ters ile cümle
ters kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dönüşüm ters yönde de olabilir.Reaktio voi tapahtua myös käänteisesti.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.Hän onnistui kuitenkin lopettamaan isänsä Venäjään kohdistaman nöyristelypolitiikan.
Ancak bu durum evrime terstir.Olen sitä mieltä, että tilanne on nyt kypsä.
Bu durumun tam tersi de geçerlidir.Myös päinvastainen tilanne on mahdollinen.
Ters tarafı aynısını tutuyordu.Päällikkö oli huomannut saman asian.
Friedrich Carl, Hamburg'daki Blohm + Voss tersanesinde inşa edildi.Se korjattiin Blohm + Vossin telakalla Hampurissa.
Ters sınır da benzer bir şekilde düzelir.Ulkokulmat muuttavat samalla tavalla statustaan.
Fakat yağış eksikliği ve ters arazi koşullarına rağmen tarım gelişmiştir.Taloudellisista vaikeuksista ja maanjakojärjestelmän romahtamisesta huolimatta vauraus kasvoi.
Japonya’da ise tam tersi olmuştur.Sri Lankassa tilanne on päinvastainen.
Aynı zamanda bir döngü içinde not çalabilir veya ters çevirebilir.Hyppy voidaan tehdä myös samalla liikkuen tai kääntyen en tournant.
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Objektiivi käännetään toisin päin.
Bunun tersi de geçerlidir.Sama toimii vastaavasti myös toisinpäin.
Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretilmiştir.Oceanic rakennettiin Harland & Wolffin telakalla Belfastissa.
Kendisine reis olarak tersanede görev verildi.Hänet on otettu Kunniamerkin ritarikuntaan.
Tersine, momentumdaki belirsizlik küçüldükçe, aynı oranda konumunun belirsizliği büyür.Täten mitä pienemmäksi epävarmuus paikassa vähenee, sitä suuremmaksi epävarmuus liikemäärässä kasvaa.
Daha sonra maharetli bir şekilde ters çevrilerek diğer tarafının da aynı şekilde pişmesi sağlanır.Myöhemmin he tappavat toisenkin pintaliitäjän samalla tavalla.
Ses, kesinlikle görüntülerden ayrı olarak üretilmemelidir ya da tersi.Ääntä ei saa tuottaa kuvista irrallaan, tai päinvastoin.
Kışın durum tam tersidir.Talvessa on jotain sairasta.
Bu durumda imaj dik hale gelir, fakat hala soldan sağa terstir.Vaikka Nadal on oikeakätinen, hän lyö vasemmalla.
İlk olarak tersane işlerinde çalışanlarda tespit edilmiştir.Ohjelma on suunnattu työuran alkuvaiheessa oleville.
Söz konusu metot, kolay çözüm avantajına karşın ters Laplace dönüşümünün zorluğu ile dengelenir.Paineilmaan verrattuna monimutkaistava tekijä on paluulinjan tarve.
Gemiler, 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında İstanbul Camialtı Tersanesi'nde inşa edildiler.Veneet valmistuivat 1960-luvun alussa neljältä telakalta.
Ters kii üç dört!"Neljä–kolmetoista sisään."
Güney Yarım Küre’de ise tam tersi olur .Eteläisellä pallonpuoliskolla tapahtuu päinvastaista muuttoliikettä.
İplikler birlikte ters yöne doğru bükülürler.Vapaat päät tulevat samalle puolelle.
Tam tersine, yerde çok kâğıt varken blöf yapmak uygun olabilir.Laji voi sopivalla paikalla olla melko runsaslukuinen.
Tersine, üreticiyi korumak amacıyla da üreticiye, piyasa fiyatına ek bir ödemede bulunabilir.Tällöin tavoitteena on voinut olla riittävän tuottajahinnan takaaminen viljelijöille.
Terminatör serisinin ikinci filminde Arnold Schwarzenegger'in Terminatör rolü tersine dönmüştür.Pääosassa olevaa tulevaisuudesta lähetettyä terminaattoria näyttelee Arnold Schwarzenegger.
O sol elini kullanan bir gitarist olduğu için dizeleri tersten eklenmiş bir gitar kullanırdı.Koska hän oli vasenkätinen, hänen täytyi soittaa kitaraa "väärinpäin".
Tersi durumda işleyiş tarzı sorun yaratır.Käytännössä kuitenkin liikuntapaikkarakentaminen oli ongelmallista.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Hänellä on mahdollisuus päästä ehdonalaisuuteen.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.Dilatantit tekevät juuri päinvastoin.
Bunlar ters akım ve eş yönlü akım yoludur.Se on selkärankaisten ja niveljalkaisten liikkumismuoto.
Bir anlamda Savaş Zayiatı'nın tam tersidir.Oleellisinta on siis ensin sodankäynnin kokonaisidea.
Köyün düğünlerinde eşeğe ters binilip başlarında ateş yakılır.Jouluiltana he painivat ja sytyttävät vahingossa pirttinsä tuleen.
Ken gömleğini ters giymişti.Ken puki paidan nurin päin päälleen.
Bunun tersi de geçerlidir.Ισχύει και το αντίστροφο.
Genellikle, buna şöyle bir ekleme de yapılır: bunun tersi doğru değildir.Συχνά προστίθεται μια επέκταση: Το αντίθετο δεν είναι αληθές.
Bu özellikler tüm ters trigonometrik fonksiyonlarda uygulanır.Αυτές οι ιδιότητες εφαρμόζονται σε όλες τις αντίστροφες τριγωνομετρικές συναρτήσεις.
Burada ise tersine bir durum vardır.Τώρα συνέβαινε το αντίθετο.
Bunun tam tersini söylemek de mümkündür.Το αντίθετο θα μπορούσε να υποστηρίξει κανείς.
Nil'in akış yönünün tersine seyahat etmiştir ve çok sayıda anıtı ve yazıtı ayrıntılı olarak incelemiştir.Ταξίδεψε προς τις πηγές του Νείλου και μελέτησε έναν μεγάλο αριθμό μνημείων και επιγραφών.
(Aynı durumun tersi sağ kroşe için geçerlidir).(Το παρωνύμιο αυτό το χρησιμοποιεί και στον Ἑρμότιμο).
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.Έκανε όλη την διαδρομή με αυτόν τον τρόπο, ανάποδα, κοιτώντας το πρόσωπο του θεού .
Tersleri (karşıtları) olan ve 2 (a/b) den farklı olan iki rasyonel sayıya ihtiyaç duymaktayız.Χρειαζόμαστε δύο ρητούς αριθμούς που είναι αντίστροφοι και οι οποίοι είναι διάφοροι από 2 (α / β).
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Σε αντίθεση με τον υποδιαίρεση pallidum, δεν προκαλούν νευρολογική νόσο.
Eğer bir fiziksel sistem enerjiye sahipse, kütleye de sahiptir ya da tam tersi de mümkündür.Εάν ένα φυσικό σύστημα έχει ενέργεια, έχει επίσης και την αντίστοιχη μάζα, και αντιστρόφως.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Κατά κύριο λόγο, ταυτίστηκε με την ποινή.
Bu durum 23 Eylül-21 Mart arasında tersine döner.Το ξέσπασμα έλαβε χώρα από τις 23 έως 24 Οκτωβρίου 2007.
Ancak ters bir durum olur.Κάτι κακό πρόκειται να συμβεί.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Ωστόσο αντιμετωπίζει το δυστυχές αυτό γεγονός με τρόπο αξιοθαύμαστο.
Ters kii üç dört!"Οι Τρεις Συνωμότες 3.
Tarihi kaynaklar, birbirleri ile fazlasıyla ters düşer.Οι χειρόγραφες πηγές αποκλίνουν αρκετά η μία από την άλλη.
Cami Altı Tersanesi’nin bir kısmı da Hasköy’de bulunmaktadır.Έξι ελικόπτερα βρίσκονται επίσης στο Ακσάζ.
Bu nedenle adadaki bu tersane, Danimarka sanayi tarihinin önemli bir simgesi olarak görülmektedir.Έτσι, η Δανία περνώντας στην ημιτελική φάση θεωρήθηκε η έκπληξη του θεσμού.
"P=NP?" problemi bunun tersinin de doğru olup olmadığını sorar.Δεν είναι ακόμη γνωστό αν το P = NP είναι ή όχι ένα τέτοιο πρόβλημα.
Bu olay termodinamiğin ikinci kanununa ters düşmektedir.Ο Δεύτερος Νόμος της Θερμοδυναμικής θα παραβιαζόταν.
Bu anlamıyla devletçilik, anarşizmin tersidir.Φαίνεται πάντως ότι η μεγαλύτερη συμπάθεια του ήταν ο Αναρχισμός.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Η άνω επιφάνεια είναι βαθυπράσινη και η κάτω ανοιχτοπράσινη.
Bilhassa, testin tersi doğru değildir.Το ψέμα δεν είναι το ακριβώς αντίθετο της αλήθειας.