Ana içeriğe geç
Sözlük

tersine ile cümle

tersine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tersine matematiğe ilişkin ayrıntılı bilgi (İngilizce)Найперше відоме застосування деяких слів у математиці (англійською)
Yırtıcı kuşlar arasında genel olarak rastlananın tersine dişiler erkeklerden daha küçüktür.Самки, на відміну від звичного правила серед хижих птахів, є меншими, ніж самці.
Fakat Büyücü Tanrıça tam tersine onları içeri alır.Відьма напрошується ним, щоб повернути його всередину себе.
Burada ise tersine bir durum vardır.V některých oblastech je tomu právě naopak.
Vilayetler adres sisteminin bir parçası olarak lağvedilmediler ve tersine sayıları arttırılmıştır.Provincie jako součást systému adres zrušeny nebyly, ale naopak bylo jejich používání rozšířeno.
Klavyenin tersine, oyun kumandası masanın üzerine konulmaz; elde tutulur.Svorkový stativ: na rozdíl od stolního stojanu nestojí na stole, ale je ke stolu připevněn.
Bu vakitten sonra her şey tersine döner ve isyan bastırılır.Ještě té noci se zmocní zbraní a vypukne vzpoura.
Tersine matematiğe ilişkin ayrıntılı bilgi (İngilizce)Dostupné online (anglicky) Portály: Matematika
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Příběh se ale zvrátí nečekaným směrem.
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.Po roce 1961 se situace změnila.
Tersine, uzamsal süreklilik Z(x) yokluğunda herhangi bir değer alabilir.Naopak, v případě neexistence prostorové spojitosti může Z(x) nabývat libovolné hodnoty.
Fakat bu kez işler tersine dönmüştü.A ani tentokrát tomu nebylo jinak.
1919'lara kadar otomobillerin %90'ı açık karoseriye sahip iken 1929'larda bu oran tersine dönmüştür..Ještě v roce 1919 bylo 90% prodaných vozů otevřených, v roce 1929 již bylo 90% uzavřených.
Renkler ise Ctrl + I tuşuna aynı anda basılarak tersine çevrilebilir.Nabídku je možné rozbalit také pomocí klávesové zkratky Ctrl+Esc.
Şarjörlüde mermi namludaysa bu olay tersine döner.Až výstřely z brokovnice ji přesvědčí o opaku.
Tersine mühendislik bilgi ve birikimleri de bunun düşünülmesinde önemli bir etkendir.Kromě maskování a inteligence jim v tom pomáhá i vynikající zrak.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Vždyť jsi sám odsouzen k stejnému trestu.
Savaşla ilgili bazı açıklamalarda iddia edilenin tersine, hiçbir SU-152 ve SU-85, muharebe alanına çıkmadı.Contrar unor relatări ale bătăliei, nu au fost implicate în luptă tunuri de asalt SU-152 sau SU-85.
Zaman tersine dönmüş gibidir.Zilele sunt numărate invers.
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.După anul 1940, situația a început să se schimbe.
Bunların tersine Ligeia, şiirdeki "kan kırmızısı bir yaratık" ifadesiyle, ölüm korkusunu kişileştirir.În schimb, Ligeia vorbește despre teamă personificată în „ceva roș-sânge”.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Spre deosebire de subtipul pallidum, acestea nu duc la boli neurologice.
Not: Beyaz fosforun tersine, kırmızı fosfor zehirli değildir.Din cauza solubilității în grăsimi, fosforul alb este toxic, spre deosebire de fosforul roșu.
Bu, omurun tersine dönmesi anlamına gelmektedir.Apoi zborul trebuie făcut în sens invers.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Cele mai multe din aceste obiecte sunt pe de altă parte în rezonanță cu Neptun.
Tersine Bronz Çağı kültürü ile belirgin bir devamlılık görülmektedir.Se pare că aparține de cultura Unétice din Epoca de Bronz.
Partyn'lerde ise bu süreç tam tersine işler.În eversiune lucrurile se petrec invers.
Ancak bu durum Büyük Britanya Komünist Partisi'nin İşçi Partisi'ne katılmasıyla tersine dönmüş oldu.Cam în același timp a dus tratative cu grupul de rock progresiv britanic Yes.
Tam tersine Dirrty de onu aşağılayanlar bu şarkıyla onu daha çok anlamaya başlamışlardı.În locul acestuia începe să cânte bărbatul care l-a găsit.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Hiába azonban, bűnhődnie kell.
Zekâ, yaşamın tersine, tek başına yıldızlar arası uzaklıklardan fark edilebilecek bir unsur değildir.Maga az intelligencia, az élettel ellentétben, nem feltétlenül látható csillagközi távolságokból.
Michael yine planları tersine çevirir.Michaelnek meg kell változtatnia a tervet.
Annesi ise tam tersine sevecen ve anlayışlıydı ve oğlunun resim konusundaki çabalarına destek veriyordu.Édesanyja, ezzel szemben, csendes és félénk volt, és jelentős hatást gyakorolt fia műveire.
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."Bragg ezredesnek azt a megvetést lelke mélyén elraktározva kell kezelnie őket.”
Burada ise tersine bir durum vardır.Más esetekben a dolog fordítva van.
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!Hasonlatos ahhoz, mintha az állam szubvencionálná a kuplerájokat.
Bu durum 23 Eylül-21 Mart arasında tersine döner.Március 19. és 21. közé esik.
Tersine söylersek bir watt 1 J/s'ye eşittir.1 watt az a teljesítmény, amelyet 1 J munka 1 s alatt létrehoz.
Burada ise tersine bir durum vardır.Tosiasiassa tilanne on päinvastoin.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Useimmat Neptunuksen tuulista liikkuvat planeetan pyörimissuuntaa päinvastaisesti.
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.Vuoden 1963 jälkeen tilanne kääntyi taas laskuun.
Michael yine planları tersine çevirir.Michaelin on taas alettava suunnitella pakoa.
Tersine Julio-Claudian hanedanının diğer imparatorları gibi Claudiusu da kötülenmeye başladılar.Se nautti myös muiden Juliusten-Claudiusten hallitsijasuvun keisarien suosiosta.
Fakat Büyücü Tanrıça tam tersine onları içeri alır.Jumalallinen ihme estikin häneltä pääsyn sinne.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.Hän onnistui kuitenkin lopettamaan isänsä Venäjään kohdistaman nöyristelypolitiikan.
Tersine, momentumdaki belirsizlik küçüldükçe, aynı oranda konumunun belirsizliği büyür.Täten mitä pienemmäksi epävarmuus paikassa vähenee, sitä suuremmaksi epävarmuus liikemäärässä kasvaa.
Tam tersine, yerde çok kâğıt varken blöf yapmak uygun olabilir.Laji voi sopivalla paikalla olla melko runsaslukuinen.
Tersine, üreticiyi korumak amacıyla da üreticiye, piyasa fiyatına ek bir ödemede bulunabilir.Tällöin tavoitteena on voinut olla riittävän tuottajahinnan takaaminen viljelijöille.
Terminatör serisinin ikinci filminde Arnold Schwarzenegger'in Terminatör rolü tersine dönmüştür.Pääosassa olevaa tulevaisuudesta lähetettyä terminaattoria näyttelee Arnold Schwarzenegger.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Hänellä on mahdollisuus päästä ehdonalaisuuteen.
Burada ise tersine bir durum vardır.Τώρα συνέβαινε το αντίθετο.
Nil'in akış yönünün tersine seyahat etmiştir ve çok sayıda anıtı ve yazıtı ayrıntılı olarak incelemiştir.Ταξίδεψε προς τις πηγές του Νείλου και μελέτησε έναν μεγάλο αριθμό μνημείων και επιγραφών.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Σε αντίθεση με τον υποδιαίρεση pallidum, δεν προκαλούν νευρολογική νόσο.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Κατά κύριο λόγο, ταυτίστηκε με την ποινή.
Bu durum 23 Eylül-21 Mart arasında tersine döner.Το ξέσπασμα έλαβε χώρα από τις 23 έως 24 Οκτωβρίου 2007.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Ωστόσο αντιμετωπίζει το δυστυχές αυτό γεγονός με τρόπο αξιοθαύμαστο.
Burada ise tersine bir durum vardır.Her var det modsat.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Modsat undertypen pallidum medfører de ikke neurologisk sygdom.
Tam tersine ben, bu işte acemiydim.Så på den måde, indvilligede jeg i at gør det.
Oyun saat yönünün tersine doğru oynanır.Initiativet går på tur mod uret.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tersine ile cümle - Sayfa 10 - tersine kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App