Mahkûmlar, yıkanmak için kendi hücrelerini terk etmeyi reddedip dışkı ile hücrelerin duvarlarını kapladı.Les prisonniers refusent de se laver et étalent leurs excréments sur les murs de leur cellule.
Ekim 1839 da Anita kocası Manuel Duarte Agular'ı terk etti.En 1839, Mary Mantell quitte son mari.
Son Haitili göçmenler Guantanamo'yu 1 Kasım 1995'te terk etmiştir.Les derniers bagnards rapatriés quittent la Guyane le 1er août 1953.
Mezzofanti görevde Roma'ya 1831 yılında gitmek için Bolonya'yı terk edene kadar kalmıştır.Mezzofanti occupa ce poste jusqu'à ce qu'il quittât Bologne pour rejoindre la Curie à Rome en 1831.
Bu olay üzerine Sırplar kenti terk etmiştir.C'est sans doute par là que les chevaliers quittaient la ville.
Konya İdadisi 1. Sınıf terktir.Croix d'honneur, 1re classe.
Tara, Willow'u terk eder.Cela amène Tara à rompre avec Willow.
Bir yaşına varınca annelerini terk ederler.Ils se séparent de leur mère à l'âge d'un an.
Yapılmasında sevap olan ama terkinde günah olmayan şeylerdir.Certes, ses actes sont mauvais, mais il n’est pas, lui, un Satan qui ferait le mal par plaisir.
Konstantin umutsuzca yazdıklarını yırtar ve sessizce odayı terkeder.Abattu, Konstantin déchire son manuscrit avant de quitter la pièce en silence.
Buna karşı ülkesini terk etmek zorunda kaldı.Il a été contraint à quitter le pays.
Abdülaziz döneminde Kaptan-ı Derya'lık terk edildi, Bahriye Nazırlığı'na geçildi.À l’heure de l’accident, le commandant avait quitté la passerelle pour prendre son petit déjeuner.
Bunun üzerine ülkesini terk etti.Il a quitté ce pays.
Ama şu anda köy terk edilmiş durumdadır.Aujourd'hui, le village est abandonné.
Sonra Harry de binayı terkeder.Ando quitte donc le restaurant.
Konstantin Trigorin'in yaklaştığını görünce, kıskançlıkla orayı terkeder.Konstantin voit Trigorine approcher et s’en va, en proie à une crise de jalousie.
Manastır 18. yüzyılda terk edildi.Le monastère fut abandonné au XVIe siècle.
Barakayı birlikte terkederler ama Michael Sara'yı rehin almış gibi rol yapmaktadır.Ils quittent la cabane ensemble mais Michael prend en otage la jeune femme.
Kalanlar, CDC'den yardım almak için kampı terk ederler.Ce qui permets au groupe de partir du CDC.
E konumunda ise, ribozomu terk etmek üzere olan boş tRNA yer alır.Considérons maintenant la limite où N tend vers l'infini.
Manastır 1923 yılında terkedilmiştir.Le monastère ferma en 1923.
Gerçekten de birkaç bölüm sonra onu terk edecek.Elle prendra son envol quelques épisodes plus tard.
Bütün ülke kıtlıktan kırıldı ve insanlar kaçarak Erivan'ı terk ettiler.L'orage approche, et tous s'en vont, sauf Hermann.
Meydanı terk etmeye çalışan öğrenciler bile askerler tarafından durdurulup dövüldü.Même ceux qui tentent de quitter la place sont assiégés et battus.
16 Yaşında evi terk ettiğinde, cebinde bir dolardan az para vardı.À l'âge de 17 ans, elle a reçu une bourse d'un an pour les Etats-Unis.
Bir patlamanın ardından beş adam terk edilmiş bir depoda uyanırlar.Ailleurs, cinq personnes se réveillent petit à petit dans une pièce d'une grange abandonnée.
Bu durum Sneevliet’in Hollanda’yı terk etme ve Hollanda sömürgelerine gitme kararı almasına yol açacaktır.Déçu par leur attitude, Sneevliet quitta les Pays-Bas pour les Indes néerlandaises.
Hukuk Fakültesi 3. Sınıf Terktir.No 133 : faculté de droit.
İdrar vücutta terk edilene kadar burada bekletilir.Il restera enchainé jusqu'à son départ aux galères.
Karısı da evi terk eder.Son père quitte la maison.
Kız arkadaşı onu terk eder.Sa femme le quitte.
Çünkü gezegeni ani biçimde terk etmişlerdir.Très dépité, il quitte la planète.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.Il fut installé à cet emplacement alors que la place était déserte et qu'aucune habitation ne s'y trouvait.
Bazı aileler ise daha iyi bir eğitim için Mahalleninü terk etmek zorunda kalmışlardır.De nombreux habitants sont tentés de quitter leur commune pour connaître une meilleure vie ailleurs.
Kuleden yere: Pisti temizle (terket).À terre il se déplace en sautillant, et il bouge en permanence.
Daha sonra sebebi bilinmeyen bir olaydan dolayı Rumlar bu civarı terketmişlerdir.Ils se séparent par la suite, à une date inconnue.
2006’da, ABD’yi terk etmiş ve Berlin’de, zaman zaman İsviçre’de yaşamaya başlamıştır.En 2006, elle quitte les États-Unis pour vivre quelque temps à Berlin.
Köye göç edenler Ermenilerin terk etmiş oldukları evlere yerleşmişlerdir.Des Albanais s'établissent dans les maisons laissées vides par les réfugiés.
Daryl ve Maggie terk edilmiş bir kreş bulur.Dans la journée, elle et Daryl trouvent une voiture abandonnée.
Yavrular yuvayı bir ay sonra terk eder.Or, les Loups doivent venir dans un mois.
Bölgeden geçen Strabon, kentin terk edildiğinden bahseder.Sherlock déduit donc qu'elle vient de l'extérieur de la ville.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.Il lui interdit ainsi de se rendre à un meeting pacifiste.
Gece karanlığında birliklerine köyü terk etme emri verdi.Pendant la nuit, Tiridate retire son armée, abandonnant sa capitale.
Tel Be'er'in son sakinleri Bizanslılar, 7. yüzyılda şehri terk etmişlerdir.Les derniers habitants de Tel Be'er-Sheva furent les Byzantins, qui abandonnèrent la ville au VIIe siècle.
Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum.Il faut s'échapper de cet endroit dément.
Muhacirlerin terk ettikleri gibi Ulu çukurlular da adeta geri dönmemek üzere gitmişlerdir.So secretly like wrongs hushed-up, they went.
Evli kadınların kocalarını terketmesi halinde "kalın" erkek tarafına geri ödenir.Les allocations familiales sont reversées directement à l'époux.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Vous sauvez votre honte, mais vous tuez votre gloire.
Carol, Alexandria'yı terk eder.Cléomène s'enfuit à Alexandrie.
ICI' nin kalan son parçası bölgeyi 2006' da terk etti.La dernière partie atteignant Pula a été achevée en 2006.
Ama Willow buna dayanamayınca Tara onu terk eder.Découvrant ce que Willow a fait, Tara décide de la quitter.
Sonra dedim kendi kendime: “Ben niçin memleketimi terkedeyim?Il lui demande : « Ma fille, pourquoi m'as-tu abandonné alors que je ne t'ai jamais quittée ? ».
Ailesi Macaristan'ı 1956 Macar Devrimi sonrası terk etti.À vingt ans, il fuit la Hongrie, après la révolution de 1956.
Yeni başkent de bu kralın ölümünden sonra terkedilmiştir.Mais cette implantation disparaît après la mort du roi.
Dişiyi, yavruları doğurmadan birkaç hafta önce erkek terk eder.La femelle jeûne quelques jours avant les pontes.
Sovyet orduları ülkeyi 31 Ağustos 1993'te terk etti.Le dernier soldat soviétique quitte le pays le 31 août 1994.
Kardeşinin aksine gemi enkazını terk etmeye karar verir.Il décide d'abandonner le navire.
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.Les combats ont également poussé à l'exode un tiers de la population de la ville.
Asilerin kampını terk ederek, batıya yöneldi ve kararını bildirmek için bir keşişi Mihail'e yolladı.Il quitte le camp rebelle pour l'Ouest et envoie un moine en informer Michel.
1933 yılında Hitler'in iktidara gelmesi ile Almanya'yı terk etti.Il quitte l'Allemagne en 1933 avec l'arrivée au pouvoir d'Hitler.