Ana içeriğe geç
Sözlük

terk ile cümle

terk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
68 dakika sahada kalan Ceyhun, maçı 69.dakikada terk etti.Match abandoned on 69 minutes
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.Much later they find an abandoned castle.
Süreç içinde yaklaşık 200,000 kişi İspanya'yı terketti.Approximately 200,000 fled Hungary as refugees.
Tanrı'ya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.The god is standing, ready to throw his spear.
1880'lerden itibaren de Yenikale tamamen terk edildi.Since the 1880s Yeni-Kale was completely deserted.
Fakat proje stratejik öneminden dolayı tamamen terk edilmedi.However, the station was not destroyed because of its low strategic importance.
Eylül ayında ulusal liderlerle birlikte tahminin 20,000 kişi şehri terk etti.An estimated 20,000 people left the city through September, including national leaders.
Ancak kralın döndüğü ülke 6 yıl önce terk ettiği ülke değildir.Spain was no longer the absolute monarchy he had relinquished six years earlier.
İkili, terk edilmiş bir eve ulaşana kadar yollarına devam eder.The two continue driving until they come across an abandoned roadside café.
Ağaçlara, mağaralara, terkedilmiş binalara, eski kuyulara ve madenlere tünerler.Bats roost in trees, caves, abandoned buildings, old wells, and mines.
Kemeri çalar ve ringi terk eder.He quietly hangs up the phone and leaves.
Mütârekenin ardından, Enver Paşa ülkeyi terk etti.Upon Conway's arrival, Davis fled the scene.
Hasar ağır olmuş ve Ermeni sakinler bölgeyi terketmişlerdir.Damage was severe and the Armenian population fled.
Anlatıcı da vadiyi terk ederek ismi belli olmayan "tuhaf bir şehirde" yaşamaya başlar.The narrator chooses to leave to an unnamed "strange city".
Kutlama sona erdiğinde sunaktan meşaleyi alır ve tapınağı terk eder.The ceremony being at an end, we left the temple.
Bu duruma çok bozulan kızkardeşi de onu terkeder.A disappointed Belle temporarily leaves him.
Eşi Sarah onu 1909 yılında terk etti.His wife Sarah died in March 1909.
Bunun üzerine melekler onu orada terk eder.They face inwards towards the angels and the Deësis, separating them.
Film, Tennessee ormanında terk edilmiş bir kulübede çekildi.It was filmed at the abandoned Tennessee State Prison.
Hayal kırıklığı ile Aralık 1921'de Rusya'yı terk etti.He left Russia with his family in August 1921.
Mısır tapınakları ise, bazıları kiliseye dönüştürüldü, bazıları ise çölde terk edildi.The temples themselves were sometimes converted to churches or abandoned to the desert.
1810 yılında babası aileyi terk etmiş ve bir yıl sonra annesi ölmuş.His father abandoned the family in 1810, and his mother died the following year.
Daryl (Norman Reedus) ve Beth (Emily Kinney), yolun kenarında terk edilmiş bir araba bulurlar.Daryl (Norman Reedus) and Beth (Emily Kinney) have regrouped after fleeing the prison.
Daha sonraları buradaki ocaklar cevherin tükenmesi sonucunda terk edilmiştir.Later on he was even given the Oak Leaves.
Bu yıllarda stat terk edilmiş bir şekilde bakımsız olarak kaldı.In those years, it remained in a squalid state of neglect.
Her şeyimi mübârek kapınızın eşiğinde terk eyledim.I have forsaken all other doors and have caught hold of only Thy door.
Joyce, eğer evi terk ederse bir daha asla geri gelmemesini söylemiştir kızına.Joyce tells her daughter not to come back if she leaves the house.
Hapishane o günden bu yana boş olarak çürümeye terk edilmiştir.The bridge has been toll-free since that time.
Tangutlu idareciler ve halk belirlenen zamanda şehri terk ettiklerinde hepsini yok edin!” demiştir.They have destroyed all of the cities, and have cast their fear upon the Sages.
Yine de 11 Sisam savaş gemisi İyonlar'ı terk etmeyip muharebe hattında kaldılar.However, 11 Samian ships refused to desert the other Ionians, and remained at the battle.
Bu tür fiilleri işlemek cezâ ve kınanmayı gerektirmez; ancak terk eden övülür.Such a law was not to bless the righteous, but to hobble those given to lawlessness.
1851 yazına gelindiğinde yaklaşık 700 Hristiyan şehri terk etmişti.By the summer of 1851, approximately 700 individuals had left the city.
Bu yüzden onları bırakıp orayı terk eder.He leaves her and goes away.
Tahrip olan ağır silahlar yol boyunca terk edilmişti.Heavy arms were transported along a different route.
Okulu yazma aşkı yüzünden terk etti ve yazmaya başladı.She discovered a love for history and began to write.
Simone, Kuyu'dan kaçmak için orayı terk eder ve Maloker da Buffy'nin işini bitirmeye çalışır.Simone leaves Buffy for Maloker to finish off and tries to escape the Well.
İnsanlar da bu adayı terk etmişler.In addition, you can rest on this island too.
Ancak evler terk edildiği için evlerin çoğu yıkılmıştır.Many homes were simply abandoned.
Birçok insan bölgeyi terk ederek Doğu Körfezi'ne göç etmiştir.Many fled permanently to the East Bay.
Ancak Drusilla, Spike'ın bu yaptığından sonra onu terk eder.Unfortunately for her, this is when Spike chooses to attack.
1950'lerde bu gemilerin kullanımı terkedildi.In 1950 the vessel was scrapped.
Bina inşa edildiğinden beri neredeyse terk edilmiş halde kalmıştır.It remains empty since it was constructed.
Diğer ikisiyse terk edilmek zorunda kalınmıştı.The other two companies had abandoned him.
Ebî Hâlid'in Uşrûsana'yı fethi üzerine ülkesini terk etmiştir.But then the Lord of the Manor came to take his land from him.
Bunun üzerine Mandira Rizvan'i terk eder ve ona gitmesini söyler.Guilt-ridden, however, he asks her to leave.
Terk edilen sinagog binasında yalnızca cemaatin yönetim büroları kaldı.There is only one active synagogue left in the community.
Einstein olmasa da, pek çok bilim insanı nihayetinde klasik teorileri terk etti.Most physicists, on the other hand, eventually abandoned classical unified theories.
Bu gözlemevi 1980'lerin başından bu yana terk edilmiş durumdadır.It has been abandoned since the early 1980s.
Yazar Avusturya'yı, 12 Mart 1938'deki Nazi ilhakından bir ay önce terk ederek ABD'ye döndü.He left Austria one month before it was annexed by Nazi Germany on March 12, 1938.
Dünya malını terk etmişlerdir.He had withdrawn from world.
Budizm geleneğinin amacı bu döngüyü terk etmektir.Gotham Entertainment will be unaffected by this change.
Peygamber Muhammed'in yaptığı ve yapmayı terk ettiği her şey sünnettir.The same is true for the prophet Muhammad, and nothing will happen to you.
Neredeyse hepsi yok edildi veya terk edildi.All were summarily discharged or expelled.
Bunun üzerine Lord Bullingdon evi terkeder.In the end, Lord Grantham defuses the situation.
1992 yılında Taliban tarafından ülkesi işgal edilince ülkesini terk etmek zorunda kaldı.She had to leave her country when the Taliban took over in 1992.
Kral ülkesini terk etmek zorunda kaldı.He had to leave his country.
Pek çok ev bakımsız ve terkedilmiştir.Many of them were destitute and jobless as well as being homeless.
Onlara merhamet teklif ettiğini ve gezegeni terk etmelerini söyler.He asked them to have pity and help him escape.
Muhacirlerin yaptığı gibi Ulu çukurlular da köyü terk etmeye, şehirlere göçmeye başlamışlardır.Like the Swedish troops before, they ravaged the countryside as well as the towns.
Sonunda şehir terk edildi ve yıkıldı.Eventually, the city was abandoned and fell into ruin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod