Fakat Sovyetler geminin gelişinin tesadüfi olmadığını iddia ettiler.Администрация США дала ответ, что американский флот не захватывал советского корабля.
Bu yüzden polimer tesadüfi rastgele hareket ve ideal zincir ile tarif edilebilir.Het polymeer kan daarom beschreven worden door een eenvoudige toevalsbeweging en de ideale keten.
Ve o şirket için tesadüfi bir şeydi.Dit was in eerste instantie een ramp voor het genootschap.
Bu dizem türlerinin ortaya çıkışı tesadüfî değildir.Dat het werk ginds getoond wordt is geen toeval.
Hakkında bu tartışmaların yaşanması tesadüfi değildir.Вони не менш зацікавлені у вирішенні цих спорів.
En basit polimer zincir modeli tesadüfi harekete denk gelen ideal zincir şeklinde sunulmaktadır.Nejjednodušší model polymeru reprezentuje ideální řetězec odpovídající jednoduché náhodné procházce.
Tesadüfi keşfinden sonra, Reinitzer sıvı kristaller üzerindeki çalışmalarını daha ileriye götürmemiştir.După descoperirea accidentală, Reinitzer nu a mai urmărit studierea cristalelor lichide.
Diziye 3. bölümde Amanda ile tesadüfi bir şekilde karşılaşması ile girer.Amanda nähdään kuitenkin jo kolmannessa osassa.
Ve o şirket için tesadüfi bir şeydi.Tätä ennen yhtiö oli toiminimi.
Dikkat edin bulduğumz son sonuç mekanda tesadüfi harekette bulduğumuzla aynı.Perhatikan hasil terakhir adalah sama dengan yang ditemukan jalan acak pada waktunya.
Dahası temsili eşitliklerin uzayda tesadüfi hareket ya da yayıngan hareket olduğu ortaya çıktı.Terlebih lagi, persamaan yang mengatur ternyata sebuah jalan acak atau jalan difusif dalam ruang.
Dikkat edin bulduğumz son sonuç mekanda tesadüfi harekette bulduğumuzla aynı.出乎意料的是,我终于在出发的地方找到了自己。
Ancak Plüton dış gezegenlerin yörüngelerini bozamayacak kadar küçüktü ve buluşu dolayısıyla tesadüfidir.但是,冥王星是如此的小,實在不足以影響行星的軌道,因此它的發現純屬巧合。
Tesadüfi olarak ikilin babaları da çocuklarını bulmuştur: onlar da deyişlerinden çocuklarını tanırlar.」二人者既死,吏議奴其子,軾言:「二人子實為聖祖孫,孰敢奴之?」世宗皆為動容。
Film, “Yaşayan ya da ölü insanlara her benzerlik yalnızca tesadüfidir.영화가 시작하기 전 “본 영화는 허구임으로, 생존 혹은 사망한 사람과 어떤 유사점이 있더라도 완전히 우연입니다.
Kabul edilebilir bir açıklama yapmak için olasılıkların gereğinden fazla tesadüfi olduğunu düşündüler.이라고 표현 할 수 있을 정도로 기존의 설명으로는 불가능한 현상이었다.
Ancak Plüton dış gezegenlerin yörüngelerini bozamayacak kadar küçüktü ve buluşu dolayısıyla tesadüfidir.ברם, פלוטו היה קטן מכדי להשפיע על מסלולם של כוכבי הלכת החיצוניים, ועל כן גילויו היה מקרי.
Fakat Sovyetler geminin gelişinin tesadüfi olmadığını iddia ettiler.ברית המועצות טענה כי האוניות האמריקאיות לא השיבו לאזהרה.
Bu yüzden polimer tesadüfi rastgele hareket ve ideal zincir ile tarif edilebilir.בפיזיקת פולימר, הילוך מקרי מתאר שרשרת אידיאלית.
Tarihte yer alan Karahan Devletinin ismi tesadüfi değildir.Мястото на новата катедрала не е случайно.
Tarihte yer alan Karahan Devletinin ismi tesadüfi değildir.Naziv naroda "narod dugačke kuće" nije slučajan.
Çocuk model olarak işe başlaması tesadüfi olaylar sonucuydu.Zakončenie diela najprv umelec predstavil ako malý model.
Dikkat edin bulduğumz son sonuç mekanda tesadüfi harekette bulduğumuzla aynı.Takto môžeme cez hľadáčik vidieť presne to isté, čo sa objaví na výslednej fotografii.
Ve o şirket için tesadüfi bir şeydi.Bet ši situacija buvo atsitiktinė.
Ama oturup da düşününce aslında tesadüfi değişkenimizi bir değişkenin her bir anı farzedebiliriz. -Možná ale náhodná veličina může být nekonečně veliká - pokud uvažujeme každý případ.
Artık tesadüfi değişkenimizin k ye eşit olma olasılığını hesaplayabiliriz.Pak už můžeme vypočítat pravděpodobnost toho, že naše náhodná proměnná se rovná k.
Artık tesadüfi değişkenimizin k ye eşit olma olasılığını hesaplayabiliriz.И можем да пресметнем каква е вероятността нашата случайна променлива да е равна на k, на тази стойност.
Ben de koyunlardan bahsedeceğim. Epey bir tesadüfi çakışma var.Ik ga het ook over schapen hebben. er is hier sprake van veel serendipitaire convergentie.
Beş atıştan sonra kaç defa tura geldiğini sayarız ve bu bizim tesadüfi değişkenimiz Xdir.Możemy po prostu policzyć liczbę reszek, po pięciu rzutach i to będzie wartość naszej zmiennej losowej X.
Beş atıştan sonra kaç defa tura geldiğini sayarız ve bu bizim tesadüfi değişkenimiz Xdir.Spočítáme panny, které získáme po pěti hodech. To je náhodná proměnná X.
Beş atıştan sonra kaç defa tura geldiğini sayarız ve bu bizim tesadüfi değişkenimiz Xdir.We tellen gewoon het aantal keren kop die we kregen na vijf keer gooien en dat is onze toevalsvariabele, X.
Beş atıştan sonra kaç defa tura geldiğini sayarız ve bu bizim tesadüfi değişkenimiz Xdir.Wir zählen einfach die Anzahl der Kopf-Würfe nach 5 Würfen und das ist unsere Zufallsvariable X.
Beş atıştan sonra kaç defa tura geldiğini sayarız ve bu bizim tesadüfi değişkenimiz Xdir.Всъщност, няма значение.
Bildiğiniz gibi tesadüfi değişken normal bir değişkenden biraz farklıdır.Daha çok bir fonksiyondur.U náhodné proměnné je to trochu jiné, než u obvyklé proměnné.
Bildiğiniz gibi tesadüfi değişken normal bir değişkenden biraz farklıdır.Daha çok bir fonksiyondur.Как мы знаем, случайная величина немного отличается от обычной переменной, она больше похожа на функцию.
Bildiğiniz gibi tesadüfi değişken normal bir değişkenden biraz farklıdır.Daha çok bir fonksiyondur.Може да имам 5 монети и да ги хвърля всичките наведнъж и само да преброя колко са тура.
Biliyoruz ki bir tesadüfi değişkenin beklenen değerini bulmak için olasılık ağırlıklı toplam alırız. -Ukázali jsme si, že střední hodnota náhodné proměnné je suma vážená pravděpodobností.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Da una parte, spesso esce fuori spontaneamente, intuitivamente, per caso o per fortuna
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Déjà, cela arrive souvent spontanément, intuitivement, accidentellement ou incidemment.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.În primul rând, deseori se întâmplă spontan, intuitiv, accidental sau incidental.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.확실한 것은, 이것은 종종 충동적으로, 직관적으로, 사고에 의해, 혹은 우연히 발생합니다.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Po pierwsze, często dzieje się spontanicznie, intuicyjnie, przez przypadek albo przy okazji.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Por un lado, suele suceder espontánea e intuitivamente accidental o incidentalmente.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Πρώτον, συχνά συμβαίνει απρόοπτα, διαισθητικά, τυχαία ή συμπτωματικά.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Во-первых, это часто случается спонтанно, интуитивно, нечаянно, или между прочим.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Първо, често се случва спонтанно, интуитивно, случайно или инцидентно.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.קודם כל, הוא קורה לעתים קרובות באופן ספונטני, אינטואיטיבי כתאונה או בדרך אגב
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.فهو على سبيل المثال، غالبا ما يحدث بشكل عفوي, بديهي, عرضي او غير عرضي,
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.直感的に 偶然に あるいは 何かのついでに 生じます 無邪気 あるいは 横柄さ の結果だったり
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Aceasta nu este neapărat o consecință neprevăzută negativă.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Ce n'est pas nécessairement une mauvaise conséquence inattendue.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Choć to niekoniecznie zły niezamierzony skutek.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Das ist nicht unbedingt eine schlechte unbeabsichtigte Konsequenz.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Dat is niet per se een slecht onbedoeld gevolg.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Đó không hẳn là kết quả xấu.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Eso no es de por sí una consecuencia imprevista negativa.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Ez nem okvetlenül káros nem tervezett következmény.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.그것은 꼭 의도하지 않은 나쁜 결과는 아니예요.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Konsekuensi yang tidak diharapkan ini tidak buruk.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Non è necessariamente un'inaspettata conseguenza negativa.