Ancak Amerikalı uzmanlar sayesinde Osmanlı tersanelerine modern denizcilik sanayisine girdi.ولكن بفضل الخبراء الأمريكين ادّخل صناعة الملاحة الحديثة إلى الترسانة العثمانية .
Türk hükümeti ayrıca İtalyan tersanelerine dört destroyer ve iki denizaltı siparişi verdi.و في الوقت ذاته تُقدُمِ َ طلب بشراء 6 مدمرات و غواصتين من فرنسا.
Bunlardan en büyüğü 1401 yılında I. Bayezid tarafından kurulmuş olan Gelibolu tersanesi idi.كانت أكبر هذه الدور جيليبولو التي أنشأها بايزيد الأول عام 1401.
Tersaneler, örneğin, hava aracını tasarlayan ve inşa etmeye başlayan dalları yarattı.أحواض بناء السفن، على سبيل المثال، إنشاء فروع جديدة بدأت في تصميم وبناء الطائرات.
Kalyonların ikinci kaptanlığını yürütmekle ve tersanelerin asayişini sağlamakla görevli idi.كان مكلف بتحريك الربان الثانى للسفينة الشراعية وتأمين الأمن العام للسفينة.
Aynı zamanda 1895 yılında kurulan tanınmış bir tersaneye ev sahipliği yapmaktadır.Ela também tem um estaleiro de construção naval bem conhecido, fundado em 1895.
Aynı zamanda sahilde birçok tersane bulunmaktadır.Existem também algumas pequenas praias na costa.
Tersane Konferansı kâğıt üzerinde kalmış bir konferanstı.O Seminário sobre a carta roubada.
Kendisi de tersanede reis olarak çalıştı.Atuou também como roteirista.
Tersaneden yetişti.Levantando-se do tombo.
İstinye denince akla tersane gelirdi.Com o adagio voltamos à tónica.
1879 - İstanbul'da tersane işçileri greve girdi.Em 1868, este participou da greve dos trabalhadores da construção civil em Genebra.
Sonra İstanbul'a geldikten sonra tersane kethudalığı yaptı.E para este, seguiu após deixar o Strasbourg.
Gençler arasında tersane çalışanları ve memurlar mevcuttur.Atualmente maridos e esposas trabalham.
Gemi ve balıkçılık için iskelelerde bir dizi, hem de gemi onarım tersanesine.Er zijn pieren voor de schepen en een dok voor onderhoud en reparaties aan de marineschepen.
Tersaneler gibi özelleşmiş merkezlerde yerine getirilmektedir.De soort wordt in tuinen als sierplant toegepast.
1780 yılında Tersane Emini ve bir sene sonra da sadrazam kethüdası oldu.In 1780 publiceerde ze Iets van M en een jaar later Eene handvol menschenvreugde.
Kaiserliche Werft Kiel, 1867'de Königliche Werft Kiel adıyla Kiel'de kurulan bir tersanedir.Deutsche Werke AG gaat terug naar de oprichting van de Königlichen Werft in Kiel in 1867.
1991 - İstinye Tersanesi kapatıldı.2004 - De sluiting van de vestiging is definitief.
Gdansk tersanelerinde başlayan grevler tüm Polonya'ya yayıldı.Strajki robotnicze objęły całą Polskę.
Bu kez dört emekçi bir tersanede iş bulur.Czwórka przyjaciół spotyka się w skateparku.
Ancak Amerikalı uzmanlar sayesinde Osmanlı tersanelerine modern denizcilik sanayisine girdi.Podczas malowania artysta sportretował współczesnych mu marynarzy US Navy.
Gemi daha sonra tekrar Kiel'deki tersaneye getirilerek bakıma alındı.Fartyget var tvunget att dra till tillbaka till Kiel för reparationer.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Därtill kommer fartyg som reparerats eller byggts om.
1967'de Gdańsk'taki Lenin Tersaneleri'ne girdi.År 1967 anställdes han vid Leninvarvet i Gdańsk.
Geminin omurgası 1890'da AG Vulcan tersanesinde serildi.1893 följde grundandet av varvet Vulkan AG.
Yeni yapılan tesisler eski bir tersanenin üzerine kurulmuştur.Täby är byggt på gammal grund.
Bunun için Haliç'te önceden Bizans tersanesi olan yerde yapılması uygun görüldü.Ortnamnet antas ha kunnat vara Jarlabo tidigare.
Bu tersane öncekinden oldukça genişti.Це приміщення уже було набагато більшим, ніж попереднє.
Daha sonraları Avusturya'nın başlıca ticaret limanı ve tersane merkezlerinden biri haline geldi.Місто було головним австрійським торговельним портом і центром суднобудування.
Bu kez dört emekçi bir tersanede iş bulur.Цього разу у своїх пригодах героєві допомагає чотирилапий друг.
Tersanenin bir yanında mescit öteki yanında muhafız odası bulunur.За останнім рядом сидінь знаходиться відділення для багажа.
Tersaneden yetişti.Зростав на Подолі.
Büyük bir iş merkezi olan tersane yüzlerce işçi barındırıyor ve İstinye ile özdeşleşiyordu. "Займалася верховою їздою і мала сотні друзів».
Lengerhane, Tersane ve dış mekan sergi alanı olarak üç ana bölümden oluşur.Музей складається з трьох основних відділів: Ленгерхан, Корабельня та виставкова зона на відкритому повітрі.
Tersane müze için alındığı zaman 14 adet bina, marangozhane ve kızaklardan oluşmaktaydı.Коли для музею було придбано корабельню, вона складалася з 14 будівель, столярних виробів та саней.
15 gün sonra Gemlik tersanesine gelmişler.V patnácti letech nastoupil k obchodnímu námořnictvu.
West Ham United ise 1895 yılında Thames Ironworks F.C ismiyle bu tersanenin işçileri tarafından kurulmuş.Založen byl v roce 1895 pod názvem Thames Ironworks FC.
Devlet hizmetine Tersanede başlamıştır.Začal veřejně sloužit.
22 Eylül'de tekrar saldırıya geçen İngiliz savaş gemileri, tersanenin kilit kapılarını vurmayı başardı.Dne 23. září připlulo britské loďstvo společně s výsadkovými loděmi k přístavu.
Karinası Hamburg'daki Blohm & Voss adlı tersanede 1906'da serildi ve inşaatı Kasım 1908'de tamamlandı.Stavba byla zahájena společností Blohm & Voss v srpnu 1909 v jejích loděnicích v Hamburku.
Tersane kelimesinin kökeni İtalyanca'da tersanà kelimesinden gelmektedir.Slovo „consigliere“ pochází z italského slova pro radu.
15 gün sonra Gemlik tersanesine gelmişler.Am călătorit timp de 15 zile la bordul Contelui Verde.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Aici se realizează construcții și reparații de nave.
Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretilmiştir.Acesta a fost lansat la apă la atelierul de construcție Harland and Wolff din Belfast, Irlanda.
Bu tersane öncekinden oldukça genişti.Botul foarte prelungit înainte.
1936-1938 yıllar arasında Gölcük Tersanesi'nde onarım gördü ve onarımdan dolayı tonajı arttı.Între anii 1937 – 1938 au avut loc reparații capitale, fiind înlocuit acoperișul.
Tersane, 2016 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir. ^Erevanul a fost numit în 2012 Capitală Mondială a Cărții(d) de către UNESCO.
Köyün ekonomisi tarım ve tersane çalışanlarına dayanır.Fermă - Ferma îți aprovizionează muncitorii și trupele cu hrană.
Venedik Tersanesi kuruldu.Este construit Arsenalul din Veneția.
Kısa zamanda İstanbul ve Gelibolu tersanelerinde 250 gemilik bir donanma hazırlandı.Pentru o asemenea flotă, erau necesari cel puțin 15.000 de vâslași și marinari.
Türk hükümeti ayrıca İtalyan tersanelerine dört destroyer ve iki denizaltı siparişi verdi.A törökök négy rombolóra és két tengeralattjáróra is leadták megrendelésüket olaszországi gyárakban.
İstinye Tersanesi'nde üç havuz vardı.Három gólpassza volt a tornán.
7 Eylül 1915 tarihinde, dört adet Monitor tipi savaş gemisi, tersaneyi topa tuttu.1915 decemberére az osztály másik három csatahajóját is felszerelték ilyen irányító központtal.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Ez volt az utolsó hely, ahol hadihajókat építettek és javítottak.
Bu yüzden, bulunduğu bölgeye en yakın tersanedeki donanmayı alması gerekliydi.Hän halusi suurimman laivaston, minkä maa päällään on kantanut.
Friedrich Carl, Hamburg'daki Blohm + Voss tersanesinde inşa edildi.Se korjattiin Blohm + Vossin telakalla Hampurissa.
Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretilmiştir.Oceanic rakennettiin Harland & Wolffin telakalla Belfastissa.
Kendisine reis olarak tersanede görev verildi.Hänet on otettu Kunniamerkin ritarikuntaan.
İlk olarak tersane işlerinde çalışanlarda tespit edilmiştir.Ohjelma on suunnattu työuran alkuvaiheessa oleville.