Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Κι αυτό δεν είναι απαραίτητα μία αρνητική αθέλητη συνέπεια.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Далеко не факт, что это плохое непредвиденное последствие.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Това не е непремено лоша непреднамерена последица.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.Це не обовязково поганий непрогнозований наслідок.
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.זו לא בהכרח תוצאה בלתי צפויה שלילית
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.هذا ليس بالضرورة عواقب سيئة غير متوقعة
Bu aslında kötü bir tesadüfi sonuç değil.ただ ネアンデルタール人から見ると
Bu bizim tesadüfi değişkenimiz.Então esta é a nossa variável aleatória.
Bu bizim tesadüfi değişkenimiz.To je naše náhodná veličina.
Bu bizim tesadüfi değişkenimiz.Voilà donc notre variable aléatoire.
Bu bizim tesadüfi değişkenimiz X.Está é a nossa variável aleatória, x.
Bu bizim tesadüfi değişkenimiz X.To jsou hodnoty náhodné proměnné X.
Bu bizim tesadüfi değişkenimiz X.Това са стойности за нашата случайна променлива, х.
Bu bizim tesadüfi değişkenimiz.Така че това е нашата случайна променлива.
Bunlar tesadüfi örnekler ya da rakamlar değil.Estos no son ejemplos y cifras al azar.
Bunlar tesadüfi örnekler ya da rakamlar değil.이것들은 의미없는 사례도, 뜬금없는 수치도 아닙니다.
Bunlar tesadüfi örnekler ya da rakamlar değil.אלה אינן דוגמאות אקראיות או מספרים קרים.
Bunu yapmamın nedeni tesadüfi değişkenlerden daha yeni bahsetmiş olmamızEt je fais cela parce que nous venons de parler de variables aléatoires et tout.
Bunu yapmamın nedeni tesadüfi değişkenlerden daha yeni bahsetmiş olmamızEu estou fazendo isso porquê acabamos de falar sobre variáveis aleatórias e essas coisas.
Bunu yapmamın nedeni tesadüfi değişkenlerden daha yeni bahsetmiş olmamızNa początku zaczęliśmy naszą statystyczną dyskusję od populacji i próbek.
Bunu yapmamın nedeni tesadüfi değişkenlerden daha yeni bahsetmiş olmamızŘíkám to proto, že jsme před chvílí mluvili o náhodných veličinách.
Bunu yapmamın nedeni tesadüfi değişkenlerden daha yeni bahsetmiş olmamızПравя това, защото тъкмо говорихме за случайни променливи и подобните на тях.
Bu tesadüfi değişken yani beş atıştan sonra gelen tura sayısı sonsuz sayıda değer alamaz.Tato náhodná proměnná, počet hlav po pěti hodech. Nemůže zde být nekončený počet různých hodnot.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.C'est pour cela que les relations sexuelles occasionnelles ne sont pas toujours si désinvoltes.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Daarom is achteloze seks niet zo achteloos.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.De aceea sexul întâmplător nu e chiar aşa de întâmplător.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Deshalb ist beiläufiger Sex nicht immer so beiläufig.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Det är därför tillfälligt sex inte är så tillfälligt.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Đó là lý do tại sao tình dục ngẫu nhiên không quá ngẫu nhiên.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Ecco perché il sesso casuale non é così casuale.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Ezért van az, hogy a laza szex, nem is olyan laza.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.그래서 캐쥬얼 섹스는 캐쥬얼하지 않습니다.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor. Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Por eso el sexo casual no es tan casual, con un orgasmo obtienes un pico de dopamina;
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.O sexo casual não é assim tão casual.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Práve preto náhodný sex nie je až taký náhodný.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Przygodny seks nie jest całkiem przygodny.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.To je důvod, proč příležitostný sex není tak příležitostný, jak by se zdálo.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Zato seks brez obveznosti ni tako neobvezujoč.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Γι' αυτό και το ευκαιριακό σεξ δεν είναι τόσο ευκαιριακό.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.За това сексът само за удоволствие всъщност не е точно такъв.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Поэтому "просто" секс это не так просто.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Саме тому "просто" секс є незовсім простим.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.ומשום כך סקס מזדמן הוא לא כזה מזדמן
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.لذلك فأن الجنس العرضي ليس عرضياً.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.オルガズムによってドーパミンが活性化します
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.所以隨便嘅性交並唔係咁隨便嘅
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.그런 기름 방울들은 화학물질들의 조합이었기 때문이죠.
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.משום שכל אחת מהן היתה מרשם אקראי של כימיקלים.
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.لأن كل قطرةٍ منها كانت خليطاً عشوائياً من المواد الكيميائية.
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.化学物質の配合に過ぎなかったからです 分裂の度に
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.Ja sitten selvitimme todennäköisyydet sille, että satunnaismuuttuja voi saada eri arvoja.
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.Obliczyliśmy również prawdopodobieństwa uzyskania poszczególnych wartości przez zmienną losową.
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.Pak jsme spočítali pravděpodobnosti, které má tato náhodná proměnná u jednotlivých hodnot.
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.И намерихме различните вероятности, при които случайната променлива би могла да има различни стойности.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz a construit această sală de proiecţie fabuloasă care -- nu din întâmplare -- e în stil Art Deco.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz bouwde deze fantastische homecinema in -- ik denk niet toevallig -- Art-Decostijl.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz construyó esta maravilla de teatro en casa... y no creo que sea casualidad... en estilo Art Deco.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz hat dieses fantastische Heimkino erbaut - ich glaube nicht aus Zufall - im Art Deco-Stil.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz zbudował to bajeczne kino domowe, które wyraża - nieprzypadkowo, jak sądzę - styl Art Deco.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Дийн Кунц е построил това страхотно домашно кино, което е мисля, неслучайно в стил Арт Деко.