"Tepeden aşağı bir kalabalık gibi görünüyor" diye ", Cricketers '" dedi ve kaldı izlerken."Μοιάζει με ένα πλήθος κάτω από το λόφο," είπε, "από" Το κρίκετ, " και παρέμεινε παρακολουθείτε.
"Tepeden aşağı bir kalabalık gibi görünüyor" diye ", Cricketers '" dedi ve kaldı izlerken."Изглежда, че тълпата надолу по хълма", каза той, "с" Играчите на крикет "и остава гледате.
"Tepeden aşağı bir kalabalık gibi görünüyor" diye ", Cricketers '" dedi ve kaldı izlerken."Похоже, толпу вниз по склону", сказал он, "под" крикет "," и остался наблюдает.
"Tepeden aşağı bir kalabalık gibi görünüyor" diye ", Cricketers '" dedi ve kaldı izlerken."Схоже, натовп вниз по схилу", сказав він, "під" крикет "," і залишився спостерігає.
"Tepeden aşağı bir kalabalık gibi görünüyor" diye ", Cricketers '" dedi ve kaldı izlerken."يبدو وكأنه حشد أسفل التل" ، وقال انه "من خلال" لاعبي الكريكيت و، "وبقيت يراقب.
"Tepeden aşağı bir kalabalık gibi görünüyor" diye ", Cricketers '" dedi ve kaldı izlerken.見て。 そこから彼の目は遠く離れて、船のライトが輝いていた場所に町をさまよって、そして
'tepeden aşağı' Viktorya dönemi teknikleriyle tezatlık göstermektedir.빅토리아 시대의 건축기법과 대조를 이루는 것입니다.
'tepeden aşağı' Viktorya dönemi teknikleriyle tezatlık göstermektedir.שמאלצת מבנה על חומר.
'tepeden aşağı' Viktorya dönemi teknikleriyle tezatlık göstermektedir.التي تفرض الهيكلة على المادة.
'tepeden aşağı' Viktorya dönemi teknikleriyle tezatlık göstermektedir.ビクトリア型はエネルギー的に良識がない
-tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-겸손하는 척하는 목소리로 말이죠,
-tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-let op de neerbuigende toon --
-tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-שימו לב לטון המתנשא -
-tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-لاحظوا اللهجة التحقيرية --
-tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-「研究にいそしまれている間に たくさん手術ができました
Tepeden baktığımızı hayal edebilirsiniz.Elképzelhetjük azt, hogy felülről látjuk ezt.
Tepeden baktığımızı hayal edebilirsiniz.워에서 내려다 본다고 생각해봅시다
Tepeden baktığımızı hayal edebilirsiniz.Představte si, že se díváme seshora.
Tepeden baktığımızı hayal edebilirsiniz.Представете си, че гледаме отгоре.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.A ja akurat stałam na naszym podwórku, kiedy tornado nadciągnęło zza wzgórza.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Așa că stăteam semeață în fața casei când a apărut una peste deal.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.E intelligentemente io ero in giardino quando ne è arrivato uno.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.És én okosan ott álltam az első udvarban, mikor a hegyről éppen közeledett egy.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Et j'étais dans le jardin devant la maison quand une tornade a surgi depuis la colline.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Eu estava no jardim da frente quando chegou um por detrás da colina.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Ik stond in de voortuin toen er een over de heuvel kwam.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.토네이도가 언덕을 넘어 올때, 저는 현명하게 집 앞 마당에 서 있었어요
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Pero yo estaba en el jardín delantero cuando uno llegó desde una colina.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Und ich stand intelligenterweise im Vorgarten, als einer über den Berg kam.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Я просто стояла во дворе, когда торнадо появился из-за холма.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.אז ברוב חוכמתי עמדתי בחצר הקדמית כשאחד מהם הגיח מעבר לגבעה.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.وكنت واقفة بذكاء في الساحة الأمامية عندما جاء احداها من فوق التلة.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.私は家の外で見物していました 街灯が飛んでくるのを見て 家族と地下室に駆け込みました
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Doskonała okazja do ukazania ich niczym rzeki, strumienia, spływającego w dół wzgórza.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.언덕을 따라 흘러 내리는 저 강의 물줄기를 보여주기 위한 좋은 방법이죠.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Mooi om te laten zien hoe die als een rivier van de heuvel stromen.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Una manera de enseñar este río, esta especie de corriente que baja de la colina.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Une jolie manière de montrer cette rivière, ce courant qui dévale la colline.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Un fel drăguț de a arăta acel râu, acel șuvoi, care, într-un fel curge pe deal în vale.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Un modo carino per mostrare quel fiume o torrente, che scende giù dalla collina.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Прекрасный способ увидеть, что река, этот поток, как будто бы бежит вниз по холму.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.Хубав начин да се покаже тази река, този поток, някак течащ надолу по хълма.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.דרך יפה להראות את הנהר, שזורם במורד הגבעה.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.وهي طريقة لطيفة لاظهار شكل النهر ، هذا التيار ، يصب نوعا ما أسفل التل.
Tepeden dökülen şu nehri, şu dereyi göstemek için hoş bir yol.ところがそこから道をへだてたところ
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Alt er fagert ved dig, min venninne, og det er intet lyte på dig.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Celá si krásna moja priateľko, a nie je na tebe vady.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Du är skön alltigenom, min älskade, på dig finnes ingen fläck. ----
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Du bist allerdinge schön, meine Freundin, und ist kein Flecken an dir.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Du er fuldendt fager, min Veninde og uden Lyde.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Engkau cantik sekali, manisku, tiada cacat padamu
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Eres toda bella, oh amada mía, y en ti no hay defecto
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Eşti frumoasă de tot, iubito, şi n'ai nici un cusur.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Hỡi bạn ta , mình vốn xinh_đẹp mọi bề , Nơi mình chẳng có tì vít gì cả .
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Hỡi bạn ta, mình vốn xinh đẹp mọi bề, Nơi mình chẳng có tì vít gì cả.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Kaikin olet kaunis, armaani, ei ole sinussa ainoatakaan virheä."
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.나의 사랑 너는 순전히 어여뻐서 아무 흠이 없구나
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Mijn allerliefste, alles aan jou is zo mooi. Er is geen gebrek of onregelmatigheid aan jou te vinden.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Mindenestõl szép vagy, én mátkám, és semmi szeplõ nincs benned!
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Tu és toda formosa, amada minha, e em ti não há mancha.