Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Răspunsul președintelui a fost violent.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Se obține un răspuns susținut în 65% din cazurile cu genotipul 4 cu tratament de 48 de săptămâni.
Hidrojen florür (HF) ve SbF5 arasında gerçekleşen tepkime ekzotermiktir.Reacția dintre HF și SbF 5 este exotermă.
Bu aşamalar tepkime mekanizması ile gösterilebilir.Animație care prezintă mecanismul de reacție
Roman hakkındaki basına yansıyan tepkiler genellikle olumluydu.Recenziile romanului au fost în general pozitive.
QR kodu adını İngilizce Çabuk Tepki (Quick Response) kelimelerinin baş harflerinden alır.QR este o prescurtare din engleză de la quick response („răspuns rapid”).
Ancak gelen yoğun tepkiler sonucu, bu karardan vazgeçildi.În fața valului de proteste, s-a renunțat la această hotărâre.
Tepki ve Değişim.Identitate și alteritate.
ABD ise ölçülü bir şekilde tepki gösterdi.Reacția din SUA a fost foarte asemănătoare.
Ancak bu karar tepkiye neden oldu.Hotărârea aceasta avea să o regrete.
DİSK ve bağlı sendikalar yeni yasaya tepki gösterdiler.NASA și alții au răspuns afirmațiilor făcute în carte.
Mast hücreler ve bazofiller histamin gibi inflamatuvar medyatörlerin salımı ile tepki verirler.Mastocitele și bazofilele reacționează eliberând mediatori inflamatori cum ar fi histamina.
Tepkime metal bir katalizör varlığında yapılır.Reacția are loc în prezența unui catalizator de oxid de fier.
"Give It 2 Me" eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldı.Gi„ve It 2 Me” a primit critici pozitive.
"N": Tepki Kuvveti, Newton(N) biriminde.Greutățile și, în general, forțele se măsoară în newton (N).
Reaksiyon ara ürünleri çok basamaklı kimyasal tepkimelerde ara basamaklarda oluşup harcanan ürünlerdir.Bazele folosite și alcoxizii obținuți sunt reactanți chimici foarte sensibili la umezeală.
Asitle baz arasındaki tepkime nötrleşme tepkimesi olup bu esnada tuz ve su ortaya çıkar.Reacția de neutralizare este reacția care are loc între un acid și o baza cu formare de sare și apa.
Ancak Pers Sarayı'nın tepkisi son derece saldırgan olmuştur.Vestea căderii Alamoului a avut, însă, efect total opus.
Ayrıca tepkimeye girme süreleri uzun olduğu için enerji ve zaman giderlerini arttırmaktadırlar.În afară de acestea proporționează energie pentru a prelungi timpul de muncă.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Aceasta a fost scânteia ce a aprins răscoala.
Bu cümle, felsefe camiası içerisinde tepkiyle karşılanmıştır.Decizia este primită cu reacții mixte în interiorul cartelului.
Bu sayede daha çok başarılı çarpışma olur ve tepkime hızı artar.Astfel, mai multe ciocniri eficace vor avea loc iar viteza de reacție va crește.
Hepsinin etki tepki olduğunu vurgularlar.Toate sunt procese de influențare.
Bu durum karşısında hükümet, buna tepki göstermiş bu da hükümetin tepkisine neden olmuştur.Măsurile luate au avut, astfel, un efect contrar celui pe care îl urmărise regele.
Genelkurmay Başkanlığı Kırca'nın ölümü üzerine, basında yer alan haberlere sert tepki gösterdi.Autoritatile maghiare l-au condamnat la moarte prin spanzuratoare pe pr.
Uluslararası camiadan müdahaleye verilen tepkiler çeşitlilik gösterdi.Reacțiile internaționale față de atentat au fost variate.
Kamuoyu tepkileri.Reacția firmei?
Zaitsev kuralı en büyük tepkime ürününün en çok ornatılmış çift bağlı alken olduğunu söyler.Reacția urmează regula lui Zaițev, care spune că cea mai stabil alchenă se formează.
Bu açıklama sert tepkiyle karşılaşınca kapatılmasından vazgeçildi.După o serie de discuții dificile, au fost de acord să plece.
Grup üyelerinin tepkileri farklılık göstermiştir.Tipul de interacțiune dintre membrii grupului s-a schimbat.
Postmodernizm Modernizm’in prensiplerine tepki olarak ortaya çıkmıştır.Postmodernismul se definește prin raportare la modernism.
Bu çabaları İngiltere Parlamentosu ve halkın önemli bir kısmı tarafından tepki gördü.Amândouă s-au lovit de împotrivirea parlamentului englez, și a majorității populației.
Toplumun değişik kesimlerinden bu açıklamalara tepki geldi.Declarația a declanșat răspunsuri variate în comunitatea internațională.
İsyan, İrlandalılar tarafından pek desteklenmese de idamlar İngiliz yetkililere karşı tepkiye sebep oldu.Privind în urmă, mișcările irlandeze blamează în unanimitate guvernul britanic.
Yahudi cemaatinden filosemitizme farklı tepkiler gelmiştir.Filosemitismul a avut parte de o reacție mixtă din partea comunității evreiești.
Tepkilerini zaman zaman bize de yöneltiyorlar.Uneori reacțiile tale ne impulsionează și pe noi.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaxiát idézhet elő a test válaszreakciója szinte bármely idegen anyagra.
E!'den Zach Johnson'a göre performans, medyadan karışık tepkiler aldı.Az E! írója, Zach Johnson szerint a fellépés vegyes fogadtatást váltott ki a médiából.
Klatrat hidratların oluşumu ve bozunumu birinci dereceden bir faz geçişidir, bir kimyasal tepkime değildir.A klatrát-hidrátok képződése és bomlása elsőrendű fázisátalakulás, nem kémiai reakció.
Maymun ve insansı maymunların da pornografiye insana benzer tepkiler verdiği ortaya çıkmıştır.Hím és nőstény szúnyogok is azonos reakciót mutattak.
Tepki ve Değişim.Változások és válaszok.
Webber yarıştan sonra telsizden: "İkinci pilot için fena değil." diyerek tepkisini ortaya koydu.A győzelme után rádión azt mondta csapatának: "nem is rossz egy második számú pilótától".
Çevresi onun bu düşüncelerine olumsuz tepki verdi.Ez utóbbit az őt ért negatív véleményekre reagálva írta.
Leningrad şehir yönetimi Temsilciler Konseyi, 27 Haziran 1941'de sivil halktan "ilk tepki grupları" düzenledi.1941. június 21-én a Leningrádi Városi Tanács megszervezte a civilek gyorsreagálású csoportjait.
Alternatif olarak, düşük sıcaklıkta, I2 + 3XeF2 → 2IF3 + 3Xe florisnasyon tepkimesi kullanılabilir.Egy másik eljárás szerint alacsonyabb hőmérsékleten a I2 + 3XeF2 → 2IF3 + 3Xe reakcióval állítható elő.
On dakikalık çarpışmalar stratejik, taktiksel ve tepkisel becerilerinizi ölçmenizi sağlar.Ennek ellenére a hat győzelme bizonyította taktikai ravaszságát és technikai fogékonyságát.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.A kezelésre adott válasz genotípusonként változik.
Ayrılama tepkimeleri Sn1 ve sn2 tepkimelerine çok benzerler.A két mechanizmus az SN1 és az SN2 reakció.
"Christmas Tree" eleştirmenlerden karışık tepkiler aldı.A Christmas Tree-vel kapcsolatban erősen megoszlottak a kritikusok véleményei.
Fransızlar bu duruma tepki gösterdiler.A franciák éltek a lehetőséggel.
B’T Selem’in ölen kişilerle ilgili sınıflandırmaları tepkilerle karşılaştı.Végül B’Elanna Torres segítségével egyéni létformáikat sikerül helyreállítani.
Bu yüzden bu tepkimeler çoğunlukla bir asit katalizörün varlığında gerçekleştirilir.Ezek a reakciók katalizátorok jelenlétében mennek végbe.
Sonunda tepkiler yatıştırıldı.Végül lazítással zárják az edzést.
Hükümetin bu tutumu kitleler tarafından tepkilerle karşılandı.A hatalom erre tömeges letartóztatásokkal válaszolt.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Az itt szerzett negatív tapasztalatok vezették az aktivizmushoz.
Anaflaktik/alerjik tepkiler, bir bölgede(lokal) veya tüm vücutta(sistemik) oluşabilir.Az anesztézia lehet lokális, regionális vagy általános (a teljes testre kiterjedő).
Filmi gören Kıral "Epik filmimi Amerikan filmi yaptılar" diye tepki gösterdi.Úgy vélte, hogy az „egzotikus” környezet segíteni fog a film amerikai bemutatásában is.
"Hair" çoğunlukla olumlu tepkiler aldı.A The Evil Within többnyire pozitív fogadtatásban részesült.
Her zaman insanlara yardım etmeye çalışır, öncesinde bunu her yaptığında insanlardan kötü bir tepki alıyordu.Mindenkin próbál segíteni, általában előbb cselekszik mint gondolkozik a következményeken.
Bu kilisenin inşaatı ve kullanıma açılması en başından beri yoğun tepkilere neden olmuştur.A templomban és a hozzá tartozó létesítményekben a kezdetek óta élénk gyülekezeti élet zajlik.