Ancak bu gelişme bile, Şam'da büyük tepkiyle karşılandı.لكن حدث ردا فعل كبير في الشام على الرغم من هذا التطور.
Tank personeli genellikle derin su geçişlerine olumsuz tepki verir.تفتقر الدول النامية غالبًا إلى إدارة المخلفات الصلبة.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.لكل إجابة يتم إعطاء 'لماذا' أخرى.
Ayrılma tepkimeleri de E1 ve E2 şeklinde adlandırılır.سُميت هذه الأقسام بالرموز E1 و E2 و E3.
“Dalitlerin” (dokunulmazların) hareketidir (Dalit, zulüm ve baskıya karşı gösterilen köklü bir tepkidir).من الاصل"دونك"،يقال"دونك اياه" أي خذه وعليك به ( دُوْن ): الدون: الناقص والناقصة من كل شيء.
Dahmer'ın kurbanlarının ailelerinin tepkileri karışık oldu.وبقيت نساء عائلة داشوود في حالة سيئة.
Çocuğun ruhsal gelişiminde annenin önemi, anneden ayrılığa tepkiler, Ben Hasta Değilim.الشبح بين ذراعيك مجددا غدا أمي لن تكون هنا اشيدا
Film, genellikle olumsuz tepkiler aldı.الفيلم تلقى ردود فعل إيجابية في الغالب.
Buna vatandaşlardan tepki geliyordu.وادى ذلك بهروب المواطنين.
ABD ise ölçülü bir şekilde tepki gösterdi.كذلك اعتمدت الولايات المتحدة الأمريكية تصميمًا مشابهًا.
Hedef kitleden gelen tepkiler, ikna amaçlı kullanılmaktadır.الفعل هو الأمر الذي يتم تنفيذه على الهدف.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.و تحدث الاستجابة المستديمة لدى 65% من الأشخاص المصابين بـ HCV من النمط الجيني 4 مع 48 أسبوعاً من العلاج.
Buna tepki olarak Arap Birliği Mısır'ı örgütten uzaklaştırdı ve merkezini Kahire'den Tunus'a taşıdı.ولاحقاً اتخذت جامعة الدول العربية قراراً بنقل مقرها من القاهرة إلى تونس احتجاجاً على الخطوة المصرية.
Bunun üzerine olumlu tepki gördü.وكان مسرورًا لسماعه ردود الفعل الإيجابية.
Gürcü tarafı buna yoğun tepki göstermiştir.الليرة ثبتت بعض الشيء ردا على ذلك.
Bu yasaya göre; her etki eşit büyüklükte ve ters yönde bir tepki doğurur.لكل قوة فعل قوة رد فعل، مساوٍ له في المقدار ومعاكس له في الاتجاه.
Bu karara çok büyük tepkiler verildi.لقد أصدرت هذه الحكومة قرارات ذات أهمية كبيرة.
Danimarka ve Fransız milliyetçiliğine tepkiler, dikkatleri Alman birleşmesiyle ilgili ifadelere çekti.شكل رد فعل الألمان تجاه الوحودية الدنماركية والقومية الفرنسية بؤرة للتعبير عن وحدتهم.
Şuabiye hareketi ise Mevâlî ırkçı anlayışına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.وكانت نتيجة هذه الحركات نشوء حركة طلابية مناوءة للفكر العنصري.
Asit-baz tepkimesi, bir asit ile bir baz arasında meydana gelen kimyasal tepkimedir.التفاعل الحمضي-القاعدي هو تفاعل كيميائي يحدث بين الحمض والقاعدة.
Ne var ki, bu durum büyük tepki doğurdu ve görevden alındı.هذا هو لأنه قد تم تحقيق عمل أو واجب من ذلك الشخص.
Buna rağmen film bazı tepkilerle karşılaştı.حصل الفيلم على ردود فعل متباينة.
Bu durum olumlu ve olumsuz birçok tepki aldı.وقد أثار هذا الدعم بعض الردود الإيجابية والسلبية من الجمهور.
Denetleyicinin tepkisi hatanın denetlenerek yanıtlanması olarak tarif edilebilir.قد تدرس ضغط البيانات وتصحيح الخطأ في الجمع.
Bu yüzden hayranlarının bir kısmı bu değişimi çok sevse de bir kısmı tepki göstermiştir.وأخيرًا استُجيبَ دُعاء هذه الرغبة الجامحة، على الأقلّ جزئيًا.
"N": Tepki Kuvveti, Newton(N) biriminde."G": هو ثابت نيوتن للجاذبية.
Bu olumsuz tepkiler şairde büyük bir moral çöküntüsüne sebep oldu ve sağlığı bozuldu.وأصبح ذلك التأثير السلبي سببا كبيرا في إنهيار حالته النفسيه وإفساد صحته.
Malcolm X suikastine pek çok tepki yağmıştır.اغتيال مالكوم إكس.
Devrimcilerin buna tepkisi çok çabuk ve zalimce oldu.انتقام الألمان كان سريعا وقاسيا.
Ancak, kendisine yönelik tepki ve isyanlar dinmedi.هذا ولم يَخْلُ عهده من فتن وثورات قضى عليها.
Sivil milisler buna tepki olarak kurulmuş, fakat bu politik (sol-sağ) bir yapıya dönüşecektir.فتشكلت ميليشيات مدنية كرد فعل، لكن سرعان ما شكلت إلى جانبها (اليمينية منها واليسارية) جناح سياسي.
Enzimlerin katalizlediği yaklaşık 4000 tepkime bilinmektedir. .São conhecidas cerca de 4000 reações químicas catalisadas por enzimas.
Rekombinasyon tepkimesi rekombinaz olarak adlandırılan enzimler (örneğin RAD51) tarafından katalizlenir.A reacção de recombinação é catalisada por enzimas conhecidas como recombinases, tais como a RAD51.
Halkın nezdinde, Adriyatik Ligi çok değişik ve güçlü tepkilerle karşılaştı.Na frente das relações públicas, a Liga Adriática foi recebida com fortes e mistas reações.
Olay, hip hop topluluğunun büyük tepkisini çekti ve "Özgür Pimp C" kampanyası başlatıldı.Sua prisão foi muito protestada pela comunidade hip hop, que imediatamente iniciou a campanha "Free Pimp C".
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.Em circunstâncias normais, muitos dos linfócitos T e anticorpos reagem com peptídeos próprios.
Kimyasal sistemler, maddenin fazında değişim veya bir dizi kimyasal tepkime içerebilir.Sistemas químicos podem incluir mudanças de fase da maéria ou um conjunto de reações químicas.
İtme, Newton'un ikinci ve üçüncü kanunları tarafından nicel olarak tanımlanan bir tepki kuvvetidir.Em termos da Física, é uma força de reação descrita quantitativamente pelas segunda e terceira leis de Newton.
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.A publicação das fotos causou um alvoroço da mídia, mas Madonna permaneceu desafiadora e sem remorso.
Oyuncuların MissingNo.'ya tepkileri sosyolojik araştırmaların konusu oldu.A reação dos jogadores ao MissingNo. foi sujeita a estudos sociológicos.
Çalışmanın tamamında yalnızca 2 kişi dört aşamanın tamamında tepki vermiştir.Apenas duas pessoas em todo o estudo responderam em todos os quatro testes.
Tepkisel olan kişi karşısındakini önyargıyla, yani yanlış bir şekilde değerlendirir.Controverso, aqueles que são a favor de seu caráter o definem como irreverente.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.A resposta ao tratamento varia consoante o genótipo do vírus.
ABD, Jabhat Al-Nusra'yı bombardıman kampanyalarına tepki olarak bir terörist örgüt olarak kara listeye aldı.Contudo, os Estados Unidos já declararam a Jabhat al-Nusra como uma organização terrorista.
Bu durumlarda enzim tepkimeyi sadece termodinamik olarak izin verilen yönde katalizler.Nestas condições, a enzima só catalisará a reacção na direcção termodinamicamente permitida.
Lego Batman 3: Beyond Gotham piyasaya sürüldükten sonra farklı tepkiler almıştır.Lego Batman 3: Beyond Gotham, aparece como uma personagem jogável.
Enzimler olmayınca bu tepkime anlamsız denecek derecede yavaş meydana gelir.Na ausência de enzimas, este processo é tão lento que se torna insignificante.
Asit-baz tepkimesi, bir asit ile bir baz arasında meydana gelen kimyasal tepkimedir.Uma reação ácido-base é uma reação química que ocorre entre um ácido e uma base.
Enzim sonra tepkimenin kimyasal adımını katalizler ve ürünü salar.A enzima catalisa então o passo químico da reacção e liberta o produto.
Buna Theofilos'un tepkisi, akrabasını keşiş olmaya zorlayıp, evini manastır yapmak olmuştur.Como reação, Teófilo forçou-o a se tornar um monge e converteu a casa dele num mosteiro.
Enzimlerin saniyede katalizlediği tepkime sayısı birkaç milyonu bulabilir.As enzimas podem catalisar até vários milhões de reacções por segundo.
Tepki ve Değişim.Permanencia y câmbio.
Seyirciler filme olumlu tepkiler vermiştir.O público inicial fez comentários positivos sobre o filme.
Okuyucunun hikâyeye tepkisini önceden tahmin eden bir hikâye.O leitor terá, sem dúvida, antecipado a minha resposta pelo que disse antes.
Buna tepki olarak üye devletler diplomatik temsilciliklerini bu şehirden çekme kararı almıştır.A resolução recomendou aos Estados-membros da ONU que retirem sua representação diplomática da cidade.
Bunun üzerine tepki gösterdim.Foi por isso que você me salvou.
Irving Berlin'in "God Bless America" şarkısına eleştirel tepki olarak yazıldı.Guthrie estava cansado de ouvir a música "God Bless America", de Irving Berlin, nas rádios.
"N": Tepki Kuvveti, Newton(N) biriminde.Em homenagem a ele, a unidade SI de força é denominada newton (N).
4 adet tepki motoru bulunur.Faltam hélices em ambos os motores.
Call of Duty 4, olumlu tepkilerin yanında zaman zaman olumsuz tepkiler de aldı.Call of Duty 4 também recebeu algumas críticas negativas.