Ana içeriğe geç
Sözlük

tereyağı ile cümle

tereyağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Βουτυρον και μελι θελει φαγει, εωσου μαθη να απορριπτη το κακον και να εκλεγη το αγαθον.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Он будет питаться молоком и медом, доколе не будет разуметь отвергать худое и избирать доброе;
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Сгъстено мляко и мед ще яде, Когато се научи да отхвърля лошото и да избира доброто;
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.חמאה ודבש יאכל לדעתו מאוס ברע ובחור בטוב׃
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.زبدا وعسلا ياكل متى عرف ان يرفض الشر ويختار الخير.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.到 他 曉 得 棄 惡 擇 善 的 時 候 、 他 必 喫 奶 油 與 蜂 蜜
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.到 他 曉得棄惡擇 善 的 時候 、 他 必 喫 奶油 與 蜂蜜
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››\30:32\Thi Tryk på Mælk giver Ost, Tryk på Næsen Blod og Tryk på Vrede Trætte.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››căci baterea laptelui dă smîntînă, scărpinarea nasului dă sînge, şi stoarcerea mîniei dă certuri.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Kajti stiskanje mleka da maslo in nos stiskan izpusti kri: draženje pa rodi prepir.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Kdo tluče smetanu, stlouká máslo, a stiskání nosu vyvodí krev, tak popouzení k hněvu vyvodí svár.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››대저 젖을 저으면 뻐터가 되고 코를 비틀면 피가 나는 것 같이 노를 격동하면 다툼이 남이니라
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››lebo tlak na smotanu vyvodí maslo, a tlak na nos vyvodí krv, a tlak do hnevu vyvodí svár.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Sillä maitoa pusertamalla saa voin, nenää pusertamalla saa veren, ja vihoja pusertamalla saa riidan.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Ty såsom ost pressas ut ur mjölk, och såsom blod pressas ut ur näsan, så utpressas kiv ur vrede. ----
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››כי מיץ חלב יוציא חמאה ומיץ אף יוציא דם ומיץ אפים יוציא ריב׃
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››لان عصر اللبن يخرج جبنا وعصر الانف يخرج دما وعصر الغضب يخرج خصاما
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››搖 牛 奶 必 成 奶 油 . 扭 鼻 子 必 出 血 . 照 樣 、 激 動 怒 氣 必 起 爭 端
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››搖 牛奶 必 成 奶油 . 扭鼻子 必 出血 . 照樣 、 激動 怒 氣必 起 爭端
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.이전, 마른 빵 한 조각과 소금 빵 한 조각 버터를 발랐습.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.קודם לכן, פרוסת לחם יבש, פרוסת לחם מרוחה בחמאה מלוחה.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.في وقت سابق ، طخت شريحة من الخبز الجاف ، وشريحة من الخبز مع الزبد المملح.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.おそらく一度に指定し、すべてのために - すべてこれに加えて、彼女はボールを下に置く
Hagbart, ekmeği uzat. O kadar tereyağı alma.Vem har lärt dig att bre smör på rätsidan av brödet?
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.A început ca o trudã pentru o bucatã de pâine ºi s-a sfârºit ca o dragoste pentru ºtiinþã.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Comenzó con una lucha por ganarme el pan... y termina con un amor a la ciencia.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Det började som slit för brödfödan och slutade som kärlek till en vetenskap.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Une lutte continuelle pour le pain quotidien qui devint une passion pour la science.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Was als Bemühungen um den Broterwerb begann,,, endete in einer Leidenschaft für die Wissenschaft,
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Was als Bemühungen um den Broterwerb begann,,, endete in einer Leidenschaft für die Wissenschaft,
Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Đó là bơ TỐT NHẤT, 'Hare tháng ngoan ngoãn trả lời.
Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Era a melhor manteiga", a Lebre de Março humildemente respondeu.
Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Es war die beste Butter," die March Hare kleinlaut geantwortet.
Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Fue la mejor mantequilla", la Liebre de Marzo respondieron humildemente.
Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Se oli paras voita," maaliskuun Hare leppeästi vastasi.
Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."To było najlepsze masło," March Hare pokornie odpowiedział.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."A fost cel mai bun unt, denumită în continuare" Hare martie cu blândeţe răspuns.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Bolo to to najlepšie maslo," Zajac marca pokorne odpovedal.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Bylo to to nejlepší máslo," Zajíc března pokorně odpověděl.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."C'était le meilleur beurre," le Lièvre de Mars docilement répondu.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Det var det bästa smöret," i mars Hare ödmjukt svarade.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Det var det bedste smør," de haren ydmygt svarede.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.'È stata la migliore burro,' la Lepre Marzolina umilmente rispose.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Ez volt a legjobb vaj," Április Bolondja szelíden válaszolt.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Het was de beste boter, 'de Maartse Haas gedwee antwoordde.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Itu mentega TERBAIK, 'Hare Maret patuh menjawab.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.월 하질 않아서. 행진 부디 '그것이 최선 버터였다'
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."To je bila najboljša maslo," je marca Hare ubogljivo odgovorila.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Ήταν η καλύτερη βούτυρο," το Μάρτιο του Χάρε μειλίχια απάντησε.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Това беше най-доброто масло," Мартенският заек смирено отговорил.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Це було найкраще масло," Березневий Заєць лагідно відповів.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Это было лучшее масло," Мартовский Заяц кротко ответил.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.מרץ הייר. "זה היה הטוב ביותר את החמאה," הארנביב
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.مسيرة هير. "انه افضل زبدة ،' هير في مارس
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.素直に答えた。
O, bir yandan çay fincanı ve diğer bir parça ekmek ve tereyağı ile birlikte geldi.Egli entrò con una tazza di tè in una mano e un pezzo di pane e burro nell'altra.
O, bir yandan çay fincanı ve diğer bir parça ekmek ve tereyağı ile birlikte geldi.El a venit cu un pahar cu apă într-o mână şi o bucată de pâine şi unt, în cealaltă.
O, bir yandan çay fincanı ve diğer bir parça ekmek ve tereyağı ile birlikte geldi.Ele chegou com uma xícara de chá em uma mão e um pedaço de pão com manteiga na outra.
O, bir yandan çay fincanı ve diğer bir parça ekmek ve tereyağı ile birlikte geldi.Er kam mit einer Teetasse in der einen Hand und ein Stück Brot-und Butter in die andere.
O, bir yandan çay fincanı ve diğer bir parça ekmek ve tereyağı ile birlikte geldi.Han kom ind med en tekop i den ene hånd og et stykke brød-og-smør i den anden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod