Ana içeriğe geç
Sözlük

terk ile cümle

terk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Eşlerinizi terkettiniz.Vous avez quitté vos épouses.
Hanımlarınızı terkettiniz.Vous avez quitté vos épouses.
Hanımlarını terkettiler.Ils ont quitté leurs épouses.
Kocamı terk ettim.J'ai quitté mon époux.
Kocanı terk ettin.Tu as quitté ton époux.
Kocasını terk etti.Elle a quitté son époux.
Mary kocasını terketti.Marie a quitté son époux.
Kocalarımızı terkettik.Nous avons quitté nos époux.
Kocalarınızı terkettiniz.Vous avez quitté vos époux.
Kocalarını terk ettiler.Elles ont quitté leurs époux.
Eşini başka bir adam için terketti.Elle a quitté son mari pour un autre homme.
Tom İsviçre'de yaşamak için Fransa'yı terk etti.Tom a quitté la France pour vivre en Suisse.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Et le roi ne partira jamais ».
Çatışmanın ardından Yerliler Prophetstown'ı terk etti.Après la bataille, les Amérindiens abandonnent Prophetstown.
Courlandliler Tobago'yu 1666'da, muhtemelen o yıl gerçekleşen bir korsan saldırısı sonucunda terketmişlerdir.Les Courlandais quittèrent Tobago en 1666, probablement après une attaque des pirates cette même année.
İngiltere'ye geri dönüşü üzerine hemen Markham, donanmayı terk etme niyetinden babasını haberdar etmiştir.Dès son retour en Angleterre, Markham informe son père de sa détermination à quitter la marine.
1590 yılında geri dönebildiğinde koloniyi terkedilmiş durumda buldu.Quand il revint finalement en 1590, il trouva la colonie abandonnée.
Michael ve Sara terkedilmiş bir baraka bulurlar ama polisler hemen oranın etrafını sarar.Sara et Michael se retrouvent dans une cabane abandonnée mais la police les encercle aussitôt.
Mübah olan bu gibi işlerin ne yapılmasında sevab vardır, ne de terkinde günâh vardır.Sans réellement prendre parti, ils tentèrent de raisonner le souverain, sans succès. ↑ David Day (trad.
Baur, Berlin'i terketmesi için Hitler'e yalvardı.Baur a plaidé pour que Hitler quitte Berlin.
1 Ocak 2009 tarihinden itibaren okulu terk etme yaşı 17'ye yükseltilecektir.Le 1er janvier 2009, l'âge jusque auquel l'école est obligatoire a été porté à dix-sept ans.
Barry Farber (Mitchell Whitfield): Rachel'in düğünde terk ettiği nişanlısı.Barry Farber (Mitchell Whitfield) était le fiancé de Rachel et que cette dernière avait laissé à l'autel.
Ama şöyle cevap verdi: "Kaptan batan gemisini terketmemelidir.Mais il me répondit : Le capitaine ne doit pas abandonner son navire en train de couler.
1946'da diktatör Rafael Trujillo'nun yaptığı zulüm yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.En 1946, elle doit quitter le pays en raison des persécutions perpétrées par le dictateur Rafael Trujillo.
Otto erkek arkadaşı tarafından terkedilen hamile bir kadın olan Ronnie'yi canlandırdı.Otto joue Ronnie, une femme enceinte récemment abandonnée par son petit ami.
1958'de COSATAN'ın ortadan kaybolmasıyla birlikte her iki maden de 1960'ta terk edildi.La Cosatan disparaît en 1958 et les deux sites sont abandonnés en 1960.
Hüsrev, Petra'ya bir Sasani garnizonu bıraktı ve ülkeyi terk etti.Khosro laisse une garnison à Petra puis quitte le pays.
İrini, Konstantinopolis'i 1303 yılında terk edip, Selanik'e yerleşti.Yolande (Irène) quitte Constantinople en 1303 pour s'installer à Thessalonique.
Husçuların ileri gelenlerinin çoğunun kenti terketmelerine karşın, Prag'daki karışıklıklar devam etti.Bien que de nombreux hussites influents aient quitté la ville, les troubles continuèrent à Prague.
Burada "Yedi Kâfir’in ölüme terkedildiklerini" bildiren bir levha bırakarak giderler.L'Enfer, appelé Jahannam, a sept portes et est destiné principalement aux mécréants comme châtiment suprême.
Partiyi terk eder.Il quitte la réunion.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Les mères laissent leur petit pour aller chasser, et l'appellent à leur retour au gîte pour l'allaiter.
Ağaçlara, mağaralara, terkedilmiş binalara, eski kuyulara ve madenlere tünerler.Les colonies s'abritent dans les arbres, les grottes, les bâtiments abandonnés, les vieux puits et les mines,.
Onları terk etmedin.Voulaient pas les lâcher.
Karısının tarafından başka biri için terkedilmiştir.Sa femme l'a quitté pour un autre.
Bu anlaşmayı beğenmeyen Žižka Prag'ı terketti ve Plzeň'e çekildi.Jan Žižka qui désapprouvait ce compromis quitta Prague pour Plzeň.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Plusieurs coureurs ont dû abandonner en cours de route.
Maximus bunu kabul etmiş ve Britanya için Roma'yı terk etmiştir.Maxime accepta et quitta Rome pour la Bretagne.
Ölüler, zeminlerin altına veya terk edilmiş binaların moloz dolgularına gömülmüştür.Les morts ont été enterrés sous les planchers ou dans les décombres comblés de bâtiments abandonnés.
Yalnız Dağ, bir daha asla terkedilmedi.Solo le montagne non si incontrano mai.
Aradaki terk fark budur.Ça ne fait aucune différence.
Ve onu terk eder.Il l’abandonne.
Lesnar şirketi ailesi ile daha fazla zaman geçirmek için terk ettiğini iddia etti.Mero explique qu'elle a quitté la compagnie pour passer plus de temps avec sa famille.
Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum.60:4 Nous vous désavouons, vous et ce que vous adorez en dehors d'Allah.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Il part ensuite émigrer aux États-Unis, et ne retournera jamais en Yougoslavie.
1946'da Nazlı, Mısır'ı terk etti ve böbrek rahatsızlığı tedavisi için ABD'ye gitti.En 1946, Nazli quitte l'Égypte pour les États-Unis, où elle est soignée d'une maladie rénale.
2 aylık bir eğitimden sonra U-99 Kiel´i terk ederek ilk seferine çıktı.Après deux mois d'entrainement, l'U-99 quitte Kiel pour sa première patrouille en juin 1940.
Ancak şirket 2006’da 13. bir üyenin, Kyuhyun ’un eklenmesiyle değişim konseptini terk etti.Seulement, ils ont changé les plans lorsque la compagnie a ajouté une treizième membre au groupe : Kyuhyun.
Arjantin'i terkedip Meksika'ya gitti ancak burada da sorunlar peşini bırakmadı.Il va en Argentine pour jouer, mais il a dû rester au Mexique à cause d'une blessure.
Anya da Sunnydale'i tek başına terk eder.Anya décide de quitter Sunnydale.
Sancak hiçbir sebep ve bahane ile terk edilemez.Le flot ne doit s’interrompre sous aucun prétexte.
Ülkeyi terk etmeleri için tanınan süre dört aydı.Ils ont dix mois pour quitter le pays.
Küçükbaş hayvan besiciliği günümüzde terk edilmeye başlanmıştır.Le genre Hulthemia est aujourd'hui abandonné.
16 yaşında evi terketti.À 16 ans elle quitte le domicile familial.
A : Abbandono durante la tappa(Etap içinde terk).A : Étau à agrafe.
Rachel, Will'i eğer kendisi gibi yetenekli bir erkek vokalist bulamazsa kulübü terk etmekle tehdit eder.Rachel menace de quitter le club si Will ne trouve pas un étudiant avec un talent comparable au leur.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Des milliers d'habitants ont été cependant contraint de fuir leur foyer.
Pierre Moskova'yı terk ederek Borodino Savaşı'nı izlemek için savaşa giden orduya yollanır.Pierre décide de se rendre à Borodino, pour « voir la guerre ».
Bu gelenek de terk edilmiş durumdadır.Puis la tradition est abandonnée.
Neredeyse hepsi yok edildi veya terk edildi.La plupart ont été perdues ou détruites.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod