Ana içeriğe geç
Sözlük

tersine ile cümle

tersine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunların polis değil tam tersine uyuşturucu çetesinin üyeleri olduğu anlaşılır.Os integrantes afirmam não serem uma banda politica, mas sim pessoas politizadas.
Süblimleşme'nin tersine ise kırağılaşma denir.Assíndeto: ao contrário do polissíndeto, é a omissão de conjunções.
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."«Quem vai devolver a paz do professor Hicheur?».
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o iki tarafa da acı ve keder getirir.As guerras não trazem paz; ao contrário, trazem dores e tristezas para ambos os lados.
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.As guerras não trazem paz; ao contrário, trazem dores e tristezas para ambos os lados.
Not: Beyaz fosforun tersine, kırmızı fosfor zehirli değildir.Rode fosfor is in tegenstelling tot witte fosfor niet giftig.
Burada ise tersine bir durum vardır.Het tegendeel is het geval.
C'nin tersine, Pascal'da iç içe fonksiyon tanımlamak mümkündür.In tegenstelling tot C is het in Pascal mogelijk procedures meervoudig te nesten.
Kocası ise tam tersine ailesinden uzak görünür.Ze staat volledig los van de Familistère.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Verder legde hij zichzelf ook een straf op.
Bu durum, Dünya-ötesi bir gezegene yolculukta tersine işler.Het plan is dat te doen op een andere planeet.
Liberacorpus: Levicorpus büyüsünün tersine lanetidir.Liberacorpus Tegenvloek van levicorpus, het lichaam valt uit de lucht.
Şehzade birkaç ay Uzakdoğu’da kaldı, ancak işler tersine dönünce, gizlice New York’a geçti.Daar leefden ze enkele maanden, maar de heimwee naar New York maakte dat ze weer terug verhuisden.
Denisof’un tam tersine bir adamdır.Hij lijkt qua persoonlijkheid sterk op Dennis.
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Een elektron is immers negatief geladen.)
Tersine bütün antagonizmaların ifade edilebileceği radikal agonistik çoğulculuk demokrasisini savundular.Zij pleiten voor een radicale democratie waarin uiteenlopende tegenstellingen tot uitdrukking kunnen komen.
Aydınlanma'nın idealleri tersine döndü.De vergeten radicalen van de Verlichting.
Tersine Atina, deniz ticaret etkinliğini genişletme stratejisini rahatlıkla sürdürme olanaklarına sahipti.Intussentijd moest Somalië zijn maritieme capaciteiten versterken.
Bunun tersine, ilişkilendirme agnozisi olan kişiler bir nesneyi adlandırmaları istendiğinde zorluk yaşarlar.Telkens wanneer iemand iets doet waarmee je het niet eens bent kan je die persoon challengen.
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.In 1943 begon het tij te keren.
(Etesios rüzgarları nehrin tersine eserek onun denize dökülmesini engelliyorlarmış ve sular da taşıyormuş.)(De zeeschepen liggen niet aan de kade wegens ondiepten, er moet op het water worden overgeladen in aken).
Partyn'lerde ise bu süreç tam tersine işler.In het theater was dat precies andersom.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Het verzetswerk verrichtten zij onzichtbaar.
Tam tersine, tamamlanmamışlık yaratıcılığın önünü açan ana sebeptir...Critici haalden als voornaamste oorzaak het gebrek aan aanvallende creativiteit aan.
Burada ise tersine bir durum vardır.W mieście było odwrotnie.
A(w,v) = −A(v,w), v ve w paralel kenarın rolleri değişimci bağlamında yönünü tersine çevirir.A(w, v) = −A(v, w), ponieważ zmiana kolejności wektorów ma zmieniać znak.
Çevrim tersinirdir (yani tersine de gerçekleşebilir).Dark Matters: Twisted But True (ang.).
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Większość wiatrów na Neptunie wieje w kierunku przeciwnym do kierunku obrotu planety.
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.Począwszy od 1924 sytuacja zaczęła się zmieniać.
Anya da yaptığı intikam büyüsünü tersine çevirmesini ister.Ma także spróbować zdjąć rzucone na siebie przekleństwo.
Tam tersine ben, bu işte acemiydim.Ja też coś wtedy robiłem w tym temacie.
Bu nesne, kişi ya da davranışlar aşağılanmaz, tersine bir değer atfedilir.Niech mowa twoja nie będzie kłamliwa ani próżna, lecz poparta czynem.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.To nałożona przez niego samego pokuta.
Birçok söylevcinin tersine söylevi gerçeği öğretmekten çok gerçeği açığa çıkarmak olarak gördü.Wśród tylu sprzecznych informacji trudno odróżnić prawdę od fałszu.
İkinci ayakta pilotlar sıralama turlarının tersine sıralanarak start alır.Piloci, z jednoczesnego lotnego startu, ścigają się po ustalonej trasie.
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.Från och med 1943 var förhållandet det omvända.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Hon vill ta sitt straff.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Till skillnad från undertyp pallidum, ger de inte upphov till neurologisk sjukdom.
İnşaası, Maginot Hattı'nın tersine büyük bir gizlilik içinde sürdürüldü.Sakta skapade man en falsk känsla av säkerhet i och med uppförandet av Maginotlinjen.
Kendilerinden önce gelen Partların tersine Sasaniler gelişmiş muhasara kuleleri geliştirdiler.Nummo är förgångna andar (eller gudar) som dogonfolket tillber i Mali.
Komşularının tersine, Brezilya'da temsili demokrasi görülür.I motsats till på fastlandet råder det religionsfrihet i Hongkong.
Partyn'lerde ise bu süreç tam tersine işler.I Inferno & Paradiso är det precis tvärtom.
Tersine bütün bunlar Alfonso'nun saygınlığını artırdı.Men det var tvärt emot vad Alfonso hade skrivit i sitt testamente.
Şarjörlüde mermi namludaysa bu olay tersine döner.Vad skulle då hända om kulan träffar någon i huvudet?
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!Längre inåt landet har sålt guld.
Geceleyin kilitlenen kapıları açar veya tersine açık kapıyı kilitler.Dessa kan sedan omedelbart öppna låsta dörrar till henne.
Tersine, güney İtalya yönünde ilerlemeye devam eder.Крім того, залітає до південної Італії.
Asteroidler ve küçük uyduların yerçekimi kuyuları, tersine, çoğu zaman çok sığ olarak tasvir edilmektedir.Гравітаційні колодязі астероїдів і малих місяців, відповідно, часто зображають дуже дрібними.
Michael yine planları tersine çevirir.Майкл знову стає в центрі уваги.
Propaganda kelimesi reklamın tersine kuvvetli bir olumsuz anlam taşır.По-друге, є дуже подібним до визначення поняття «недобросовісна реклама».
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.У разі відмови він мав сплатити штраф.
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Карданна передача до заднього моста має проміжну опору).
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!Він допомагав панові продавати землю.
1919'lara kadar otomobillerin %90'ı açık karoseriye sahip iken 1929'larda bu oran tersine dönmüştür..У 1919 році 90 % автомобілів випускалися з відкритим кузовом; до 1929 р 90 % — з закритим.
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."То дався мені гетьман Хмельницький гаразд-добре знати, Буду його во вік вічний пам'ятати!»
Tersine bütün bunlar Alfonso'nun saygınlığını artırdı.Ця подія ще більше піднесла потугу альтепетля.
Halk arasında sanılanın tersine tonik hiç alkol içermez.Та Джулі, на відміну від нього, не вживає алкоголю.
Diğer bir grupa ise bunun tam tersine dair kanıtlar verilmiştir.З іншого боку, мають місце протилежні свідчення.
Sezonu son şampiyon Arsenal'i 4-1 yenerek başladı fakat takım için işler tersine döndü.Сезон розпочався добре, з перемоги над чемпіоном, «Арсеналом» 4-1, але команда швидко розгубила форму.
Liberacorpus: Levicorpus büyüsünün tersine lanetidir.Ліберакорпус — скасовує дію заклинання «Левікорпус».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod