Bu tesadüf değildi.Toto rozhodnutie nebolo náhodné.
Böylece tesadüfen ayran ortaya çıkmış oldu.Obroči so bili odkriti slučajno.
1943'te satrançla tesadüfen tanıştı.V redovniški red je stopila leta 1943.
Ne tesadüf ki Kaptan Jack Sparrow askerler tarafından yakalanmış idam masasına çıkarılmıştır.Zato disciplinski častnik Jacka z lisicami priklene v neko sobo v podpalubju.
Ölümü de aynı şekilde tesadüfen olmuştur.Tudi njega je doletela podobna usoda.
Tesadüfen Polonyalı piyanist Jan Paderewski de aynı gemideydi.Madžarski pesnik Sándor Petőfi je tudi padel v bitki.
Mekânın gecekondu olarak seçilmesi de tesadüf değildir.Vieta jam parinkta neatsitiktinai.
Ve o şirket için tesadüfi bir şeydi.Bet ši situacija buvo atsitiktinė.
Sonny Ne Tesadüf!Tuo pasipiktina Sonis.
Ne Tesadüf! veya orijinal adıyla So Random!Tad ir pavardės su priesaga -ich/ych yra būdvardinės kilmės.
Daha sonra ise Ne Tesadüf'te oynamıştırlardır.Jas vėliau galima panaudoti žaidime.
Tesadüfen 2010 Emmy ödül gecesi doğum gününe denk geldi.2010 m. J. Fallon vedė Primetime Emmy apdovanojimų ceremoniją.
Tesadüfen bulundu.Atradimas buvo padarytas atsitiktinai.
Bu olayın ortaya çıkması büyük bir tesadüf eseri olmuştur.Dėl šio incidento kilo didelis skandalas.
1943'te satrançla tesadüfen tanıştı.Ta hakkas kolmikhüppega tegelema 1947. aastal.
Mekânın gecekondu olarak seçilmesi de tesadüf değildir.Protsesside läbiviimise koht ei valitud juhuslikult.
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum."1928年9月28日の明け方に
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.Alexander Fleming mówi o szczęśliwym trafie:
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.Ceci est une belle citation que j'ai trouvée -- nous parlons de sérendipité ici -- d'Alexandre Fleming.
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.Chúng ta đang nói về khả năng cầu may -- từ Alexander Fleming
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.알렉산더 플레밍의 이야기를 소개하고 싶습니다.
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.- si parla di coincidenze fortunate qui - di Alexander Fleming.
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.אנו מדברים על סרנדיפיטי (גילוי שלא במתכוון)- של אלכסנדר פלמינג
Alexander Flemming: Tesadüfen bulmaktan (serendipity) bahsediyorum.لألكسندر فيلمنغ
Aman Tanrı'm, ne tesadüf!Avevo ragione! Oh mio Dio.
Aman Tanrı'm, ne tesadüf!C'est bien vous ! Mon Dieu.
Aman Tanrı'm, ne tesadüf!Đúng anh rồi, Chúa ơi!
Aman Tanrı'm, ne tesadüf!Micsoda véletlen! Istenem!
Aman Tanrı'm, ne tesadüf!Oh ya ampun, benar-benar kebetulan!
Aman Tanrı'm, ne tesadüf!يالها من صدفة ياإلهي
Ama oturup da düşününce aslında tesadüfi değişkenimizi bir değişkenin her bir anı farzedebiliriz. -Možná ale náhodná veličina může být nekonečně veliká - pokud uvažujeme každý případ.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.A serendipidade é encontrar o que não procurávamos, porque encontrar o que procurávamos é demasiado difícil.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.세렌디피디는 찾지 않던 행운을 발견한다는 뜻이에요. 왜냐하면 원래 찾던 것은 더럽게 찾기가 어렵기 때문이죠.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Serendipiteit is als je dingen vindt die je niet zocht, omdat vinden wat je zoekt zo verdomd moeilijk is.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Serendipiti er når du finder ting du ikke ledte efter, fordi det du leder efter er så skide svært.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Маю на увазі випадки, коли ви знаходите те, чого не шукали, бо знайти те, що вам потрібно, до біса складно.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Серендипити - это когда вы находите, что не искали, потому что найти то, что вы искали, чертовски сложно.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Това е, когато откриваш неща, които не си търсил. защото да намериш, каквото търсиш, е ужасно трудно.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.זה כאשר מוצאים דברים שלא התכוונו למצוא כי למצוא מה שכן מחפשים זה מה זה קשה
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.الصدفة هي عندما تجد أشياء لم تكن تبحث عنها لأن إيجاد ما تبحث عنه غاية في الصعوبة .
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.何か別のものを見つけてしまうことです (笑) つまり私たちが直面しているのは
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Aristote a dit, " L'excellence n'est jamais un accident.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Aristotel a spus: "Excelenţa nu e un accident.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Aristotele ha detto, "L'eccellenza non è mai un incidente.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Aristóteles dijo: "La excelencia no es un accidente.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Aristoteles sagde, "Dygtighed er aldrig et uheld.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Aristoteles sagte: "Exzellenz ist niemals ein Unfall.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Aristoteles zei: "Uitmuntendheid is nooit toeval.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Arisztotelész mondta, "A kiválóság sosem véletlen.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Arystoteles mówił: " Doskonałość nie jest przypadkiem.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Disse Aristóteles: "A excelência nunca é acidental.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.아리스토텔레스는 "최고는 결코 우연히 만들어지지 않는다.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Ο Αριστοτέλης είπε, "Η υπεροχή δεν είναι ποτέ ατύχημα.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Аристотель сказал: "Превосходство никогда не даётся случайно.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.Арістотель говорив: "Досконалість ніколи не є результатом випадку.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.אריסטו אמר, "מצוינות היא לעולם אינה תאונה.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.قال أرسطو، " النجاح ليس صدفة أبداً.
Aristo der ki, "Mükemmellik asla tesadüf değildir.それは 高い目的意識 真摯な努力 賢明な実行の結果であり
Artık tesadüfi değişkenimizin k ye eşit olma olasılığını hesaplayabiliriz.Pak už můžeme vypočítat pravděpodobnost toho, že naše náhodná proměnná se rovná k.
Artık tesadüfi değişkenimizin k ye eşit olma olasılığını hesaplayabiliriz.И можем да пресметнем каква е вероятността нашата случайна променлива да е равна на k, на тази стойност.