ters ile cümle
ters kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bunda renk dizilişi diğerinin tersidir.Cada píxel es de color independiente del resto.
Tersine bütün bunlar Alfonso'nun saygınlığını artırdı.Sin embargo, la situación dio un giro favorable a los intereses de Alfonso.
Ancak, sicim esaslı güçlü kuvvetin tanımı deneysel bulgulara ters düşen çok fazla öngörüde bulunmuştur.Sin embargo, ejecutar una gran cantidad de pruebas extiende la probabilidad de falsos positivos.
Tersane-i amire'de yetişmiştir.Seiyū: Hiroyuki Takanaka Eri Watari (亘理, Watari Eri?)
Bu akı da ters yönlü bir gerilim üretir.También produce mal aliento.
Basılacak olan resim kalıba ters olarak çizilir ve oyma işlemine geçilir.La imagen de más abajo muestra el resultado listo para coserlo y guillotinarlo.
İliği ters yöne çekilmediği sürece boşalmaz.No manejo el tema hasta que lo tengo bien cogido.
Kış musonları etkisini gösterdiği sırada kuzey akıntılarını da tersine döndürür.Durante el monzón de invierno, de todas maneras, las corrientes del norte cambian de dirección.
Daha sonra maharetli bir şekilde ters çevrilerek diğer tarafının da aynı şekilde pişmesi sağlanır.Destacan los retablos laterales también del mismo estilo.
Primer, sekonder veya tersiyer olabilir.Éstas pueden ser primarias, secundarias o terciarias.
Tersine dalga uzunluğunun azalması, maviye kayma olarak bilinir.En cambio, el decrecimiento en la longitud de onda es llamado corrimiento al azul.
Ters kazık bağı, dirsek kollarını halkadan ve dirsek içinden geçirerek bağlanabilir.Sin ella los huesos pueden tornarse delgados y quebradizos.
Fakat Büyücü Tanrıça tam tersine onları içeri alır.Fue reclutado por el Mago para unirse a ellos.
Diğer Kutsal Roma İmparatorlarının tersine II. Friedrich Almanya'da ancak birkaç yıl kaldı.A diferencia de la mayoría de los Emperadores del Sacro Imperio, Federico pasó poco tiempo en Alemania.
Kontra değişimi rüzgara doğru değil, tam tersi yönde gerçekleşir.En la realidad dicho cambio no se produce, sino que tiene lugar el efecto contrario.
Tersine Julio-Claudian hanedanının diğer imparatorları gibi Claudiusu da kötülenmeye başladılar.Por el contrario, fue ubicado dentro de los otros emperadores de la ya caída dinastía Julio-Claudia.
Ali babası Raif ve arkadaşı Kısmet ile birlikte tersanede çalışmaktadır.Padre e hijo trabajando hombro con hombro en el taller del padre.
Her cisim bir halkadır, fakat bunun tersi geçerli değildir.Las mónadas son, pues, el lleno absoluto, y no obstante son inextensas.
Sakin bir girişi ve girişinin tam tersi aniden patlayan seslerle desteklenen bir nakaratı bulunmaktadır.El sonido de pasos se acerca y entra por lo que parece ser una puerta pesada.
Fakat yöneticiler tam tersini savunabilirler.Los practicantes responden del mismo modo.
Terminatör serisinin ikinci filminde Arnold Schwarzenegger'in Terminatör rolü tersine dönmüştür.Su aparición y recuerda al papel de Arnold Schwarzenegger como Terminator.
Geçmiş dönemlerde koyda bulunan yüzer-batar İstinye Tersanesi 90'lı yılların başlarında kaldırılmıştır.El estacionamiento gratuito para los primeros 30 minutos se quitó desde mediados de los 90.
Tersine karakterlerini yara bere içinde de olsa ayakta tutuyor.Ella continuará manteniendo sus piernas alrededor de él mientras empuja.
Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretilmiştir.El Traffic fue construido en el astillero Harland and Wolff de Belfast (Irlanda del Norte).
Tüm işleri ters gitmeye başladığında ona sihirli bir şekilde 16 tane mum ve bir çakmak gelir.Cuando Abby lo abre, descubre 16 velas y una caja de fósforos.
Konrul ve Toğrul Kuşları et istediğinde su, tam tersine su istediğinde et verilmelidir.Para elaborar masa madre se necesita agua y un cereal, preferiblemente en estado de harina.
Deflasyonun tersidir.Deflación Empobrecedora.
Uzlaşma ise pozitif yönün saat yönünün tersi olduğudur.El sentido horario es el sentido del reloj y el sentido antihorario es el opuesto.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Entonces debe cumplir penitencia.
Hatta bir bölümünün tersini yapmak anlayışıdır.También se aplica a las partes inconsistentes de una conversación.
Sorunun temeli matematiğin ters kare yasası ile ilgilidir.La primera es el fracaso de la ley de Instrucción Primaria Obligatoria.
Kral Knud sanrısal bir kibir ile gelgitin ters dönmesi için emir vermedi.El rey de Babilonia le pedía un medio de reinar con tranquilidad.
Bunun tersi de doğrudur.El contrario también es cierto.
Sonuç olarak, Cavendish’in teorisinin tersini ispatlamış oldular.Por eso defendieron tan fervientemente las teorías de Darwin.
Bu durum 23 Eylül-21 Mart arasında tersine döner.En ese año caería hacia el 21/24 de marzo.
Reseptörlerin yapısal aktivitesi bir ters agonistin bağlanması ile bloke olabilir.La protección activa puede intentar confundir al operador atacante.
"Ters Mühendislik, Mühendisliğin Temelidir. "Pero el adaptacionismo sigue siendo el núcleo del pensamiento biológico ".
Düzgün görüntüler sanal, ters görüntüler ise gerçek görüntülerdir.Los objetos virtuales sin embargo producen imágenes reales.
"Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.""Creo que lo único con lo que se puede estar honradamente comprometido es con la duda"...
Statik yönlendirmenin tersi dinamik yönlendirmedir.Métodos de time-stepping para sistemas dinámicos.
"Bitirdin mi?" "Tam tersine, henüz başlamadım bile.""Hai finito?" "Al contrario, ancora non ho nemmeno iniziato."
Ters orta disk 1918 yılını taşır (Polonya Halk Cumhuriyeti versiyonu için: 1944).Sul retro è inciso l'anno 1918 (per la versione della Repubblica Popolare il 1944).
Burada ise tersine bir durum vardır.Qui è l'opposto.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.Ma ovviamente Hank fa esattamente l'opposto.
Bunun tam tersini söylemek de mümkündür.Forse è vero il contrario.
Bunun tam tersi de geçerlidir.È vero anche il contrario.
Bunun tersi de geçerlidir.E viceversa.
Bu durum, Dünya-ötesi bir gezegene yolculukta tersine işler.Questo è vero se si parla di un viaggio via terra.
Bunun üzerine kanatlar tekrar ters dönmüştür (dolaylama) ve aşağı yönlü vuruş oluşur.Le antere sono “calcarate” (le teche si prolungano verso il basso) e caudate (con code).
Şiirde durum tam tersidir."La poesia è nelle cose".
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Durante la diastole la direzione si inverte.
Ters etkilerin gelişmekte olan dokulara erişimi etkinin doğasına bağlıdır.L'accesso di influenze sfavorevoli allo sviluppo dei tessuti dipende dalla natura dell'influenza stessa.
Bu tesiste bir şeylerin ters gittiği ortaya çıkmıştır.Il suo istinto gli dice che qualcosa non va.
Anti Cosmo: Gerçek Cosmo'nun tam tersidir.Anti-Cosmo: Contrario di Cosmo.
Çelik kuleler 220 metre yüksekliğinde ve tersine Y şeklinde şekillendirilmiştir.Le due campate in acciaio sono alte 220 metri e hanno la forma di una Y rovesciata.
(Aynı durumun tersi sağ kroşe için geçerlidir).(La retta tangente è la retta stessa.)
Geceleyin kilitlenen kapıları açar veya tersine açık kapıyı kilitler.È meglio uscire prima che chiudano le porte.
Bundan başka, herhangi bir tersholomorf fonksiyon bu yöntemle holomorf bir fonksiyondan elde edilebilir.Quindi ogni funzione antiolomorfa può essere ottenuta in questo modo partendo da una funzione olomorfa.
Yönelticide durum tam tersidir.Il profilo è completamente dritto.
Fakat bunun tersi doğru değildir.Tuttavia, l'inverso non è vero.