terapi ile cümle
terapi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.Así que la música ha sido la terapia para mí.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.Chính âm nhạc là phương thuốc hữu hiệu cho tôi.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.De muziek is mijn therapie geweest.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.Então a música foi uma terapia para mim.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.그래서 음악이 바로 저를 치유해 주었죠.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.La musica è stata la mia terapia.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.La musique est ma thérapie.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.Więc muzyka była moją terapią.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.Музыка помогла мне излечиться.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.Така че моята музика беше терапията ми за мен.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.לכן המוסיקה היתה הטיפול שלי.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.لذا فقد كانت الموسيقى العلاج بالنسبة لي.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.音楽をしているときは
Çift ilişkileri sorunları çift ve aile terapisinde ele alınabilir.Les problèmes de couple peuvent être traités dans la thérapie de couple et la thérapie familiale.
Çift ilişkileri sorunları çift ve aile terapisinde ele alınabilir.Los problemas de pareja se pueden tratar en terapias de pareja y terapias familiares.
Çift ilişkileri sorunları çift ve aile terapisinde ele alınabilir.Parisuhdeongelmia voi käsitellä pari- ja perheterapiassa.
Çift ilişkileri sorunları çift ve aile terapisinde ele alınabilir.Problem i parförhållandet kan behandlas i par- och familjeterapi.
Çift ilişkileri sorunları çift ve aile terapisinde ele alınabilir.Проблемы в партнёрских отношениях могут быть рассмотрены на сеансах семейной и парной терапии.
Çift ilişkileri sorunları çift ve aile terapisinde ele alınabilir.مشاكل الشراكة من الممكن تداولها في العلاج الثنائي والعائلي.
Çift ilişkileri sorunları çift ve aile terapisinde ele alınabilir.配偶间的感情问题可以通过疗程解决。常见的问题包括沟通障碍、缺乏信任感和嫉妒。家庭问题疗程由家庭咨询处(perheneuvola)、
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.A legtöbben nem járunk, mégis, a kultúránk terápia-kultúra.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Die meisten von uns tun das nicht, aber Kultur ist eine Therapie-Kultur.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.우리의 대부분은 그렇지 않겠지만 우리의 문화는 치유의 문화입니다.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.La plupart d'entre nous n'en font pas, mais la culture est une culture de thérapie.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Majoritatea dintre noi nu fac asta, însă cultura e o cultură de terapie.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Molti di noi non la fanno, ma la nostra è una cultura della terapia.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Muchos de nosotros no la hacemos, pero nuestra cultura es de terapias.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Nós não fazemos isso, mas a cultura é uma cultura de terapia,
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Tôi biết phần lớn các bạn không vậy, nhưng nó là một nền văn cảm xúc
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Väčšina z nás to nerobí, ale kultúra je kultúra terapií.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Většina z nás to nedělá, ale kultura je kultura terapií.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Większość z nas tego nie robi, ale nasza kultura jest kulturą terapii.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Οι περισσότεροι δεν το γνωρίζουν αλλά ο πολιτισμός μας είναι θεραπευτικός.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Більшість із нас цього не роблять, але, все ж, це культура терапії.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Многие из нас этим не занимаются, но наша культура терапевтическая.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.Не всеки го прави, но културата ни е такава.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.רובנו לא עושים זאת, אבל התרבות היא תרבות בטיפול.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.معظمنا لا يعيش ذلك , ولكن الثقافة السائدة هى ثقافة العلاج.
Çoğumuz yapmıyoruz bunu, ama kültür bir terapi kültürü.その意味は すべては過去で決まると 思い込んでいるということです
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.왜냐하면 8살난 아이들은 자기가 무얼 먹을지 결정을 할 수 없기 때문이죠. 아니라구요? 그럼 정신과 상담 좀 받으셔야돼요.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Achtjährige entscheiden das nämlich nicht, und falls doch, sollten sie in Therapie!
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.As crianças de 8 anos não mandam — se mandarem, vocês precisam de terapia.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Bởi vì trẻ tám tuổi không có quyền quyết định, và nếu chúng làm vậy, bạn cần phải được điều trị.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Kajti osemletniki ne odločajo sami, in če odločajo, potrebujete terapijo vi.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Omdat 8-jarigen niet zelf horen te beslissen, en doen ze dat wel, heb je therapie nodig.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Ośmiolatki nie mogą decydować, jeśli decydują, powinniście iść na terapię.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Parce les enfants de huit ans ne décident pas, et si c'est le cas, vous devriez suivre une thérapie.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Pentru ca, copiii de 8 ani nu pot sa decida, iar daca pot, ar trebui ca voi sa fiti la terapie.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Porque los niños de ocho años no deciden por sí mismos, y si lo deciden, deberías estar en terapia.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.Из-за того что 8 летние не могут решать, а если они будут, то вы должны быть под лечением.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.מפני שילדים בני שמונה לא מחליטים בעצמם ואם כן, הם צריכים פסיכולוג.
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.لأن ذوو الثمانية سنوات لا يستطيعون اتخاذ القرار واذا استطاعوا , يجب أن يحصلوا على علاج نفسي
Çünkü 8 yaşındakiler karar vermeye başlamazlar, ve eğer karar veriyor olsalardı, terapide olurdunuz.もし選ぶ立場にあるとすれば 親に問題があるのです 私たちは 子供たちの食生活に
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Berdasarkan banyak bukti akan kesadaran, teori perilaku kognitif, sangat kuat untuk kesejahteraan kita.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Bycie świadomym, terapia kognitywno-behawioralna, są bardzo dobre dla naszego samopoczucia.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Gebaseerd op veel bewijs voor mindfullness en cognitieve gedragstherapie is dit erg goed voor ons welzijn.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.항상 주의를 기울이는 증거에 기초하는 인지적 행동 요법은 웰빙에 있어 몹시 강력합니다.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Na základě důkazů o všímavosti a kognitivní a behaviorální terapie je to pro náš blahobyt velmi důležité.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.בהתבסס על עובדות רבות למודעות, טיפול קוגניטיבי התנהגותי, זה [מאוד] חזק לרווחה שלנו.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.وتبعاً لعدة أدلة للعلاج الذهني الاداركي التصرفي فإن ذلك مهمٌ جداً لرفاهية الفرد