Bu yasağa tepki olarak grev başladı.На відповідь вони оголошують страйк.
Tıp doktoru olmadığı için, doktorlardan tepki gördü.Не знаючи, що робити, Доктор викрав учителів.
Yanma tepkimeleri kimyasal bir olaydır.Пірини — хімічні сполуки.
4 adet tepki motoru bulunur.В експлуатації 4 двигуни.
Tartışma Kırmızı şapkanın sorunu çözümü ile ilgili fikir ve tepkileri toplama düşüncesi ile devam eder.Далі, для того щоб зібрати думки та реакції щодо проблеми, дискусія може перейти до Червоного капелюха.
Buna tepki olarak üye devletler diplomatik temsilciliklerini bu şehirden çekme kararı almıştır.Також резолюція закликає держави-члени Ради Безпеки відкликати свої дипломатичні місії з міста.
Bu yüzden hayranlarının bir kısmı bu değişimi çok sevse de bir kısmı tepki göstermiştir.Для їхніх шанувальників ця зміна відбулася дуже несподівано.
Bunun üzerine olumlu tepki gördü.Його відповідь, природно, була позитивною.
Örneğin, lineer tepki fonksiyonu.Дані про ядерний реактор Лінгенської АЕС.
Ancak Pers Sarayı'nın tepkisi son derece saldırgan olmuştur.Але, насправді побудова Палацу піонерів стала довгобудом.
Buna tepki olarak İmparator I. Konstantin ise gümüş parayı istikrarlı altın para ile karşılamıştır.Саме під його впливом генерал де Голль вирішив обміняти доларові резерви на золото.
Fakat kamusal tepkiler sonucu kabul edilmemiştir.ООН не визнав його результати.
"Christmas Tree" eleştirmenlerden karışık tepkiler aldı.«Пастка для людини» отримала змішані відгуки критиків.
Ahmedinejad'ın bu açıklamaları uluslararası tepkilere yol açtı.Виправдання Маркача спричинило міжнародний резонанс.
Demir ile tepkimesinde patlayabilir.Залізо може заміщатися магнієм.
Sonunda tepkiler yatıştırıldı.Зрештою реліз перенесли.
Promotörde 3 adet peroksizom çoğalma tepki elemanı vardır.Близько 10 отриманих фото не залишили сумніві, що це плутонієвий реактор.
Yangına birçok Alman ve Türk politikacı tarafından tepki gösterilmiştir.Багато жителів було розстріляно поліцаями і німцями.
Onun yemek yeme adabı, içkiye düşkünlüğü ve yaşam şekli de aşırı tepki görüyordu.Її любов до розваг, їжі та вина була заразлива.
Parça bir anda patlamış ve olumlu derecede iyi tepkiler almıştır.Фільм отримав в цілому стримані й позитивні відгуки.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.A věru nikdy nebyli oslyšeni, kdo zbožně a důvěrně se utíkali k ní o její přemocnou ochranu.
Malcolm X suikastine pek çok tepki yağmıştır.Reakce na vraždu Malcoma X byly různé.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.K anafylaktickému šoku může dojít v reakci na téměř jakoukoli cizí látku.
Tepki ve Değişim.Setkání a proměny.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.Reakce na léčbu se liší v závislosti na genotypu viru.
HCV genotip 1 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastalardaki sürekli tepki 40-50% cıvarındadır.K setrvalé odpovědi u osob s HCV genotypu 1 dochází u 40-50 % z nich do 48 týdnů léčby.
Bu tür diplomasiye karşı en önemli tepki, idealist ABD Başkanı Woodrow Wilson'dan gelmişti.Jedním z hlavních iniciátorů vzniku Společnosti byl americký prezident Woodrow Wilson.
Bunun üzerine olumlu tepki gördü.Vyvolal u nich pozitivní reakce.
Mayıs 2017'de tepkiler de yorumlara genişletildi.V květnu roku 2018 fanoušci poznali, že něco není v pořádku.
Bu albüm de karışık tepkiler topladı.Album vyvolalo smíšené reakce.
Almanya Başbakanı Angela Merkel de bu planlara 'tiksindirici' diyerek tepki gösterdi.Přímou účast na zvažované intervenci odmítla i německá kancléřka Angela Merkelová.
Bu olay, Roma İmparatorluğu'nun Büyük Konstantin (324-337) tarafından Hristiyanlaştırılmasına bir tepkiydi.Constanța byla založena na počest Konstancie, sestry Konstantina Velikého (274–337), římského císaře.
Her zaman insanlara yardım etmeye çalışır, öncesinde bunu her yaptığında insanlardan kötü bir tepki alıyordu.A snaží se každý den pomáhat lidem kteří jsou na tom hůř než on.
Bu durum olumlu ve olumsuz birçok tepki aldı.Text vzbudil řadu souhlasných i odmítavých reakcí.
Taşlanma sırasında çekilen görüntüler internette hızla yayılmış ve büyük tepkilere yol açmıştır.Záběry a fotografie ze zásahu se okamžitě objevily v médiích a vzbudily velký rozruch.
Bu olay uluslararası tepkilere neden oldu.Tato akce vzbudila mezinárodní pohoršení.
Buna Puccini'nin tepkisi, eserde bu sıra revizyonlar yapmak oldu.Proto se Puccini pustil do jejího přepracování.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Na kritiku reagují lhostejností nebo hněvem.
Her türlü sese şaşkınlıkla tepki vermektedirler.Někteří řidiči reagují zmateně.
Aminler çeşitli yollarla tepkirler: Nükleofilik asil ornatımı ile.Svíce nohám mým : Hrst podnětů k zamyšlení nad Starým zákonem.
Özellikle yasanın bu kısımı büyük tepki topladı.Komunistický režim nyní zdůrazňoval zejména represivní stránku tohoto zákona.
Yaşama Sevinci, 1906 yılında Salon des Indépentants’da sergilendi ve yine tepkileri üzerine çekti.Zbytky lázní byly náhodně nalezeny v roce 1903 v Campo Santo de los Mártires a následně byly opět zakryty.
Avrupa'dan ise ABD'yi destekler tarzda tepkiler geldi.Zatím připlouvaly z Evropy posily.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Odpověď belgické vlády byla zcela vlažná.
Tartışma Kırmızı şapkanın sorunu çözümü ile ilgili fikir ve tepkileri toplama düşüncesi ile devam eder.Diskuse pak může přejít na myšlení s červeným kloboukem s cílem shromáždit názory a reakce na tento problém.
1992 yılında yayınlanan Tapping the Vein albümünde Sodom, Better off Dead'den daha iyi tepkiler aldı.S touto sestavou vydali Sodom (v roce 1990) album Better Off Dead.
Demir ile tepkimesinde patlayabilir.Ing. Železný si mohl oddechnout.
"N": Tepki Kuvveti, Newton(N) biriminde.V soustavě SI je jednotkou síly newton (N).
Yüksek ve beklenmedik seslere aşırı tepki verirler, çok kalabalık ve gürültülü ortamlarda tedirgin olurlar.Na cokoliv, co jim přijde zvláštní nebo neobvyklé budou reagovat hlasitým štěkotem.
Bu yüzden bu tepkimeler çoğunlukla bir asit katalizörün varlığında gerçekleştirilir.Tato reakce je v praxi často urychlována přítomností katalyzátoru.
Fakat, sadece astrafobiye özgü bazı tepkiler de vardır.Cu toate acestea, există unele reacții care sunt unice pentru astrafobie.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.Răspunsurile la tratament variază în funcție de genotip.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaxia poate fi cauzată de reacția organismului față de aproape orice substanță străină.
E!'den Zach Johnson'a göre performans, medyadan karışık tepkiler aldı.Potrivit lui Zach Johnson de la E!, interpretarea a primit o reacție mixtă din partea mass-mediei.
Ungern von Sternberg, olağandışı tepkilerinden ötürü "Deli Baron" olarak da tanınıyordu.Ungern von Sternberg era cunoscut și ca „Baronul nebun” datorită comportamentului excentric.
Buna tepki olarak üye devletler diplomatik temsilciliklerini bu şehirden çekme kararı almıştır.De asemenea, rezoluția cerea statelor membre să își retragă delegațiile diplomatice din oraș.
Yani evet, özünde ciddi olan yeni albümüm yaptığım diğer tüm şeylere bir tepkiydi.Deci, da, acest album a fost o reacție la celelalte lucruri care le făceam, care erau foarte serioase.
Bu yolla daha az tepki çekileceğini savunur .Iată rezultatul refuzului de a face un pas înapoi.
Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında.Acțiunea romanului prezintă mijlocul verii.
Bu şarkı Rusya tarafından tepkiyle karşılandı.Acest act a fost primit cu ostilitate de Rusia.