“Ilımlı İslam Ülkesi” tanımlamasına Genelkurmay sert tepki verdi.В нём была дана характеристика специальности «Исламское богословие».
Roman hakkındaki basına yansıyan tepkiler genellikle olumluydu.Рецензии критиков на роман были в целом положительные.
İçlerinden duyduğum bazılarına dünyanın tepkisinin nasıl olacağını kestiremiyorum." dedi.Я не уверен в том, как отреагирует мир на вещи, которые я слышал от него».
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.На следующий день она вернулась с извинениями.
Seyircilerin izledikten sonra nasıl tepki vereceklerini çok merak ediyorum.Представьте, как после этого его поддерживали зрители.
"Dünyadan tepki yağıyor".Мы собираемся разбудить весь мир».
Türk hükümeti kararı tepkiyle karşıladı.Правительство России в знак благодарности предприняло ответные шаги.
HDP'ye yönelik operasyon, dünya çapında sert tepkilere ve eleştirilere neden oldu.Использование РСЗО и его последствия вызвали критику во всем мире.
Buna rağmen film bazı tepkilerle karşılaştı.Тем не менее, фильм получил несколько отзывов.
Ayrılma tepkimeleri de E1 ve E2 şeklinde adlandırılır.Например, в группу e входят ячейки e1 и e2.
Charles ve orkestra her gösteride aynı tepkiyle bir sandal gezisinde çeşitli geceler gene müzik çaldı.Чарльз и его оркестр решили исполнить композицию ещё на нескольких концертах и реакция везде была одинаковой.
Roman hem olumlu hem de olumsuz tepkiler aldı.Роман получил множество отзывов, как положительных, так и негативных.
Ancak bu karar tepkiye neden oldu.При этом неважно, что вызвало эту реакцию.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.В какой-то момент эта реакция запустилась.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Предстаёт равнодушным к похвале или критике.
Katalizörün tepkime üzerinde yaptığı bu değişikliğe kataliz denir.Данный вид действия принято называть модифицированием катализатора.
Grup üyelerinin tepkileri farklılık göstermiştir.Реакция штатов на декларацию была различной.
İzmir'in işgaline karşı gösterdiği tepkiler sebebiyle tutuklanır.Участвовал в подавлении восстания ихэтуаней.
Bazı medya kuruluşlarının gösteri ile ilgili haberleri yayınlamamasına tepki gösterilmiştir.СМИ дали команду ничего о нем не публиковать.
Çalışmanın tamamında yalnızca 2 kişi dört aşamanın tamamında tepki vermiştir.По рассказам некоторых пассажиров, всего было четыре попытки взлета.
Örneğin, lineer tepki fonksiyonu.Оборудование для линейного монтажа.
Albüm, eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldı ve ticarî anlamda önemli başarılar elde etti.Альбом получил положительные отзывы критиков и стал коммерчески успешным.
Bu olay tüm Rusya'da büyük tepkilere sebep oldu.Преступление вызвало большой резонанс во всей России.
Selefi gibi o da oldukça olumlu tepkiler aldı.Как и предшествующий, он получил множество позитивных отзывов.
Dante "İnsanlar ne tepki vereceklerini bilemediler.Сёстры не знают, как реагировать.
DİSK ve bağlı sendikalar yeni yasaya tepki gösterdiler.Новые и традиционные профсоюзы проводили митинги протеста.
Okul içi şiddet, erişkinlerin tepkisel yaşamının en açık bir şekilde görünen şekillerinden biridir.Богатая на событие студенческая жизнь — это самые яркие жизненные воспоминания в жизни человека.
Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında.Да и какое писанье теперь в мои лета.
Bu karar bazı eleştirmenler tarafından tepkiyle karşılandı.Это решение было оценено критиками.
2009 yılında yayınladıkları EP’leri Four Words To Stand On’la eleştirmenlerden olumlu yönde tepkiler aldılar.Мини-альбом «Four Words To Stand On» вышел в январе 2009 года и был хорошо принят критиками.
Titanyumun su ve hava tepkimesi yavaştır.Титан и титановые сплавы.
Fransızlar bu duruma tepki gösterdiler.Французы отреагировали немедленно.
Başka bir yerde Protestanlar Copernik’in teorisinin haberlerine ilk tepki gösterenler oldular.Тогда же начинают появляться и первые негативные отзывы о теории Коперника.
Yasaya önemli bir tepki gelmedi.ولم يحدث إصدار هذا القانون رد فعل مهم.
Tepki ve Değişim.الحركه والتغير.
Buna tepki olarak üye devletler diplomatik temsilciliklerini bu şehirden çekme kararı almıştır.ويدعو هذا القرار أيضًا الدول الأعضاء إلى سحب بعثاتها الدبلوماسية من المدينة.
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.ثم تحول إلى دراسة ردات الفعل والتغيرات في المجتمع.
Akut stres tepkisi kan akışını yükseltir ve hastayı tehlikeye sokar.والتوتر الحاد يزيد من تدفق الدم ويعرض المريض للخطر.
Duygusal bellek bilinçli olarak ulaşılabilirdir, fakat güçlü, bilinçdışı fizyolojik tepkiler oraya çıkarır.الذكريات العاطفية متوفرة بوعي، ولكنها تثير رد فعل فسيولوجي قوي لا واعي.
Pek çok kuruluştan bu eylemin iptal edilmesi yönünde tepki geldi.اضطرت العديد من أحداث الفخر بأن يتم إلغاءها.
Adet döngüsünün iki farklı evresinde kadınlardaki korku tepkisi incelenmiştir.وقد تم أيضاً فحص استجابة الخوف لدى النساء أثناء مرحلتين مختلفتين من الدورة الشهرية.
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.وقد نشرت الصور في وسائل الإعلام، وأثار الغضب، ولكن مادونا لم تعتذر عن تلك الصور.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.يختلف التجاوب مع العلاج حسب النمط الجيني.
Enzimlerin katalizlediği yaklaşık 4000 tepkime bilinmektedir. .حوالي 4آلاف تفاعل معروف بأن الإنزيمات تقوم بتحفيزها.
Yüksek sesler ve ışık gibi algısal bilgilere sıradışı tepkiler de sıklıkla görülür.كما تُعد الاستجابات الغريبة للمعلومات الحسية، مثل الأصوات العالية والأضواء شائعة.
Garip akımı kendisinden önceki şiir anlayışına bir tepki olarak doğdu.ولد تيار الغريب وكأنه رد فعلٍ على المفاهيم الشعرية السابقه عليه.
Çalışmanın tamamında yalnızca 2 kişi dört aşamanın tamamında tepki vermiştir.وقد استجاب شخصان فقط من مجمل المشاركين في الدراسة لكافة التحديات الأربعة.
Bu bildiri çeşitli tepkilerle karşılaştı.حصل هذا الاسم على ردود أفعال متفاوتة.
Rekombinasyon tepkimesi rekombinaz olarak adlandırılan enzimler (örneğin RAD51) tarafından katalizlenir.تُحفَّز عملية التأشيب بواسطة إنزيمات تسمى ريكومبيناز مثل RAD51.
Bu tepkime sonucu salınan erke milyonlarca elektronvolttur, yani oldukça küçük bir miktar erkedir.الطاقة الناتجة عن هذا التفاعل تقدر بملايين فولت إلكتروني والذي يعادل كمية بالغة الصغر من الطاقة.
Okuyucu tarafından sert tepkiler aldıktan sonra, orijinal konseptinde geri getirdi.وفي وقت لاحق استعادت لها المفهوم الأصلي بعد تلقي ردود الفعل القاسية من القراء.
Bu durum Çin'in tepkisiyle sonuçlanmıştır.ومن ثم، كان رد الصين حاسمًا.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.ولكنه اعتذر عن ذلك في اليوم التالي.
Enzimlerin saniyede katalizlediği tepkime sayısı birkaç milyonu bulabilir.يمكن أن تصل قيمة kcat لهذه الإنزيمات حتى ملايين التفاعلات خلال ثانية.
Grup üyelerinin tepkileri farklılık göstermiştir.كانت ردود أفعال المعارضة متفاوتة.
Bu duruma tepki olarak 1973'te ABD ve 1976'da İngiltere Uganda'daki temsilciliklerini kapattılar.إلا أنه أنهى هذا التدخل الأمريكي في فيتنام عام 1973.
Uygulamaya verilen tepki esas olarak olumluydu.كان رد الفعل الحاسم سلبي أساساً.
About.com'dan Bill Lamb'te şarkının zorbalara karşı bir tepki olduğunu yazdı.ووفقا لموقع عن.كوم كتب بيل لامبفي أغنيتة أنها رد فعل ضد الإستبداد.
1908: René Lorin ilk tepkili jet motorunun patentini aldı.عام 1908، رينيه لورين أول من اقترح تصميم محرك نفاث.
Yazılarına, özellikle en son yazdığı polemiği Wagner Olayı`na gelen tepkileri gözünde büyüttü.كان يبالغ في رؤية ردود الفعل على كتاباته، خاصة كتابه المثير للجدل "قضية فاغنر".