Ana içeriğe geç
Sözlük

tesadüf ile cümle

tesadüf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Eskrime başlaması tamamen tesadüf eseri olmuştur.A început activitatea de spionaj în mod accidental.
Aşk Tesadüfleri Sever şu anlamlara gelebilir.Timbrele pot avea teme referitoare la dragoste.
Bu yol tesadüfen tam olarak Fransızcada ifade edilen yoldu.Peste tot plafonul era în manieră franceză.
Tesadüfen bulundu.La Întâmplare!
Sonny Ne Tesadüf!A ajuns rugbyst din întâmplare!
Tesadüfen yan yana yürüdüler.Au mers unul lângă altul din întâmplare.
Tesadüfen yan yana yürüdüler.Au mers una lângă alta din întâmplare.
Bu tesadüf değildi.Ez nem véletlen.
Bu değişikliklerin tesadüf eseri olma olasılığı neredeyse sıfırdır.A lehetséges változatok száma szinte végtelen.
1943'te satrançla tesadüfen tanıştı.1947-ben egy alkalommal szerepelt a válogatottban.
Ne Tesadüf! veya orijinal adıyla So Random!Az Ünige ótörök vagy kun eredetű női név.
Biraz da tesadüf oldu.Talán csak véletlen volt?
Xander ise bu düşüncesiz ilişkiyi tesadüfen kamerada görür.A narrátor gátlástalanul belenéz a kamerába.
Tesadüfen bulundu.Véletlen baleset volt.
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Egy 1971-es fúrás során szovjet geológusok egy földgázzal teli barlangot tártak fel.
İsimleri arasındaki benzerlik de pek tesadüf sayılmaz aslında.Heidän mukaansa nimien samankaltaisuus on sattumaa.
Tesadüf olarak, yazarlar "Abraham" ismini seçtiler.On sanottu, että Banks olisi keksinyt nimen Yes.
Bu durum bir tesadüf değildir.Yhtäläisyydet eivät ole sattumia.
Diziye 3. bölümde Amanda ile tesadüfi bir şekilde karşılaşması ile girer.Amanda nähdään kuitenkin jo kolmannessa osassa.
Tesadüfen bulundu.Aine keksittiin sattumalta.
Büyük pehlivanların hep buradan yetişmesi bir tesadüf değildir.Aikuiset perhoset eivät käy juuri koskaan kukilla.
Mekânın gecekondu olarak seçilmesi de tesadüf değildir.Tehtaan sijaintia ei valittu sattumalta.
Ve o şirket için tesadüfi bir şeydi.Tätä ennen yhtiö oli toiminimi.
Ölümü de aynı şekilde tesadüfen olmuştur.Samanaikaiset kuolemat tuskin olivat sattumaa.
Biraz da tesadüf oldu.Μια σύμπτωση ήταν.
Bu tesadüf değildi.Αυτό δεν είναι τυχαίο.
Mekânın gecekondu olarak seçilmesi de tesadüf değildir.Η περιοχή δεν επιλέχτηκε τυχαία.
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Κατά τη γεώτρηση το 1971, οι σοβιετικοί γεωλόγοι χτύπησαν σε ένα σπήλαιο γεμάτο φυσικό αέριο.
Böylece tesadüfen ayran ortaya çıkmış oldu.Η δημιουργία αυτής της σαλάτας προέκυψε τυχαία.
Eskrime başlaması tamamen tesadüf eseri olmuştur.Η εφεύρεση του οργάνου έγινε συμπτωματικά.
"Strange Phenomena" ise sıradışı tesadüfler, önsezi ve déjà vu temalarını taşır."Strange Phenomena" handler om usædvanlige tilfælde, forudanelser og déjà vu.
İkili tesadüfen çarpışır ve ilişkileri başlar.De to faldt straks for hinanden og indledte et forhold.
Bu tesadüf değildi.Tidspunktet var ikke tilfældigt.
Aşk Tesadüfleri Sever şu anlamlara gelebilir.Et aspekt af romantisk kærlighed er tilfældigheden af de møder, som kan føre til kærligheden.
Aşk Tesadüfleri Sever şu anlamlara gelebilir.Forelskelsen tar gjerne helt andre veier enn fornuften tilsier.
Ölümü de aynı şekilde tesadüfen olmuştur.Forholdene er det samme etter døden.
Bu değişikliklerin tesadüf eseri olma olasılığı neredeyse sıfırdır.Sannsynligheten for at disse endringene kunne ha skjedd ved en tilfeldighet, er tilnærmet lik null.
Bu yol tesadüfen tam olarak Fransızcada ifade edilen yoldu.Cara itu, secara kebetulan, adalah cara yang sama yang diekspresikan dalam bahasa Prancis.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.Dia senantiasa memungkinkan terjadinya suatu permulaan baru oleh kasih karunia melalui iman kepada-Nya.
Dikkat edin bulduğumz son sonuç mekanda tesadüfi harekette bulduğumuzla aynı.Perhatikan hasil terakhir adalah sama dengan yang ditemukan jalan acak pada waktunya.
Eskrime başlaması tamamen tesadüf eseri olmuştur.Kemunculan distorsi pada awalnya merupakan suatu kebetulan.
Dahası temsili eşitliklerin uzayda tesadüfi hareket ya da yayıngan hareket olduğu ortaya çıktı.Terlebih lagi, persamaan yang mengatur ternyata sebuah jalan acak atau jalan difusif dalam ruang.
Bu durum bir tesadüf değildir.Namun, hal itu bukanlah suatu kebetulan.
Bütün bunlar gösterir ki: "Kâinatta tesâdüf, hakîkî olarak yoktur."Jawab mereka kepadanya: "Kami bermimpi, tetapi tidak ada orang yang dapat mengartikannya."
Cesedi 1 hafta sonra Darwendale köyünde tesadüfen bulundu.Sehari sebelum kejadian, Soeyono mengalami kecelakaan di Bolaang Mongondow.
Tesadüf eseri, bir yıl sonra İngiliz General Frederick Stanley Maude, Bağdat'ta aynı evde ölmüştür.Thật ngẫu nhiên, một năm sau tướng Frederick Stanley Maude của Anh cũng mất tại ngôi nhà nơi Goltz qua đời.
Daha sonra ise Ne Tesadüf'te oynamıştırlardır.Về sau, ông sẽ đóng vai trò then chố trong tổ chức này.
Tesadüfen bulundu.Ông đã tìm thấy nó một cách tình cờ.
Eskrime başlaması tamamen tesadüf eseri olmuştur.Hình dạng của nó được hình thành hoàn toàn ngẫu nhiên.
Bu durum bir tesadüf değildir.Đây không phải là sự trùng hợp ngẫu nhiên.
Ne Tesadüf! veya orijinal adıyla So Random!Bùi Hành Nghiễm, danh tướng thời Tùy mạt Đường sơ.
Tesadüfen bulundu.たまたまっていうヤツで。
Sonny Ne Tesadüf!ソニーとしてはね。
Daha sonra ise Ne Tesadüf'te oynamıştırlardır.以後、演技に没頭するようになる。
1943'te satrançla tesadüfen tanıştı.1944年に準名人戦出場。
Bu tesadüf değildi.これは偶然ではない。
Eskrime başlaması tamamen tesadüf eseri olmuştur.このジャム・セッションは全くの偶然から始まった。
İkili tesadüfen çarpışır ve ilişkileri başlar.これが機縁となり、2人の親交が始まる。
Yani Yuva kuralım darken dedelerimiz tesadüf olmamıştı.超子の卒去後、兼家一門では庚申の催しを行うことはなかったという。
Ne tesadüf ki Kaptan Jack Sparrow askerler tarafından yakalanmış idam masasına çıkarılmıştır.男は「キャプテン・ジャック・スパロウ」と名乗り、逮捕しようとする兵士たち相手に騒ぎを起こす。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod