ters ile cümle

ters kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Her biri yaratıldığı tanrının tam tersidir.Svět byl stvořen z ničeho tvořivou Boží podstatou.
Logaritma, üstel işlevlerin tersi olan bir matematiksel işlevdir.Logaritmická funkce je matematická funkce, která je inverzní k exponenciální funkci.
Tersi şekilde, düzensiz fiiller de kalıp dışına çıkarak beklenmeyen şekiller alır.A neznámé věci jim je třeba předkládat jako věci zapomenuté.
Karinası Hamburg'daki Blohm & Voss adlı tersanede 1906'da serildi ve inşaatı Kasım 1908'de tamamlandı.Stavba byla zahájena společností Blohm & Voss v srpnu 1909 v jejích loděnicích v Hamburku.
Bunun tersini gösteren bilimsel bir kanıt yoktur.Pro tuto teorii však není žádný vědecký důkaz.
Tersane kelimesinin kökeni İtalyanca'da tersanà kelimesinden gelmektedir.Slovo „consigliere“ pochází z italského slova pro radu.
İşteki çoğu zamanını uyuyarak ve müşterileri tersleyerek geçirir.Trávil tak většinu času pitím a navštěvováním nevěstinců.
Bunun tam tersini söylemek de mümkündür.Am putea spune că dimpotrivă.
Savaşla ilgili bazı açıklamalarda iddia edilenin tersine, hiçbir SU-152 ve SU-85, muharebe alanına çıkmadı.Contrar unor relatări ale bătăliei, nu au fost implicate în luptă tunuri de asalt SU-152 sau SU-85.
Bunun tersi de geçerlidir.Efectul a fost însă contrariu.
Zaman tersine dönmüş gibidir.Zilele sunt numărate invers.
Diğer modeller ise enerjinin korunumu yasasına ters düşmekte ve modern termodinamiğe uymamaktalardır.Alte modele încalcă legea privind conservarea energiei și sunt incompatibile cu termodinamica modernă.
Rutherford "demiyorlar, Tanrı aşkına, Soddy için geri tersledi dönüşüm.Rutherford s-a dat înapoi, „Doamne, Soddy, nu o numi transmutație.
Sahne adı Midge'i, gerçek adı olan Jim'in fonetik olarak ters çevrilmesiyle oluşturmuştur.Numele său de scenă, Midge, este o inversare fonetică a numelui Jim, forma diminutivă a numelui său real.
1943'ten sonra durum tersine dönmeye başladı.După anul 1940, situația a început să se schimbe.
Bunların tersine Ligeia, şiirdeki "kan kırmızısı bir yaratık" ifadesiyle, ölüm korkusunu kişileştirir.În schimb, Ligeia vorbește despre teamă personificată în „ceva roș-sânge”.
Japonya’da ise tam tersi olmuştur.Tendința din România este exact inversă.
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Montarea are loc în ordine inversă.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Spre deosebire de subtipul pallidum, acestea nu duc la boli neurologice.
Bunun tersi ise, sürekli permafrost (continuous permafrost) olarak isimlendirilmektedir.Partea de dedesubt, ce rămâne înghețată permanent, se numește pergelisol sau permafrost.
Bir kare matrisin determinantı ancak ve ancak sıfırdan farklı ise terslenebilir matrisdir.O matrice este nesingulară dacă și numai dacă determinantul său este diferit de zero.
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.Prin urmare ambele flote au trecut una pe lângă cealaltă în direcții opuse.
Not: Beyaz fosforun tersine, kırmızı fosfor zehirli değildir.Din cauza solubilității în grăsimi, fosforul alb este toxic, spre deosebire de fosforul roșu.
ABD yapımı Boeing B-29 Superfortress uçağının ters mühendislikle geliştirilmiş bir kopyasıdır.A fost o copie a bombardierului american B-29 Superfortress.
Özhacim aynı zamanda özkütle ile ters orantılıdır.La fel plâng inimile fără de noroc.
15 gün sonra Gemlik tersanesine gelmişler.Am călătorit timp de 15 zile la bordul Contelui Verde.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Aici se realizează construcții și reparații de nave.
Bu yüzden dizilerin tamamlarken tersini de almak gerekir.Sau ar fi trebuit, dimpotrivă, să accepte compromisuri?
Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretilmiştir.Acesta a fost lansat la apă la atelierul de construcție Harland and Wolff din Belfast, Irlanda.
Ayak mantarı kasığa da bulaşabilir ve tersi de olabilir.Degetul extern al păsărilor poate fi orientat și spre înapoi.
Göz (3) daha sonra nesnenin ters büyük ve sanal imajını (6) görür.Prin lentila ocularului (2) lumina ajunge la ochi (3), care vede o imagine virtuală mărită (6).
Bu, omurun tersine dönmesi anlamına gelmektedir.Apoi zborul trebuie făcut în sens invers.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Cele mai multe din aceste obiecte sunt pe de altă parte în rezonanță cu Neptun.
Böylece cümlede bir nevi ters çevirme (inversiyon) gerçekleşmiş olur.Folosește în vorbire o topică inversată. dl.
Tersine Bronz Çağı kültürü ile belirgin bir devamlılık görülmektedir.Se pare că aparține de cultura Unétice din Epoca de Bronz.
Woody Phink Woody Cody'nin oda arkadaşıdır.Cody'nin tam tersidir.Woody Fink (Matthew Timmons) este colegul de cameră a lui Cody.
Bu tersane öncekinden oldukça genişti.Botul foarte prelungit înainte.
Siemens (sembol: S) SI birim sisteminde elektrik iletkenliği birimi olup ohm'un tersidir.Litera Ω (omega mare) este simbolul pentru o unitate din SI a rezistenței electrice, ohmul.
Primer, sekonder veya tersiyer olabilir.Transportul activ poate fi primar sau secundar.
1936-1938 yıllar arasında Gölcük Tersanesi'nde onarım gördü ve onarımdan dolayı tonajı arttı.Între anii 1937 – 1938 au avut loc reparații capitale, fiind înlocuit acoperișul.
Partyn'lerde ise bu süreç tam tersine işler.În eversiune lucrurile se petrec invers.
Bu dönemde Sudet Çekoslovakyası sorunu nedeniyle partisiyle ters düştü.A devenit animator în parte datorită ocupației naziste a Cehoslovaciei de la acea vreme.
Tersane, 2016 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir. ^Erevanul a fost numit în 2012 Capitală Mondială a Cărții⁠(d) de către UNESCO.
Ancak bu durum Büyük Britanya Komünist Partisi'nin İşçi Partisi'ne katılmasıyla tersine dönmüş oldu.Cam în același timp a dus tratative cu grupul de rock progresiv britanic Yes.
Köyün ekonomisi tarım ve tersane çalışanlarına dayanır.Fermă - Ferma îți aprovizionează muncitorii și trupele cu hrană.
Venedik Tersanesi kuruldu.Este construit Arsenalul din Veneția.
Rejimin yöneticileriyle ters düştü, çoğu Marksist veya Marksist kökenliydi.Zona a fost cucerită de mai multe regate învecinate, în principal manciuriene, mongole sau chineze.
Kısa zamanda İstanbul ve Gelibolu tersanelerinde 250 gemilik bir donanma hazırlandı.Pentru o asemenea flotă, erau necesari cel puțin 15.000 de vâslași și marinari.
Koordinatlar içersinde kometriği tanımlayan matriks, metriği tanımlayan matriksin tersidir.În coordonate, matricea care definește o cometrică este inversa unei matrici care definește o metrică.
Kosabaşı üzerine aldığı kürkü ters giyer.Ordinul are pe revers un sistem de prindere de haină.
Tam tersine Dirrty de onu aşağılayanlar bu şarkıyla onu daha çok anlamaya başlamışlardı.În locul acestuia începe să cânte bărbatul care l-a găsit.
Burada bir terslik var.E ceva în neregulă aici.
Türk hükümeti ayrıca İtalyan tersanelerine dört destroyer ve iki denizaltı siparişi verdi.A törökök négy rombolóra és két tengeralattjáróra is leadták megrendelésüket olaszországi gyárakban.
Ouroboros işareti sol elinin tersinde bulunmaktadır.Az Ouroboros jel a bal combján van.
Bunun tam tersi de geçerlidir.Ez fordítva is értendő.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.Ironikusan pont az ellenkezője történt.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Hiába azonban, bűnhődnie kell.
Zekâ, yaşamın tersine, tek başına yıldızlar arası uzaklıklardan fark edilebilecek bir unsur değildir.Maga az intelligencia, az élettel ellentétben, nem feltétlenül látható csillagközi távolságokból.
Her Jones matrisi bir Mueller matrisi sahipken, tersi doğru değildir.Míg a Jones-mátrixoknak van Mueller-mátrixuk, ez fordítva nem igaz.
Michael yine planları tersine çevirir.Michaelnek meg kell változtatnia a tervet.

İlgili Sayfalar