Ana içeriğe geç
Sözlük

tepki ile cümle

tepki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ebbinghaus’un döneminde yaptığı çalışmalara gelen tepkiler çoğunlukla olumlu olmuştur.Os comentários sobre os poemas de Ibsen, na época, foram principalmente positivos.
Bazı sanatçılardan da önemli tepkiler geldi.Houve além disso problemas com alguns artistas.
"So Happy I Could Die" genelde olumlu tepkiler aldı, bazı eleştirmenler şarkının cinsel yanını beğendi."So Happy I Could Die" recebeu revisões geralmente mistas da mídia especializada.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Existe ali uma Augusta simplicidade que me assombrou.
Olumlu tepkilerin yanında, görece az sayıdaki incelemeden bazı olumsuz tepkiler de aldı.Mais tarde, sessões de testes também tiveram menos reações favoráveis.
Bu olay sert bir tepkiye ve sonunda Kadeş Antlaşması'nın imzalanacağı, yıllarca süren savaşlara yol açtı."Tem sido uma luta muito longa e prolongada, e isto, certamente, distraiu a FCC durante o ano passado.
Birincisi Badische Anilin- & Soda-Fabrik (BASF) tarafından geliştirilmiş ve Wittig tepkimesine dayalıdır.BASF significava inicialmente Badische Anilin & Soda Fabrik (ou seja, Fábrica de Anilina e Soda de Baden).
Parçanın klibi yayınlandığı zaman, bazı kesimlerden olağanüstü tepkiler geldi.Com a boa resposta do público, outras séries foram produzidas.
Tepki kütlesi roket ile birlikte taşınmalı ve kullanldığında geri dönemez şekilde tüketilmelidir.Esta deve ser transportada juntamente com o foguete e é irrecuperavelmente perdida quando usada.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.No dia seguinte, pediu desculpas pelo "excesso".
Yasaya önemli bir tepki gelmedi.Não houve nenhuma resposta significativa.
Nükleer tepkimelerde, doğada bulunmayan radyoaktif çekirdekler elde edilebilir.Existe o risco de explosivos não detonados serem encontrados na ilha.
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.Mais tarde centrou-se em examinar a reação da sociedade e as mudanças que esta sofre.
Mindhunter eleştirmenlerden pozitif tepkiler aldı.Mindhunter recebeu críticas positivas.
Bu da, yönetimi aşıp Çerkeslerin aleyhine dönüşen tepkilere yol açmıştır.Como guia das ações humanas que levariam a ação (pravrittri) e a renuncia (nirvrittri).
Bu basamaktaki tepkime her iki yöne doğru eşit ağırlıklı olarak gerçekleşmektedir.Trata-se de pegar a baqueta do mesmo modo nas duas mãos.
Buna karşılık, ilk şiddetli tepki Mısır’dan geldi.A reação mais violenta veio do Irão.
Filistinlilerin tepkisi karışık oldu.A reação entre os palestinos foi variada.
Ancak Pers tepkisi şiddetli oldu.O PS reagiu violentamente.
Titanik başarısının yanı sıra ters tepkilerle de karşılaştı.Titanic teve uma recepção controvérsia, além de seu sucesso.
Sergileme ve tepki önleme davranışsal bir tedavi yöntemidir.Imediação e hipermediação são formas de mediação.
İlk modele patlayıcı tepkimeli zırh konularak Type 88II adı verildi.O primeiro modelo de produção foi denominado 208A.
Bunun nedeni metallerin sıcaklık farklılığına farklı tepkiler vermesidir.Isso se deve ao fato de metais diferentes responderem de forma distinta com relação a diferenças temperaturas.
2010 sezonunda temanın izleyicilerden düşmanca tepkiler alan yeni bir sürümünden sorumluydu.Por volta de 2013 já parecia óbvio que uma nova onda de protestos feministas estava acontecendo.
Bu olay uluslararası tepkilere neden oldu.O acordo motivou intensas reações internacionais.
Şu ana kadar seyirciden olumlu tepkiler almıştır.Seu desempenho foi recebido com uma reação positiva do público.
En sonunda büyük tepkiyle karşılaşan eserini bitirdi.Agora quer-se dedicar finalmente à sua grande paixão.
Her gün bir önceki günün eylemleri ve tepkileri tekrarlanır.Repetiram as mesmas perguntas do dia anterior.
Sınır Güvenlik Gücünün ilan edilmesi, Suriye, Türkiye, Rusya ve İran'ın tepkisi ile karşılandı.O grupo apoia o acordo de cessar-fogo implementado na Síria que foi negociado pela Rússia, Turquia e Irã.
Bu bildiri çeşitli tepkilerle karşılaştı.A proposta foi recebida com reações diversas.
Tek büyük Alman tepkisi, 15 Ocak'ta gerçekleşti.A ofensiva alemã chegou ao fim em 25 de janeiro.
Adı Mutluluk genelde eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldı.A felicidade é o nome geralmente recebeu respostas positivas dos críticos.
ABD ise ölçülü bir şekilde tepki gösterdi.De VS reageren gematigd.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafylaxie kan worden veroorzaakt door een reactie van het lichaam op vrijwel elke vreemde stof.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Uit het buitenland kwamen ook verschillende reacties.
Amélie’nin festivaldeki yoksunluğu, filmi oldukça beğenen medya ve izleyiciler tarafından tepki topladı.De afwezigheid van Amélie veroorzaakte een controverse door het enthousiaste filmpubliek en de media.
Bu sürüm izleyicilerden ağır tepkiler almıştır.Dit trok een groot aantal toeschouwers.
"N": Tepki Kuvveti, Newton(N) biriminde.De eenheden zijn in newton (N).
Köprünün adı, Türkiye'de yaşayan Alevilerin tepkilerine yol açtı.Dit leidde tot protesten van de alevieten in Turkije.
Bu bildiri çeşitli tepkilerle karşılaştı.Het verhaal werd met uiteenlopende reacties ontvangen.
Tepki ve Değişim.Continuïteit en verandering.
Sonlanma tepkimeleri serbest radikal sayısında net bir azalma olan tepkimelerdir.Terminatie Terminatiereacties zijn reacties die resulteren in een netto-daling van het aantal vrije radicalen.
Aspasia'nın Perikles ile olan ilişkisi ve buna bağlı siyasal nüfuzu tepki uyandırmıştır.Haar relatie met Perikles en haar latere politieke invloed veroorzaakte nogal wat reactie.
Internet'teki büyük tepkilerin ardından, StarForce bu olay nedeniyle bir özür metni yayınlamak zorunda kaldı.Nadat hierover, op sociale media, commotie ontstond, bood Dane zijn excuses aan.
Engelleyici, ketleyici veya inhibitör, kimyasal bir tepkimenin hızını azaltan bir katışkıdır.Een inhibitor of remmer is een stof die de reactiesnelheid van een chemische reactie sterk vertraagt.
Ancak herkes bu habere tepki gösterir.Het antwoord daarop werkt dus tegen iedereen.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.De luisteraars en haar baas hebben dus niets gemerkt van haar afwezigheid.
Bu durum özellikle liberallerin yoğun tepkisini alıyordu.Vooral de liberalen hadden onder deze ontwikkeling sterk te lijden.
Siyasi olduğu açık olan bu eylem basında tepki topladı.In de politiek werd ontstemd gereageerd op de onthulling.
Fakat Jumbo'nun satışı büyük tepki topladı.Hij heeft Jumba’s onderzoek gefinancierd.
Tollens ve Fehling ayracı ile tepkime verebilir.Resorcinol reageert positief met Fehlings en Tollens.
Fakat kamusal tepkiler sonucu kabul edilmemiştir.De reacties van het publiek worden niet getoond.
At eti tüketimi özellikle ABD'de büyük tepkiyle karşılaşmaktadır.Het debuutalbum van de Eagles is vooral in de Verenigde Staten goed ontvangen.
Yapılan açıklamalar geniş bir kamu kitlesinin tepkisini çekti.De peiling maakte een scala aan reacties van overheidsfunctionarissen los.
Buna karşılık, ilk şiddetli tepki Mısır’dan geldi.De eerste uitbarsting van ongenoegen vond plaats in Egypte.
Bu tepkiler o dönemde "temsil yoksa vergi de yok" sloganıyla özetlendi.Dit werd vervat in de slogan "No Taxation without Representation".
Perrault, eserinde bu tepkileri ele aldı ve eleştirilere yanıt vermeye çalıştı.Guerrero gaf hun daar advies en leverde kritiek.
Çevresi onun bu düşüncelerine olumsuz tepki verdi.In die memoires gaf hij een zeer negatief oordeel over haar.
Bunun üzerine tepki gösterdim.Zo redeneerde ik.
Grup üyelerinin tepkileri farklılık göstermiştir.De reacties van de andere aanwezigen lijken meerslachtig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod