Ana içeriğe geç
Sözlük

tersine ile cümle

tersine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arabica'nın tersine düzensiz olarak çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 10-11 ay gerekir.Den blomstrer uregelmessig og det tar rundt 10–11 måneder før frukten blir moden.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.De fleste vindene på Neptun beveger seg i motsatt retning av planetens rotasjon.
Burada ise tersine bir durum vardır.I virkeligheten forholder det seg motsatt.
Tam tersine toplamaya göre ters, sıfırdan çıkarma olarak düşünülebilir: −a = 0 − a.Løsningen kan finnes ved at å anta at hunden starter ut i punktet (a,0).
Yürü onun da tersine Görsün oyunun sonunu!Idet hun får øye på ham, slutter spillet.
Partyn'lerde ise bu süreç tam tersine işler.I resten av visa er det motsatt.
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."Da er det nødvendig for dikteren å vekke hjertets erindring for på den måten å forløse nestekjærligheten».
Asit lavlar akışkan olmadıklarından çevreye yayılamazlar; tersine, kubbemsi yığın olarak katılaşıp kalırlar.La dem heller ikke trampe med føttene, slik at det kan erkjennes hva de skjuler av pynt.
Tam tersine, zevkine düşkün, tembel ve kendi değerlendirmesiyle zeka düzeyi düşük bir ayı idi.Han var en folkelivsskildrer av rang, ekte i sin kjensle og trøysom i sin fortellermåte.
Tatarların tersine Çuvaşların çoğu vaftiz olmuştur.De fleste kristne karenere er baptister.
Diğer bir grupa ise bunun tam tersine dair kanıtlar verilmiştir.Fra andre hold har det motsatte blitt fremholdt.
Buna karşılık alternatif akımda eşit zaman aralıklarıyla akım yönü tersine döner.Slik fortsetter løperen med vekslende sider.
Kırpma özelliği yönünün tersine görüntüleri saat yönünde,saat yönünün tersine döndürmekte etkindir.Beskrivelsen av hoppene under er gjort for hopp med rotasjon mot klokken.
Bu kuvvet elektronun kendi üzerindeki alanının tersine reaksiyonuna neden olur.Gaya ini disebabkan oleh reaksi balik medan elektron terhadap dirinya sendiri.
Bazıları ise tam tersine bu kaynaklara aşırı güvenmektedir ve doğruluğundan şüphe duymamaktadırlar.Banyak yang tidak mempunyai sumber yang layak dipercaya dan tidak ada bukti tentang otentisitasnya.
Tam tersine toplamaya göre ters, sıfırdan çıkarma olarak düşünülebilir: −a = 0 − a.Sebaliknya, invers aditif dapat dipandang sebagai pengurangan dari nol: −a = 0 − a.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Kebanyakan angin di Neptunus berembus dengan arah melawan rotasi planet.
Çoğu parlak yıldızın tersine, ζ Ophiuchi özel bir ada sahip değildir.Meskipun termasum bintang yang cemerlang, ζ Ophiuchi tidak memiliki nama tradisional.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Artinya dengan cara bagaimanapun dirinya harus dihukum.
Daha sonra gelen krallar I. Şapur'un dini töleransını tersine çevirdiler.Raja-raja selanjutnya menerapkan kebijakan yang berkebalikan dari Shapur I mengenai toleransi agama.
Fakat bu kez işler tersine dönmüştü.Selama masa ini, peran mereka terbalik.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Tidak seperti subtipe pallidum, penyakit-penyakit tersebut tidak menyebabkan penyakit neurologis.
Üvey babası ise tam tersine basketbol oynamasını istemiyordu."Awalnya bapak melarang saya bermain basket.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.Lalu lintas di jalan memutar berlawanan arah jarum jam.
Zaman tersine dönmüş gibidir.“Ini artinya zaman sudah terbalik.
Burada ise tersine bir durum vardır.Ở đây thì ngược lại.
Savaşla ilgili bazı açıklamalarda iddia edilenin tersine, hiçbir SU-152 ve SU-85, muharebe alanına çıkmadı.Tuy nhiên, một số tài liệu cho rằng không có khẩu SU-152 hay SU-85 nào được tung vào trận chiến.
Tersine söylersek bir watt 1 J/s'ye eşittir.Ngược lại, một watt bằng 1 J/s.
Sürekli tartışmalarına ve Sanae ile kavga etmesine rağmen, Shinka kendine bakmaya ve onun tersine büyür.Mặc dù luôn cãi nhau liên tục và đánh nhau với Sanae, Shinka cố gắng quan tâm đến cho cô và ngược lại.
Vilayetler adres sisteminin bir parçası olarak lağvedilmediler ve tersine sayıları arttırılmıştır.Tỉnh như là một phần của hệ thống các địa chỉ không bị bãi bỏ mà, trái lại, còn được tăng cường.
Fakat Büyücü Tanrıça tam tersine onları içeri alır.Sẵn xưa thần tích trong tay Với thần chú ấy trao ngay cùng nàng.
Zaman tersine dönmüş gibidir.Thời gian như ngừng trong tê tái.
Daha sonra gelen krallar I. Şapur'un dini töleransını tersine çevirdiler.Các nhà vua sau này đã đảo ngược chính sách khoan dung tôn giáo của Shapur.
Birçok devlette olan uygulamanın tersine İran'da hükümet silahlı kuvvetleri kontrol edemez.Không giống như các quốc gia khác, nhánh hành pháp ở Iran không quản lý các lực lượng vũ trang.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.Giao thông trên đảo an toàn (vòng xuyến hay vòng tránh) ngược chiều kim đồng hồ.
Tam tersine ben, bu işte acemiydim.Câu ví dụ: Tôi đang đứng ở đây.
İkinci ayakta pilotlar sıralama turlarının tersine sıralanarak start alır.Phi công còn lại cố mở cửa một cách vô vọng.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Nhất là khi lại cho tự kỷ là một hình phạt.
Bu tersine dönme yalnızca yaklaşık 440 yıl sürdü ve gerçek kutup değişimi yaklaşık 250 yıl sürdü.Thời gian từ trường đảo cực là ~ 440 năm, sự chuyển đổi từ trạng thái bình thường kéo dài ~ 250 năm.
1867 – Maxwell; Maxwell'in şeytanı geri dönüşümsüz süreçleri tersine çevirebilecek mi diye sorar.1867年 - マクスウェルがマクスウェルの悪魔が不可逆過程を逆転させることができるかを問う。
Bunun tersine is;, gün, ay veya yıl döngüleri olarak adlandırılır.また月と日の数字が同じ日も重日といわれる。
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!受託者らは他にも土地を売却した。
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.それ自身も処罰の対象。
Birçok devlette olan uygulamanın tersine İran’da hükümet orduyu kontrol etmez.また他国の通例とは異なりイランの行政府は軍を統括しない。
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."機密保持のためにマックが博士の記憶を一旦消していて」と解説されている。
Angel, onları bir yaratıktan kurtarınca artık durumlar tersine döner.ジャンプしたり高い所に上がった場合にも(天に帰りたがっていると勘違いした)天使が来ることがある。
Burada ise tersine bir durum vardır.ある状況において逆が正しい。
Karıncıkda boynuzlu duvarcı arıların tersine hafif kıllıdır.成貝の殻口は外側に小さく反る。
Alışılagelenin tersine, yönetmenlikten oyunculuğa geçti.前作とは異なり従来通りのアクションゲームとなった。
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.これが1943年になると状況は一変する。
Bunun tersine kadınların giymek zorunda olduğu siyah renkli abiye güneş ışığını tümüyle çeker.全身黒い服で固めた沙夜とは対照的に白い服をまとっている。
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.強がりではなく、どうも私にはそうした神経がないらしい。
Abbas ise tam tersine saf biridir.バンビとは対照的に明るく人なつっこい性格。
Bu olgu tersine de döndürülebilir.右の場合はこの逆と考えればよい。
Yeşil ise tam tersine erkeklerle geçinen bir Ajahtır.史実とはまったく違い草食男子。
Zaman tersine dönmüş gibidir.この時が逆行である。
Tam tersine kendini zorlayan bir eğilimdi.一気に押しまくる取り口だった。
Partyn'lerde ise bu süreç tam tersine işler.ただし、真宗各派でその日は異なる。
Diğer büyük turnuvaların tersine her yıl aynı yerde (Augusta National Golf Club) yapılmaktadır.他のメジャーは毎回開催コースが異なるが、マスターズは毎年同じオーガスタ・ナショナル・ゴルフクラブで開催される。
Burada ise tersine bir durum vardır.對我來說,這恰恰相反。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod