Ana içeriğe geç
Sözlük

terk ile cümle

terk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Aradaki terk fark budur.Esa es la diferencia.
Fakat bu ruh vücudu terk ederse insan ölür.Debido a ello, cuando el cuerpo muere, el alma muere con él.
İki hafta içinde gelişip yuvayı terk ederler.Tardan en tres semanas en desarrollarse y dejar el nido.
Victor ve Becker, havaalanına gidip şehri terk etmeyi düşünmektedir.Becker y Victor logran escapar de la comisaría e intentan salir del país.
Joyce, eğer evi terk ederse bir daha asla geri gelmemesini söylemiştir kızına.Joyce le dice que si sale por la puerta no vuelva y su hija se marcha.
Ariadne'nin adada terk edilişinin farklı versiyonları vardır.Mikhail dice que las cosas son diferentes en la isla.
Hapishane o günden bu yana boş olarak çürümeye terk edilmiştir.Desde entonces la cárcel quedó abandonada.
Kehrizler kurumuş ve ülke çapında terk edilmiştir.Así, la Mata Alta (Cilleros) se encuentra abandonada y en desuso.
Babası ailesini o küçük yaştayken terk etmişti.Abandoné a mi familia cuando era muy joven.
Kalanlar, CDC'den yardım almak için kampı terk ederler.El resto de los sobrevivientes se dirige al CDC.
Aynı anda Howe, New York’u terk edip başkent Philadelphia’ya saldırdı.Howe se retiró finalmente y embarcó a sus tropas en Nueva York con destino Filadelfia.
Tommy bunun hemen ardından Rachel'ı terk edip evden çıkar.De repente, Rachel se asusta y huye de la casa.
Konya İdadisi 1. Sınıf terktir.Bruño.​ La clase Monster, 1.
Elenen oyuncular oyun sahasını terk etmelidir.El árbitro ordenó a los jugadores que abandonaran el terreno de juego.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine neden oldu.Esto le llevó a apartarse de su carrera pictórica.
Natalia, dizide, doğumundan sonra terk edilmiş bir kız olan Milagros'u canlandırdı.Por aquella época, Francisca dio a luz a una niña que falleció al nacer.
İnsanlar da bu adayı terk etmişler.Los animales también vinieron a la isla.
Tarım tamamen terk edilmiştir.La granja quedó desabitada.
1948 yılında parti resmen "Yerli Cumhuriyet" tezini terketti.1948: La duquesa faltó a la cita.
Nitekim kralın ölümünden bir süre sonra ihtişamlı görünümü olan kent terkedildi.A su muerte, el título de rey parece haber sido abandonado.
Çocukken, babası onları terk ettiğinde annesine evin geçiminde yardım etmek için şarkı söylemeye başladı.Siendo niño, su tío le oyó cantar mientras se encontraba en el jardín con su madre.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet (Vahdettin), İstanbul'u terk etti.1922: en Turquía renuncia el último sultán, Mehmet VI.
Bu ise 1973 yılına kadar sürdü ve bina terk edildi.Allí ha trabajado desde 1970, cuando el edificio fue abandonado.
Helikopteri terk ettiler.El helicóptero despegó.
Annesinin Carlyle'i dört yaşındayken terk ettikten sonra babası tarafından büyütüldü.Su madre los dejó cuando Carlyle tenía sólo cuatro años.
Liseyi bitirmeden terk etmiştir.Sin embargo, dejó la escuela antes de que se graduara.
Sovyet orduları ülkeyi 31 Ağustos 1993'te terk etti.Las tropas rusas terminaron de evacuar el país el 31 de agosto de 1994.
Doğumundan kısa bir süre sonra babası ailesini terketti.Un día antes de su nacimiento, su padre se fue del hogar.
Şair, mutsuzluk içerisinde yurdunu terk etti.La poeta se hunde en su angustia rayana en la desesperación.
1895 yılında ise Küba Bağımsızlık Savaşı için ABD'yi terketmiştir.En 1819 él y su familia tienen que huir a Cuba a causa de la guerra de independencia.
Peygamber Muhammed'in yaptığı ve yapmayı terk ettiği her şey sünnettir.Así es, todo lo que los profetas escribieron acerca de mí se cumplirá.
Bedelsiz terk, İmar hukuku ile ilgili bir kavramdır.El miedo insuperable es un concepto jurídico relacionado con el Derecho Penal.
Bu gelenek de terk edilmiş durumdadır.Esta tradición también se ha perdido.
Raiden'e yenilen Liu Kang orayı terk eder.Liu Kang es quien termina derrotándolo.
Bu sefer sevgilisini üzüntü içerisinde terk etmektedir.Y dejó su espíritu en esta tristeza.
Toplam olarak 120.000 Yahudi Irak'ı terk etmiştir.En total, alrededor de 140.000 judíos huyeron de Irak.
Bölge, 17. yüzyılda iç savaşlar sırasında geçici olarak terk edildi.Fue abandonada temporalmente durante un período turbulento de guerras civiles en el siglo XVI.
Daha sonra sadece ÜÇLER, son olarak da bu isimler terkedilerek GÜZELYURT adı kullanılmaya başlanmıştır.Por otro lado, otros miembros desean que Mano Negra deje de existir, al menos con ese nombre.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Entran en una casa abandonada.
Sonra dedim kendi kendime: “Ben niçin memleketimi terkedeyim?Le dije en alemán: «¿Por qué me sacaste a mi madre?».
Hukuk Fakültesi 3. Sınıf Terktir.Orden Defensa Civil en su tercera clase.
Oyunların çoğu terk perdelikti.La mayoría de los jugadores serán sanos.
Palatine'de görevli olan ve İmparatora eşlik eden cohort , birdenbire onu terk etti.La cohorte de turno que rondaba por el Palatino y que acompañaba al emperador, desertó.
Bingazi'dekiler daha azdı ve kendi hallerine terk edilmişlerdi.Avanzaron hasta los Banshees y los encontraron abandonados.
Pek çok ev bakımsız ve terkedilmiştir.La casa estuvo mucho tiempo deshabitada y abandonada.
Arjantin'i terkedip Meksika'ya gitti ancak burada da sorunlar peşini bırakmadı.Después de abandonar Europa volvió a la Argentina pero no le fue muy bien.
16 yaşında evi terketti.Se escapó de casa a los dieciséis años.
Terk edilen köylere de Kürt aşiretleri yerleşmiştir.También está en recuperación las zonas cultivadas abandonadas.
Yapılması istenen fiillere "emr;" terki istenenlere de "nehy" adı verilir.Se llaman a sí mismos los Quendi, que significa los que hablan (llamados así por los Noldor).
Buna karşı çıkan Adanalı Süleyman Efendi, Nusayriliği terk ederek bu kitabı yazmıştır.Defensa de dicho Señor Escofer escrita por...
Kaliforniya eğitim sistemindeki en büyük problemlerden biri ise lise öğrencilerinin okulu terkidir.Sin embargo, todo resulta ser un plan inteligente para liberar a la escuela de sus peores estudiantes.
Grup kasabayı terk eder.La gente huye de la ciudad.
Diğerleri savaş alanını terk ettiler.Los otros han abandonado el hogar.
L.J. tarafından bir kuyuya itilir, Paul Kellerman ve Daniel Hale onu kuyuda ölüme terkeder.Más tarde fue empujado a un pozo por L. J. Burrows y abandonado en él por Paul Kellerman y Daniel Hale.
Dikkat eksikliği: İşleri bitirmeden bırakma ve görevleri erken terk etme şeklinde kendini gösterir.Su trabajo es sencillo: realizar su tarea, no hacer preguntas y retirarse inmediatamente cuando así se ordene.
ICI' nin kalan son parçası bölgeyi 2006' da terk etti.El último habitante abandonó la localidad en 1993.
Çünkü 1194'te Itza'ların Chichén Itzá’yı terk ettikleri görülür.En 1951 se encontró uno en Chichén Itzá.
A : Abbandono durante la tappa(Etap içinde terk).Abandona (a etapa).
Ancak burası uzun zamandır terk edildiğinden, mezarlık olmuştu.Después de muchos años la tumba es abandonada.
Bilesiniz ki tüm Hererolar burayı terk edecektir.Le dice a todos que abandonen el lugar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod