Ana içeriğe geç
Sözlük

tesadüf ile cümle

tesadüf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Existem mais agrupamentos do que os que existiriam apenas devido ao acaso?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?¿Hay más de afinidad de la que habría debido al simple azar?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Is er meer clustervorming dan door toeval alleen?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Ist da eine größere Clusterbildung als bei purem Zufall?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?그냥 우연히 발생할 수 있는 경우보다 더 강력한 군집이 존재하는 것인가?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Liệu phân cụm có phải đơn thuần là ngẫu nhiên?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Több a klaszter, mint amit a vakszerencse indokolna?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Y-a-t-il plus de regroupement que n'en aurait déterminé le hasard ?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Zhlukujú sa viac, než by to bolo v prípade obyčajnej náhody?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Μηπως καποια απο αυτα δημιουργηθηκαν στην τυχη;
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Больше ли образовалось скоплений, чем их возникает при простой случайности?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?Има ли повече групиране, отколкото дължащото се само на случайност?
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?هل هناك مجموعات أكثر ستكون بسبب الصدفة وحدها؟
Normalde tesadüfen oluşabilecekten fazla kümelenme var mı?集団の大きさはどのくらいまで大きくなるのでしょう?
O halde, benim için, tesadüfi sonuçların mesajı şu:그러면 제게는 의도하지 않은 결과에 대한 그 메시지는,
O halde, benim için, tesadüfi sonuçların mesajı şu:Thông điệp, sau đó, đối với tôi về các hậu quả ngoài ý muốn
O halde, benim için, tesadüfi sonuçların mesajı şu:המסר, איפוא, בשבילי אודות תוצאות בלתי צפויות
O halde, benim için, tesadüfi sonuçların mesajı şu:وفي ختام حديثي عن العواقب الغير مقصودة يجب ان اقول
O halde, benim için, tesadüfi sonuçların mesajı şu:私が学んだメッセージです 混沌は生じてしまうもの
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ich bin zum Beispiel über diese Werbung vor der Damentoilette auf dem Flughafen in Kansas City gestolpert.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ik stuitte bijvoorbeeld op deze advertentie bij het damestoilet op het vliegveld van Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Misalnya, saya melihat iklan ini diluar toilet wanita di bandara Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Napríklad, narazila som na túto reklamu pred ženskými záchodmi na letisku v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Například, na tuto reklamu jsem narazila před dámskými toaletami na letišti v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Na przykład, wpadła mi w ręce ta reklama przy damskiej toalecie na lotnisku w Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Par exemple, je suis tombée sur cette publicité devant les toilettes des femmes à l'aéroport de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Por ejemplo, me encontré este anuncio en el exterior del baño de mujeres en el aeropuerto de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ví dụ như, khi tôi đi ngang qua mục quảng cáo này ngoài nhà vệ sinh nữ ở sân bay thành phố Kansas.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.К примеру, я обнаружила вот такой рекламный щит возле дамской комнаты в аэропорту Канзаса.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Наприклад, я натрапила на цю рекламу ззовні жіночої вбиральні в аеропорті Канзас-Сіті.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Например, аз попаднах на тази обява пред женската тоалетна на летището в Канзас Сити.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim:De exemplu, am dat peste această reclamă
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim:예를 들면, 저는 우연히 이런 광고를 봤는데요
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim:למשל, נתקלתי בפרסומת הזו
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim:على سبيل المثال .. لقد صادفت
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim:女性用トイレを出た所で
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.파런 영부터 시작해봅시다. 그는 우연하게도 1932년에 태어났습니다.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.1932年でした (笑い)
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Baik, mari kita mulai dengan Faron Young -- yang lahir, kebetulan, pada tahun 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Beh, partiamo con Faron Young. Che, per inciso, è nato nel 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Bueno, comencemos con Faron Young, quien casualmente, nació en 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Commençons par Faron Young — qui est né, cela dit en passant, en 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Cóż, zacznijmy od Farona Younga -- urodził się, przypadkiem, w 1932 roku.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Ei bine, hai să începem cu Faron Young -- care s-a născut, întâmplător, în 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Inu, začněme s Faronem Youngem -- který se narodil, náhodou, v roce 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Laten we beginnen met Faron Young -- die geboren werd... ... in 1932. (Gelach)
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Nào, hãy cùng bắt đầu với Faron Young -- người mà sinh ra, một cách tình cờ, vào năm 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Nos, kezdjük Faron Younggal -- aki mellesleg mikor született? 1932-ben.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Nun, beginnen wir mit Faron Young - der zufälligerweise im Jahr 1932 geboren wurde.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Tak teda začnime Feronom Youngom, ktorý sa, zhodou okolností, narodil v roku 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Ας αρχίσουμε με το Φέρον Γιάνγκ -- ο οποίος γεννήθηκε, συμπτωματικά, το 1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Е, да започнем с Фарън Янг - който случайно е роден през 1932 г.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.Что ж, начнем с Фарона Янга, который родился, кстати, в 1932 году.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.אז, הבה נתחיל עם פארון יאנג - שנולד, במקרה, ב1932.
Pekala, Faron Young ile başlayalım, tesadüfen 1932 yılında doğan kişiden.حسنا ، دعنا نبدأ فارون يونغ -- الذي ولد، بالمصادفة، في عام 1932.
Sahi mi? Tesadüfen karşılaştık.Benarkah ? kita bertemu secara tak sengaja
Sanırım hayattaki en büyük şeylerin tesadüfi olduğunu hissetti, ve hiçbir şekilde planlamadığını.Azt hiszem úgy érezte, hogy a legjobb dolgok az életben véletlenek, és talán egyáltalán nem tervezettek.
Sanırım hayattaki en büyük şeylerin tesadüfi olduğunu hissetti, ve hiçbir şekilde planlamadığını.Cred că el a simţit că cele mai mari lucruri în viaţă sunt accidentale, şi poate neplanificate deloc.
Sanırım hayattaki en büyük şeylerin tesadüfi olduğunu hissetti, ve hiçbir şekilde planlamadığını.Credo che per lui le cose più importanti nella vita fossero accidentali, e forse per nulla previste.
Sanırım hayattaki en büyük şeylerin tesadüfi olduğunu hissetti, ve hiçbir şekilde planlamadığını.Czuł, że najważniejsze rzeczy w życiu, były dziełem przypadku, nie zostały zaplanowane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod