Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Hovorím bláznom: Nebláznite! A bezbožníkom: Nepozdvihujte rohu!
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Ik heb de trotse mensen gewaarschuwd: "Wees niet hoogmoedig" en zei tegen de ongelovigen: "Wees niet koppig,
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Jag säger till de övermodiga: »Varen icke övermodiga», och till de ogudaktiga: »Upphöjen ej hornet.»
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Jeg sier til de overmodige: Vær ikke overmodige, og til de ugudelige: Løft ikke horn!
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).너희 뿔을 높이 들지 말며 교만한 목으로 말하지 말지어다
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).løft ikke eders Horn mod Himlen, tal ikke med knejsende Nakke!"
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).não levanteis ao alto a vossa fronte, nem faleis com arrogância.
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Ne dvigajte visoko rogov svojih, ne govorite drzno s trdim vratom.
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).No levantéis en alto vuestra frente, ni habléis con el cuello erguido.'
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Nu vă ridicaţi capul aşa de sus, nu vorbiţi cu atîta trufie!
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).pochet nicht so hoch auf eure Gewalt, redet nicht halsstarrig,
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Rzekę szalonym: Nie szalejcie, a niepobożnym: Nie podnoście rogów.
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir)."Ylvästelijöille minä sanon: älkää ylvästelkö, ja jumalattomille: älkää sarvea nostako.
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Μη υψονετε εις υψος το κερας υμων μη λαλειτε με τραχηλον σκληρον.
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).Не дигайте високо рога си, Не говорете с корав врат.
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).אל תרימו למרום קרנכם תדברו בצואר עתק׃
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).لا ترفعوا الى العلى قرنكم. لا تتكلموا بعنق متصلب.
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).不 要 把 你 們 的 角 高 舉 . 不 要 挺 著 頸 項 說 話
Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).不要 把 你 們 的 角高舉 . 不要 挺著 頸項說話
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSela"주께서 주의 백성을 구원하시려고, 기름 받은 자를 구원하시려고 나오사 악인의 집머리를 치시며 그 기초를 끝까지 드러내셨나이다 (셀라)"
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSelaיצאת לישע עמך לישע את משיחך מחצת ראש מבית רשע ערות יסוד עד צואר סלה׃
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSelaخرجت لخلاص شعبك لخلاص مسيحك. سحقت راس بيت الشرير معرّيا الاساس حتى العنق. سلاه.
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSela你 出 來 要 拯 救 你 的 百 姓 、 拯 救 你 的 受 膏 者 、 打 破 惡 人 家 長 的 頭 、 露 出 他 的 腳 、 〔 腳 原 文 作 根 基 〕 直 到 頸 項 。 〔 細 拉
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSela你 出來 要 拯救 你 的 百姓 、 拯救 你 的 受 膏者 、 打破 惡人家 長 的 頭 、 露出 他 的 腳 、 〔 腳 原文 作 根基 〕 直 到 頸項 。 〔 細拉
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.Czerwona spadam na dół, a niebieska jest dobra.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.Dải màu đỏ thể hiện sự đi xuống còn màu xanh thể hiện tình trạng tốt.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.De rode lijn gaat helemaal omlaag, de blauwe lijn is een goede lijn.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.Die rote Linie ist der Weg abwärts, aber die blaue ist eine gute Linie.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.내리막길이고, 파란선은 좋은 선입니다.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.La ligne rouge est très en pente, la ligne bleue est une bonne ligne.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.La linea roja es cuesta abajo, la linea azul es la linea buena.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.La linea rossa va in discesa, mentre la linea blu è una bella linea.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.Linia rosie este prea joasa, linia albastra este o linie buna.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.Красная линия обозначает ухудшение состояния, синяя линия - хорошая линия.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.Червената линия е далеч надолу, синята линия е добра линия.
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.هو طريق الانحدار ، الخط الأزرق هو خط جيد .
Kırmızı çizgiyse tepeden aşağı iniştir, mavi çizgi iyidir.これを見て言ったんですけど-
-levha her yönde sonsuza uzanıyor- bu nokta da q'nun tepeden görünümü.אם זה מבט מלמעלה, והלוח ממשיך בכל כיוון, וזה בערך איפה שהמטען הנקודתי שלנו,
- Levhaya tepeden bakarsakY lo que es cierto para realmente cualquier punto a lo largo de esta placa.
- Levhaya tepeden bakarsakכי אם נבחר כל נקודה על הלוח, ועכשיו אנחנו עליו מהצד, אבל זה מבט מלמעלה,
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Bagaimanapun juga, orang itu. Aku tidak menyukai apapun tentangnya dari kepala sampai kaki.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Comunque, quel ragazzo. Non mi piace niente di lui dalla testa ai piedi.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.En tout cas, ce mec, je le déteste des pieds à la tête.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Irgendwie, dieser Kerl, <br />ich mag nichts an ihm von Kopf bis Fuß.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Oricum, nu imi place nimic la tipul ala, din cap pana in picioare.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Tak czy inaczej, nie lubie nic w tym facecie od stóp do głow.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Τέλος πάντων, αυτός ο τύπος, δεν συμπαθώ τίποτα πάνω του, από την κορυφή ως τα νύχια.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Что бы там ни было, это парень. Ненавижу его.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.على كل, هذا الشاب , انا لا احب اي شيء به من الراس الى القدم
Norveçli kemancı Alexander Rybak'ı tepeden tırnağa yeniledik.Wir möbeln den kompletten norwegischen Geiger Alexander Rybak auf.
Ona bir teklifte bulundum. (Alkış.) Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.私を当惑させたのは 「上から下へ」のアプローチが いまだに健在なことでした
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Ada orang merasa dirinya baik sekali--bukan main baiknya
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.an] kevély szemû nemzetség, és a kinek szemöldökei igen fellátnak!
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.C'è gente dagli occhi così alteri e dalle ciglia così altezzose
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Có một dòng dõi bộ mặt kiêu hãnh thay, Mí mắt giương cao dường nào!
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Có một dòng_dõi bộ_mặt kiêu_hãnh thay , Mí mắt giương cao dường nào !
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.eine Art, die ihre Augen hoch trägt und ihre Augenlider emporhält;
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.en ætt -- hvor stolte er ikke dens øine, og dens øielokk, hvor hever de sig ikke! --
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.en Slægt med de stolteste Øjne, hvis Blikke er fulde af Hovmod.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Este un neam de oameni ai căror ochi sînt trufaşi, şi cari îşi ţin pleoapele sus.