Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Det är därför tillfälligt sex inte är så tillfälligt.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Đó là lý do tại sao tình dục ngẫu nhiên không quá ngẫu nhiên.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Ecco perché il sesso casuale non é così casuale.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Ezért van az, hogy a laza szex, nem is olyan laza.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.그래서 캐쥬얼 섹스는 캐쥬얼하지 않습니다.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor. Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Por eso el sexo casual no es tan casual, con un orgasmo obtienes un pico de dopamina;
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.O sexo casual não é assim tão casual.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Práve preto náhodný sex nie je až taký náhodný.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Przygodny seks nie jest całkiem przygodny.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.To je důvod, proč příležitostný sex není tak příležitostný, jak by se zdálo.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Zato seks brez obveznosti ni tako neobvezujoč.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Γι' αυτό και το ευκαιριακό σεξ δεν είναι τόσο ευκαιριακό.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.За това сексът само за удоволствие всъщност не е точно такъв.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Поэтому "просто" секс это не так просто.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.Саме тому "просто" секс є незовсім простим.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.ומשום כך סקס מזדמן הוא לא כזה מזדמן
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.لذلك فأن الجنس العرضي ليس عرضياً.
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.オルガズムによってドーパミンが活性化します
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor.所以隨便嘅性交並唔係咁隨便嘅
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.중국-캐나다계의 처남을 갖고 있다는 것이 우연은 아닐 것입니다.
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.גדל חלק מהזמן באינדונסיה ויש לו גיס סיני-קנדי למחצה.
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.تربى لفترةٍ في إندونيسيا، وله نسيب كندي-صيني الاصل.
Çin kökenli Kanadalı kayınbiraderi olması tesadüf olmasa gerek.中国系カナダ人の義兄弟がいることも 不思議ではありません 自分の国を離れて 暮らしている人の数は
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.그런 기름 방울들은 화학물질들의 조합이었기 때문이죠.
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.משום שכל אחת מהן היתה מרשם אקראי של כימיקלים.
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.لأن كل قطرةٍ منها كانت خليطاً عشوائياً من المواد الكيميائية.
Çünkü her biri tesadüfi birer kimyasal formüldü.化学物質の配合に過ぎなかったからです 分裂の度に
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.Ja sitten selvitimme todennäköisyydet sille, että satunnaismuuttuja voi saada eri arvoja.
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.Obliczyliśmy również prawdopodobieństwa uzyskania poszczególnych wartości przez zmienną losową.
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.Pak jsme spočítali pravděpodobnosti, které má tato náhodná proměnná u jednotlivých hodnot.
Daha sonra da tesadüfi değişkenimizin farklı değerler için olasılıklarını hesapladık.И намерихме различните вероятности, при които случайната променлива би могла да има различни стойности.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz a construit această sală de proiecţie fabuloasă care -- nu din întâmplare -- e în stil Art Deco.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz bouwde deze fantastische homecinema in -- ik denk niet toevallig -- Art-Decostijl.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz construyó esta maravilla de teatro en casa... y no creo que sea casualidad... en estilo Art Deco.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz hat dieses fantastische Heimkino erbaut - ich glaube nicht aus Zufall - im Art Deco-Stil.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Dean Koontz zbudował to bajeczne kino domowe, które wyraża - nieprzypadkowo, jak sądzę - styl Art Deco.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Дийн Кунц е построил това страхотно домашно кино, което е мисля, неслучайно в стил Арт Деко.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum - Art Deco stilindeki ev sinemasını inşa etti.Дин Кунц создал этот великолепный домашний театр, не случайно выполненный в стиле Арт Деко.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum -딘 군츠는 이 멋진 홈 씨어터를 만들었습니다.
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum -דין קונץ בנה את הקולנוע הביתי הנהדר הזה שהוא --
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum -العميد كونتز بنى هذا المنزل المسرحي الرائع والذي
Dean Koontz bu enfes -tesadüfi olduğunu sanmıyorum -アールデコ様式のホーム・シアターです たまたまそうしたとは思えません
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Ďalším zdrojom sú náhodné úlovky.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Een andere bron is de bijvangst van vissen.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Eine weitere Quelle wäre der Fischerei-Beifang.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar. Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Доста акули се улавят случайно в даляните.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Innym źródłem są przypadkowe odłowy.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.다른 경우는 다른 고기를 잡다 우연히 잘못 잡는 거죠.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Mẫu thử khác có thể lấy được từ việc đánh bắt chúng.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Otros son pescados por error.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Outra fonte seria a captura incidental durante a pesca.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Un'altra fonte è costituita dalle catture accidentali.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Une autre source sont les captures accidentelles de la pêche.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Άλλη πηγή είναι η παρεμπίπτουσα αλιεία.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Другой источник — ненужный улов.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.מקור נוסף יכול להיות דיג לא מכוון.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.مصدر اخر هو الصيد الغير مقصود
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.私たちは流し網でかなり捕獲しましたが
DNA, tesadüfen işe yarayabilen rastgele hatalar aracılığı ile bilgi topluyor.A DNS az információkat véletlenszerű hibák folytán halmozza fel, amelyek közül néhány véletlenül működőképes.
DNA, tesadüfen işe yarayabilen rastgele hatalar aracılığı ile bilgi topluyor.ADN-ul acumulează informație prin erori aleatorii, din care unele se întâmplă să funcționeze.