой (в виде сабли).
Özellikle Alman haçlılarına çok aksi tesir yaptı.Особенно активна его работа в Федеральном кресте Германии.
Bu duâyı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük tesiri vardır." demiştir.Если же твоё мнение является ложью, то это величайший обман».
Aslında Şehzade Korkut'un denizciler üzerinde büyük bir tesiri vardı.Весь Кронштадт с восторгом встречал отважных моряков.
İçinde yavaş tesir gösterecek zehir bulunan şarabi içtikten sonra uykuya çekilir.Вскоре выясняется, что девушка в отчаянии выпила снотворное, приняв его за яд.
Tesir mekanizması belli değildir.Механизм действия остаётся неясным.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.Это движение особенно сильно отразилось в Англии.
Karahanlılar'ın tesiriyle İslam dinini kabul ettiler.Арабские завоеватели принесли с собой свою религию — ислам.
Bedenli ruhlardan (diğer insanlardan) gelen tesirler.وما يفعلوه «حلاوة روح».
Bir işe talip olan insan yanacak, kavrulacak ki bir tesir bıraksın.إذا أردت مساعدة صديق ينزف اقترب منه واضغط دائرة.
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.كرهت إحساسهم بأن هناك من سيتسلى به.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.أما في بريطانيا فقد واجهت معارضة قوية.
Philippus’un en tesirli çalışması Summa de Bono’ydu.Filipe foi um dos mais prolíficos poetas líricos medievais e sua obra mais importante é a "Summa de Bono".
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.Odiava a sensibilidade que pensei que alguém iria gostar.
Bu laflar Herman'ın hayal gücüne sanki bir kıvılcım tesiri yapar.Os dois tipos mais comuns são a ilusão da grelha de Hermann e a ilusão da grelha cintilante.
Alan tesirli vuruşu ile birçok askeri aynı anda yok edebilir.Ótima arma, pode destruir vários inimigos ao mesmo tempo.
Bu anlar, şaman dualarının en tesirli olduğu anlardır.Ele é o que mais obedece as ordens de Durão.
Bu olay benim üzerimde öylesine tesir etti ki, ileride doktor olmamın sebebidir.Eu falei pra ele que era melhor procurar um médico.
Ağızdan alındığı zaman da analgesik tesiri kuvvetlidir.Wanneer de kaas stevig is geworden, wordt deze op (stro)matjes gelegd.
Parça tesirli metal kısmı çok ince yapılır.Blijkbaar hechten de geladen stofdeeltjes zich heel sterk.
Bu kralın moraline gayet fena tesir etti ve onu gayet üzdü.Dzięki królewiczowi klątwa została teraz z niego zdjęta, za co jest wdzięczny.
Her ilaç her kişide aynı tesiri de göstermez.Każdy człowiek reaguje inaczej na tę samą dawkę narkotyku.
Tesir mekanizması belli değildir.Opisy działania urządzenia są niejasne.
İçinde yavaş tesir gösterecek zehir bulunan şarabi içtikten sonra uykuya çekilir.Aby skrócić jej cierpienia Mindowe podaje jej napój zawierający truciznę.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.En helt annan bild finns i England.
Ama şüphesiz Avrupai tesirlerin bulaştığı bu zümreyi asla tipik müslümanlar olarak vasıflandıramayız.Detta är kunskap som vanliga muslimer inte behöver bry sig om.
Moskova Görüşmeleri ve Dış Politikamız Üzerindeki Tesirleri.IB och hotet mot vår säkerhet.
Bu yıllarda bir gece manzarasının tesiri altında kalarak resme başladı.På senare år har den ersatts av en bild med samma motiv.
Şizofrenideki tesiri genellikle geçici olmaktadır.Vid schizofreni är det vanligt att höra röster.
Kitapta hastalığın tesirleri, tedavi yöntemiyle ilgili hususlar yüzeysel olarak ele alınmıştır.I boken framförs kritik mot de behandlingsformer som kvinnorna utsätts.
Alan tesirli saldırı yapar.Гаррі, звісно, пропонує Еггзі.
Tesir Altında'nın klibi ise Nihat Odabaşı yönetmenliğinde çekildi.В грудні Грушвиця опинилася під владою Директорії.
Burada Rus dilinin ve Rus kültürünün tesiri büyüktür.Контролював поширення там російської культури й мови.
Karşımıza kim çıkarsa çıksın tesirsiz hale getirmek şarttır.Якщо ж хтось визначене нами порушить, нехай буде відлучений.
Bu tesir, şu halk deyişinde hâlâ işitilebilir: "Musa'dan Musa'ya , başka Musa zuhur etmemiş" (bknz.I zavolal na něho Bůh zprostředku keře: „Mojžíši, Mojžíši!“ Odpověděl: „Tu jsem.“ Řekl: „Nepřibližuj se sem!
Şiiri üzerinde Yahya Kemal'in açık tesiri görülmektedir.Pouze na Jom kipur se tento verš recituje nahlas.
Ama bu Ariadne'nin hüznüne hiç tesir etmez.Tím se však Ryanova situace nijak nezlepšila.
Alkollü içkiler tesirlerini ihtiva ettikleri etil alkol ile sağlarlar.Konzumace piva může vést k rozvoji alkoholismu s poškozením zdraví.
Bu kralın moraline gayet fena tesir etti ve onu gayet üzdü.Královnu jeho smrt hluboce zasáhla a oplakala ho.
Dış tesirlere de dayanıklığı daha azdır.Potřebuje pouze minimum vnějších součástek.
Parça tesirli.ZŠ Čáslavice .
Moskova Görüşmeleri ve Dış Politikamız Üzerindeki Tesirleri.Cuprinde satele Moscovei și Trifeștii Noi.
Fakat bu imparator şehrin idaresine gayet aksi tesir yarattı.Cu toate acestea, acest lucru nu a dus la reprezentările imediate pe scară largă a lui Dumnezeu Tatăl.
Parça tesirli.O bucată de stofă.
1920'li yılların sonlarında memleketinin yerli kültürü artan bir büyüleyicilikle kendisine tesir eder.Sfârșitul anul 1989 găsește orașul cuprins de febra dorinței de schimbare.
19. yüzyılda kasabada ulaşım gelişmesi kasabanın tarımsal üretimine de tesir etti.Csak a 17. századtól mutatkozott igény a városi tömegközlekedés kialakítására.
Tesir mekanizması belli değildir.A hatás mechanizmusa ismeretlen.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.A könyv rendkívül pozitív visszhangot keltett Angliában.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod