terapi ile cümle
terapi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Molti pazienti con problemi simili preferiscono questa terapia.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Muchos de los pacientes como él eligen radioterapia.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Muitos doentes nesse estado preferem a radioterapia.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Mulți pacienți ca el nu răspund la terapia cu radiații.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Rất nhiều bệnh nhân như vậy muốn dùng trị liệu phóng xạ hơn.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Sok ilyen páciens jobban szereti a sugárterápiát.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Veľa pacientov v podobnej situácii uprednostňuje rádioterapiu.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Veliko takih pacientov se odloči za obsevanje.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Viele derartige Patienten ziehen die Strahlentherapie vor.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Wielu takich pacjentów jest za radioterapią.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Πολλοί ασθενείς προτιμούν αυτό παρά την θεραπεία με ακτινοβολιά.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Багато таких пацієнтів надають перевагу променевій терапії.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Многие пациенты, как он, пробуют радиотерапию.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Много пациенти с неговият проблем предпочитат радиационната терапия.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.חולים רבים כמוהו מעדיפים טיפול בקרינה.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.يحبّذ العديد من المرضى هذا الشّكل من العلاج الإشعاعي.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.でもPJは
Oral rehidrasyon terapisi, farklı ekinler ekmek, ne olursa... bilmekle olacak şeyler değildir.- assumere terapie di reidratazione orale, coltura intercalare eccetera - non è un atto d'informazione.
Oral rehidrasyon terapisi, farklı ekinler ekmek, ne olursa... bilmekle olacak şeyler değildir.Elektolyte zu nehmen, in Mischkulturen anzubauen, was auch immer, erreichen wir nicht durch Information.
Oral rehidrasyon terapisi, farklı ekinler ekmek, ne olursa... bilmekle olacak şeyler değildir.구강 수분 보충법이든 간작이든 무엇이든 간에 행하게 만드는 것은 정보의 문제가 아닙니다.
Oral rehidrasyon terapisi, farklı ekinler ekmek, ne olursa... bilmekle olacak şeyler değildir.לקחת הזנת מלחים דרך הפה, לערב גידולים, מה שזה לא יהיה. זוהי לא פעולת מידע.
Oral rehidrasyon terapisi, farklı ekinler ekmek, ne olursa... bilmekle olacak şeyler değildir.خذ العلاج بالإماهة الفموية ، الزراعة البينية ، مهما كانت ، ليس مبني على المعلومات.
Oral rehidrasyon terapisi, farklı ekinler ekmek, ne olursa... bilmekle olacak şeyler değildir.情報を与えることとは別のものです 「データを与えよう
Oral rehidrasyon terapisini boş verin,구강 수분 보충 요법에 관해 잊어버리고,
Oral rehidrasyon terapisini boş verin,שוכחים מהזנת המלחים דרך הפה
Oral rehidrasyon terapisini boş verin,انسى العلاج بالإماهة الفموية ،
Oral rehidrasyon terapisini boş verin,そのような人たちは増えています
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.A l'époque, il y avait déjà eu quelques premières tentatives de thérapie par la lumière.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.A quei tempi, c'erano già stati alcuni precoci tentativi di terapia della luce.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Azokban az időkben, voltak már korai kísérletek a fényterápiára is.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.En esos tiempos ya hubo algunos intentos tempranos de fototerapia.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.În acele vremuri, existau deja nişte încercări timpurii pentru terapia prin lumină.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.In dieser Zeit gab es bereits einige frühe Versuche auch im Bereich der Lichttherapie.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.In die tijden waren er een paar vroege pogingen tot lichttherapie.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.저 당시엔, 이미 빛 치료의 이른 시도가 이미 이루어지고 있었습니다.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Tehdy proběhly první pokusy o světelnou terapii.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Tuohon aikaan oli muutamia varhaisia yrityksiä myös valoterapiassa.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Vào thời đó, đã bắt đầu có một số thử nghiệm sử dụng liệu pháp ánh sáng.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Vtedy, boli ešte ranné pokusy so svetelnou terapiou.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.W tamtych czasach, były wczesne próby terapi światłem.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Εκείνη την εποχή υπήρξαν και οι πρώτες απόπειρες για τη φωτοθεραπεία.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Вже тоді були ранні спроби використання світлової терапії.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.В онези времена, вече е имало ранни опити за светлинна терапия.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.Уже в те времена были ранние попытки светотерапии.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.באותה העת, היו כבר נסיונות ראשונים לריפוי באמצעות אור.
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.في تلك الأوقات ، كانت هناك بعض المحاولات المبكرة أيضا عن العلاج بالضوء
O zamanlar, ışık terapisi ile ilgili erken denemeler de vardı.試みも行われていました これは 米国国立医学図書館でみつけた写真です
Program, motivasyon geliştirme, bilişsel davranışsal terapi ve psikososyal sorun çözmeye dayanmaktadır.Mønstre i behandlingsefterspørgslen
Program, motivasyon geliştirme, bilişsel davranışsal terapi ve psikososyal sorun çözmeye dayanmaktadır.Os consumidores de cannabis que iniciam o tratamento em regime ambulatório são predominantemente jovens
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.A művészetet, a zenét terápiának és a kifejezés közegének tekintjük.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.Arta, muzica sunt considerate terapii şi medii de expresie.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.As artes, a música são consideradas terapêuticas e um meio de expressão.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.El arte y la música son considerados como terapia y medios de expresión.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.미술과 음악은 표현의 수단, 테라피라고 생각합니다.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.Kunst, Musik werden angesehen als Therapie und Ausdrucksmöglichkeiten.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.Kunst, muziek worden beschouwd als therapie en middelen tot expressie.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.L'arte, la musica sono considerate terapia e mezzi di espressione.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.L'art, la musique sont vus comme thérapie et moyens d'expression.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.Nghệ thuật, âm nhạc được coi như liệu pháp và phương tiện bày tỏ tình cảm.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.Seni, music dianggap terapi dan media berekspresi.