Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.問題が何か分からぬまま とにかくゲノムの解析をしました
Doug'la Adam aynı iş yerindendiler New York'ta çok görüşmeseler de, arkadaş sayılırlardı. Ne tesadüf ama!آدم كان بنفس العمل الذي يعمل فيه دوغ و كانا صديقان رغم أنهما لم يقضيا الكثير من الوقت في نيويورك
Eğer bu yaptıklarımı lineer denklem sistemlerini çözmeye benzettiyseniz bu bir tesadüf değil. --저는 이 행에다 -1을 곱한 후에 이 행에다 더하고, 이것을 저 행과 바꾸겠습니다. 이것이 전에 배웠던 선형연산과
Eğer bu yaptıklarımı lineer denklem sistemlerini çözmeye benzettiyseniz bu bir tesadüf değil. --اذا بدأتم تشعرون بأن هذا يشبه ما تعلمتموه عندما تعلمتم حل انظمة المعادلات الخطية، انه لا يشبهه
Eğer düşünürseniz, her bi deney yaptığınızda,tesadüfi değişken için yeni bir değer elde edersiniz.Pokaždé, když provádíme pokus, získáme novou hodnotu pro náhodnou veličinu.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.Jeśli ta opcja jest zaznaczona, hiszpański bezokolicznik będzie używany losowo.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.Om sant, används spanska och utländska infinitiv slumpmässigt.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.Se for verdadeiro, são usados os infinitivos em Espanhol e estrangeiro acidentalmente.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.Si es verdadero, se utilizarán aleatoriamente los infinitivos español y extranjero.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.Si vrai, les infinitifs étrangers et espagnol seront utilisés arbitrairement.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.Αν είναι ενεργό θα γίνεται χρήση τυχαία του ισπανικού και του ξένου απαρέμφατου.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.Якщо встановлено значення « так », іспанський і іншомовний інфінітиви відображатимуться випадково.
Eğer etkinse, İspanyolca ve yabancı mastarlar tesadüfen kullanılacaktır.إذا صحيح اسباني و مُستخدَم.
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Als ik hier part-time doe, Kan ik heel heel terloops... ik kan met Seung Jo zijn
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Daca imi iau o slujba cu jumatate de norma aici, Pot foarte usor sa...
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Jesli będę tu dorywczo pracować, będę mogła bardzo swobodnie...
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Jika aku kerja sambilan disini, Dengan begitu aku bisa...
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Nếu em cũng làm bán thời gian ở đây, Em có thể thường xuyên tình cờ... bên cạnh Seung jo.
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Om jag gör deltid här, så kan jag väldigt väldigt obesvärat.....
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem... Seung Jo ile olabilirimSe lavoro part-time qui, io posso molto molto casualmente... stare con Seung Jo.
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem... Seung Jo ile olabilirimЕсли я буду здесь работать, то смогу совсем ненавязчиво... быть вместе с Сын Чжо.
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Si je fais du mi-temps ici, je pourrais, de façon vraiment très discrète...
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Wenn ich hier einen Nebenjob mache, kann ich gelegentlich...
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...Έαν δουλέψω εδώ με μερική απασχόληση, Μπορώ πολύ πολύ περιστασιακά..
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem......إذا عملت بدوام جزئي ...بشكل عرضي أستطيع ان اكون
Eğer tesadüfen burada, part-time çalışabilirsem...すこぶる自然に会えるわ スンジョと会えるわ
Epey bir tesadüfi çakışma var.Ada banyak pertemuan tak terduga di sini.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Dużo tu niespodziewanej zbieżności.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Există o multitudine de convergențe coincidentale aici.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Há aqui muita convergência benéfica.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Hay una maravillosa convergencia aquí.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Il y a beaucoup d'heureuses coïncidences ici.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Je zde mnoho příhodných podobností.
Epey bir tesadüfi çakışma var.오늘따라 우연히 겹치는 게 참 많네요.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Milyen sok meglepő egybeesés van itt...
Epey bir tesadüfi çakışma var.Quanti inaspettati punti di convergenza!
Epey bir tesadüfi çakışma var.Tässä on paljon onnekasta yhteensattumaa.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Wir haben hier eine Menge von glücklichen Zusammentreffen.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Ευτυχής σύμπνοια.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Очень много счастливых случайностей здесь находится.
Epey bir tesadüfi çakışma var.Тук има много случайно събиране.
Epey bir tesadüfi çakışma var.יש כאן התכנסות אקראית של דברים רבים.
Epey bir tesadüfi çakışma var.هنالك الكثير من التقارب المفيد هنا.
Epey bir tesadüfi çakışma var.羊飼いを手に入れた羊は なんて賢いんでしょう!
- Evet. - Garip bir tesadüf değil mi?- Sí. - ¿No es un poco extraño?
- Evet. - Garip bir tesadüf değil mi?Ya./ Bukankah itu agak aneh?
- Evet. - Garip bir tesadüf değil mi?.כן ?זה לא צירוף מקרים מוזר -
- Evet. - Garip bir tesadüf değil mi?نعم - أليست مصادفة غريبة؟ -
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.하지만 가장 창의적인 천재들도 어른이 된후에도 이런 두려움을 버리지 못하는건 우연이 아닐 것입니다.
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.אבל אולי זה לא סתם מקרה שכמה מהמוחות היצירתיים ביותר שלנו לא מצליחים כמבוגרים להשאיר פחדים מהסוג הזה מאחור.
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.ولكن ربما ليس مصادفة أنّ بعض عقولنا الخلاّقة تفشل في ترك مثل هذه المخاوف عند الكبر
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.恐怖を忘れないのは 偶然ではないかもしれません 『種の起源』や 『ジェイン・エア』-
- Garip bir tesadüf değil mi?- Är inte det lite konstigt?
- Garip bir tesadüf değil mi?- Er det ikke lidt pudsigt?
- Garip bir tesadüf değil mi?- Ez nem furcsa véletlen?
- Garip bir tesadüf değil mi?- Is dat niet een beetje vreemd toeval?
- Garip bir tesadüf değil mi?- Δεν είναι περίεργο;
- Garip bir tesadüf değil mi?Много странно съвпадение?
Güzel bir alıntıya yer vereceğim, Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.Am un citat frumos pe care l-am găsit - - vorbim despre întâmplare aici - - la Alexander Fleming.
Güzel bir alıntıya yer vereceğim, Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.Dit is een mooi citaat dat ik vond -- we praten hier over serendipiteit -- bij Alexander Fleming.