Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Como el dice aquí, la mayoría de la gente responde sin vacilar.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Jak sam stwierdził, większość ludzi odpowiadała bez wahania.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.이처럼, 그가 이렇게 질문을 하면 대부분은 망설임없이 대답합니다.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Như ông đã nói ở đây, phần lớn mọi người trả lời không do dự.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Quindi come lui afferma qui, la maggior parte delle persone risponde senza esitazioni.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Wie er hier sagt, antworten die meisten ohne zu zögern.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Zoals hij hier zegt, antwoorden de meeste mensen zonder aarzeling.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Όπως λέει εδώ, οι περισσότεροι άνθρωποι απαντούν χωρίς δισταγμό.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.И, казва той, повечето хора отговарят без да се колебаят.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Он говорит, что большинство людей отвечают без колебания.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.כפי שהוא אומר כאן, רוב האנשים עונים בלי להסס.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.كما يقول هنا ، فإن معظم الناس يجيبون دون أي تردد.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.私たちがここで目にしたのは
Dalgalar halinde ona verdi. Ama bir ay kadar sonra ben tereddüt başladı tekrar.De egy hónap múlva, vagy így kezdtem el bátran újra.
Dalgalar halinde ona verdi. Ama bir ay kadar sonra ben tereddüt başladı tekrar.나는 파도에 그에게 주었다. 그러나 한 달 정도 후에 주저하기 시작했다
Dalgalar halinde ona verdi. Ama bir ay kadar sonra ben tereddüt başladı tekrar.Men efter en månad eller så började jag tveka igen.
Dalgalar halinde ona verdi. Ama bir ay kadar sonra ben tereddüt başladı tekrar.Men efter en måned eller så jeg begyndte at tøve igen.
Dalgalar halinde ona verdi. Ama bir ay kadar sonra ben tereddüt başladı tekrar.Але через місяць або близько того я став соромитися знову.
Dalgalar halinde ona verdi. Ama bir ay kadar sonra ben tereddüt başladı tekrar.أعطيته له في موجات. ولكن بعد شهر او نحو ذلك بدأت تتردد
Dalgalar halinde ona verdi. Ama bir ay kadar sonra ben tereddüt başladı tekrar.再び。
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Als Heer Ban-chu aarzelt, dan dood ik Yl Gwak zelf wel.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Če bo gospodar Ban-chu okleval, bom Yi Gwaka ubil sam.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Dacă Lordul Ban-chu va ezita, îl voi ucide personal pe Yi Gwak.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Jeżeli pan Ban-chu się tak waha, to sam zabiję Yi Gwaka.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Jika Tuan Ban-chu dilema, aku sendiri yang akan membunuh YI Gwak.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Nếu ngài Ban-chu do dự, tôi sẽ tự mình đi giết Yi Gwak.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Pokud Sir Ban-chu váhá, zabiju Yl Gwaka sám.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Si el Señor Ban-chu duda, yo mismo acabaré con Yi Gwak.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Si Maître Ban-chu hésite, alors je tuerai moi-même Yi-gwak.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.Ако господаря Бан-Чу се колебае, аз сам ще убия Ю Гак.
Efendi Ban-chu tereddüt ederse, Yl Gwak'ı bizzat ben öldürürüm.,אם אדוני באן-צ'וי מהסס .אהרוג את אי-גוואק בעצמי
Eğer prensin geleceğinde herhangi bir engel varsa, ...hiç tereddüt etmeden yok edeceğim.Nếu có bất kỳ trở ngại nào cho tương lai của hoàng tử, Tôi sẽ hủy diệt nó mà không chút do dự.
Eğer prensin geleceğinde herhangi bir engel varsa, ...hiç tereddüt etmeden yok edeceğim.Si hay algún obstáculo en el camino del Príncipe, acabaré con el sin dudarlo.
Eğer prensin geleceğinde herhangi bir engel varsa, ...hiç tereddüt etmeden yok edeceğim.Tout ce qui se dressera sur le chemin du prince, je le détruirai sans hésiter.
Eğer prensin geleceğinde herhangi bir engel varsa, ...hiç tereddüt etmeden yok edeceğim.Ако нещо пречи на принца в бъдеще, ще го унищожа без да се замисля.
Eğer prensin geleceğinde herhangi bir engel varsa, ...hiç tereddüt etmeden yok edeceğim.Если что-то будет мешать будущему Принцу, я уничтожу это без колебаний.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.A második számú: hezitálni rossz.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.두번째 교훈은, 주저하는 것은 좋지 않다는 것입니다.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.Numéro deux: il est mauvais d'hésiter.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.Número dois: hesitar não é bom.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.Nummer twee:Twijfel is fout.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.Номер две: колебанието е лошо.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.חוק שני: אל תהססו.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.رقم أثنان: التردد سيئ.
İkinci kural: Tereddüt kötüdür.これはヨセミテのトゥオルミ・メドウズでの
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Он не захотел проткнуть Кимбли ножом?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Eikö hän halua iskeä Kimbleen läpi?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Ele está relutante em trespassar o Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Esita a pugnalare Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Nie chciał dźgnąć Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?No quiere atacarle si tiene que atravesar a Kimblee.
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Ville han ikke også såre Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Vill han inte skada Kimbly också?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Διστάζει να κεντρίσει τον Κίμπλι;
Mary bir an tereddüt etti ve bunun üzerine düşündüm.Mary aarzelde even en dacht dat het voorbij is.
Mary bir an tereddüt etti ve bunun üzerine düşündüm.마리아는 잠시 망설이며 그것을 통해 생각.
Mary bir an tereddüt etti ve bunun üzerine düşündüm.María dudó un momento y pensar sobre él.
Mary bir an tereddüt etti ve bunun üzerine düşündüm.Maria hesitou por um momento e pensei sobre isso.
Mary bir an tereddüt etti ve bunun üzerine düşündüm.Maria tvekade ett ögonblick och tänkte över saken.
Mary bir an tereddüt etti ve bunun üzerine düşündüm.Mary do dự một chút thời gian và nghĩ rằng nó hơn.