Ayahuasca'nın "ölümün asma bahçesi" olması tesadüf değildir.Není náhoda, že se ayahuasca označuje jako liána smrti.
Ayahuasca'nın "ölümün asma bahçesi" olması tesadüf değildir.וזה לא במקרה שאיאווסקה היא גפן המוות
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Acordar. Por favor! Não me leve fácil, porque eu sou uma solteirona!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Aufwachen. Bitte! Halte mich nicht einfach, weil ich eine alte Jungfer bin!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Det är en stor tillfällighet att vi undervisar i samma klass.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Es una gran coincidencia que estamos enseñando la misma clase.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Herää. Kiitos! Älä ota minua helppoa, koska olen vanhapiika!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Het is een groot toeval dat we dezelfde klasse onderwijzen.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Ini sangat kebetulan bahwa kita mengajar kelas yang sama.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Ini sangat kebetulan bahwa kita mengajar kelas yang sama.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Kelj fel. Kérlek! Ne vigyél könnyű, mert én vagyok a vénlány!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Làm ơn tỉnh dậy đi! Đừng nghĩ là tôi lớn tuổi thì dễ dãi nhé
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Obudź się. Proszę! Nie bierz mnie łatwe, bo jestem starą panną!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Prebuď sa. Prosím! Neužívajte mňa jednoduché, pretože som stará panna!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Probuď se. Prosím! Neužívejte mě jednoduché, protože jsem stará panna!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Que coincidencia enseñamos a la misma clase.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Quelle coïncidence, on est prof de la même classe.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Thật trùng hợp vì chúng ta được cùng dạy một lớp.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.To je taková úžasná shoda okolností, že učíme stejnou třídu.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Trezește-te. Te rog! Nu mă luați ușor pentru că eu sunt o fată bătrână!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Vågn op. Please! Må ikke tage mig let, fordi jeg er en gammeljomfru!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Ξυπνήστε. Σας παρακαλώ! Μην με πάρετε εύκολο επειδή είμαι γεροντοκόρη!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Какво съвпадение, че преподаваме на един и същи клас.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Какое приятное совпадение, что мы преподаем в одном и том же классе.
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.Прокинься. Будь ласка! Не приймайте мене легко, тому що я стара діва!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.אל תיקח אותי בקלות, כי אני רווק!
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.لا تأخذني بسهولة أنا عانسة
Aynı sınıfa derse girmemiz ne müthiş bir tesadüf.مالصدفة العظيمة نحن نعلّم نفس الفصل
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Acho que não é uma coincidência.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Das ist wohl nicht nur Zufall.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Dat is volgens mij geen toeval.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Et je pense que ce n'est pas que le fruit du hasard.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.제 생각엔 이게 그냥 우연이 아닙니다.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Och jag tror inte det bara är slump.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Questo a mio avviso non è casuale.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Şi cred că nu doar din întâmplare.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Według mnie nie jest to przypadek.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Y pienso que esto no es casualidad.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Δεν πιστεύω ότι αυτό είναι τυχαίο.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.И според мен това не е просто случайност.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.И я решил, что это неспроста.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil..ואני חושב שזה לא רק במקרה
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.وأنا أعتقد أن هذا ليس مجرد صدفة
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.チャイルドシートが承認されるためには
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.Je denkt dat het puur toeval is, een serendipiteit, waarbij je allemaal hulp krijgt uit de kosmos.
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.그건 마치 이 우주에서 모든 도움을 받는 우연한 행운과 일치 하는 종류같은게 있다고 생각하게 되죠.
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.Már azt hisszük, hogy ez valamiféle egybeesés, jó szerencse, hogy ezért segít ennyire a világmindenség is.
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.Myślisz, że to jakiś rodzaj przypadku, szczęśliwy zbieg okoliczności, w którym pomocą służył wszechświat.
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.Sitä ajattelee, että jonkinlainen sattuma on meneillään, onnekas sattuma, jossa saa apua universumilta.
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.Мислиш си, че има някакво съвпадение, знак на съдбата, с който получавате цялата тази помощ от вселената.
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.נדמה לך שזה סוג של צירוף מקרים שהולך כאן, גילוי מקרי, שבה את מקבלת את כל העזרה הזו מהייקום.
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.ربما تعتقد انها نوع من المصادفة ,او موهبة اكتشاف الاشياء فجأة والتي فيها تحصل علي المساعدة من الكون
Belirli çeşit bir rastlantı bir tesadüf olduğunu düşünürsünüz, ki bu bütün yardımı evrenden alır.そこから宇宙からの全ての助けを得ていると思っていらっしゃることでしょう。 それは、皆さんが今は焦点を持っているからとも説明できるかもしれません。
Bence, bu fikrin İslam'ın özünde bulunmaması tesadüf değildir.Creo que no es un accidente que no encontremos esta idea en el origen mismo del Islam.
Bence, bu fikrin İslam'ın özünde bulunmaması tesadüf değildir.E credo che il fatto di non trovare questa idea all'origine dell'Islam non sia un caso.
Bence, bu fikrin İslam'ın özünde bulunmaması tesadüf değildir.És nem hiszem, hogy véletlen lenne, hogy ennek nyoma sincs az iszlám kezdeteinél.
Bence, bu fikrin İslam'ın özünde bulunmaması tesadüf değildir.Et je ne pense pas que ce soit un accident que vous ne trouviez pas cette idée dans l'origine même de l'Islam.
Bence, bu fikrin İslam'ın özünde bulunmaması tesadüf değildir.Ik denk ook niet dat het toeval is dat je deze gedachte niet terugvindt in de werkelijke bron van de islam.
Bence, bu fikrin İslam'ın özünde bulunmaması tesadüf değildir.Myslím si, že to nie je náhoda, že túto myšlienku nenájdete v prvopočiatkoch islamu.
Bence, bu fikrin İslam'ın özünde bulunmaması tesadüf değildir.Och jag tror inte att det är en ren slump att du inte finner det här konceptet i Islams grunder.