Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Um dia vi uma criança a brincar numa barreira de cimento.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Và tôi nhớ mình từng quan sát một đứa trẻ chơi với một cái chặn xe hơi.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.И си спомням как гледах едно хлапе да играе с комплет колички.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Пам'ятаю, як спостерігав за дитиною, що бавилась із огорожею.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Помню, как наблюдал за ребёнком, играющим с ограждением.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.אני זוכר שראיתי ילד משחק על חוסם מכוניות.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.اذكر اني شاهدت طفلاً يلعب في مصف سيارات ..
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.よちよち歩きの幼児で よく落ちていました
Arazi tanıdık gelse de biraz daha yeni görünüyor. Ah, bir de tepeler daha düzleşmiş.La segunda montaña está inclinada y podréis llegar más rápido a la cima.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Ada hewan yang bisa hidup dan mengindera, dan, di puncak piramida, ada manusia.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Avem animalele, capabile să trăiască şi să simtă, şi în vârful piramidei este omul.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Aztán jönnek az állatok, melyek élnek és érzékelnek, és a piramis legtetején trónol az ember.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Ci sono gli animali, che vivono e sono dotati di sensi, e, in cima alla piramide, c'è l'uomo.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Động vật có thể sống và cảm giác, và trên đỉnh của kim tự tháp là con người.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.그 다음에는 생존과 느끼는것이 가능한 동물이 있고, 피라미드의 꼭대기에는 인간이 있습니다.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Máme tu zvířata, která mohou žít a uvažovat a na vrcholu pyramidy je člověk.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Meillä on eläimet jotka kykenevät elämään ja aistimaan, ja pyramidin huipulla, ihminen.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Potom máme zvieratá, ktoré sú schopné žiť a vnímať, a na samotnom vrchole pyramídy je človek.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Temos animais que vivem e sentem e, no topo da pirâmide, está o Homem.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Tenemos a los animales, que son capaces de vivir y de sentir, y, en la cima de la pirámide, está el Hombre.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Wir haben die Tiere, die leben und wahrnehmen können, und an der Spitze der Pyramide steht der Mensch.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Zwierzęta są zdolne do życia i do postrzegania, a na szczycie jest człowiek.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Έχουμε τα ζώα που μπορούν να ζουν και να αισθάνονται, και, στην κορυφή της πυραμίδας, βρίσκεται ο άνθρωπος.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Мы видим животным, которые способны существовать и чувствовать, а на вершине пирамиды -- человек.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.Ние имаме животните, които са в състояние да живеят и да усещат, и на върха на пирамидата е човека.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.ישנן החיות שמסוגלות לחיות וגם לחוש, ובראש הפירמידה, ניצב האדם.
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.ومن ثم لدينا .. الحيوانات .. والتي هي بداية الحياة مع الاحساس وفي قمة الهرم لدينا الانسان
Ardından hem yaşayıp hemde hissedebilen hayvanlar var, ve piramidin en tepesinde, insanoğlunu görüyoruz.ピラミッドの頂点に 人間がいます これは一般的な人間ではなく
Ardından siz tepemize bindiniz.Aztán lelőttek.
Ardından siz tepemize bindiniz.Dan kemudian aku ikut perang.
Ardından siz tepemize bindiniz.En toen schoten jullie ons neer.
Ardından siz tepemize bindiniz.Men ni sköt ner oss.
Ardından siz tepemize bindiniz.Og så skød I os ned.
Ardından siz tepemize bindiniz.Y entonces nos derribaron.
Ardından siz tepemize bindiniz.Και τότε μας κατέρριψα...
Ardından siz tepemize bindiniz.И тогава ни свалят.
Ardından siz tepemize bindiniz..ואז, הפלתם אותנו
Ardından siz tepemize bindiniz.و من ثم قمتم بإسقاطنا
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Also wurde der Hintergrund blau mit Strand und Dünen.
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Así que hice este fondo de cielo azul con playa y dunas,
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Criei esse fundo com céu azul, praia e dunas,
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.해변과 모래 언덕, 파란 하늘 백그라운드를 만들었습니다.
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Per questo ho messo un blu cielo nello sfondo con una spiaggia e delle dune,
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Stworzyłem je z niebieskim niebem, plażą i wydmami
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.砂漠に関するものが大好きですが、 特に青い空とクリームのような砂色の
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.De ser toppen af vores hoveder, der flytter sig på Jorden.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Ils regardent le dessus de nos têtes qui se déplacent en dessous sur la Terre.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.그들은 지구 아래에서 움직이는 우리들의 머리 꼭대기를 지켜봅니다.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Ne văd creştetele capetelor cum se mişcă dedesubt, pe Pământ.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Oglądają czubki naszych głów ruszające się w dole na ziemi.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Sie beobachten, wie sich die Spitzen unserer Köpfe unten auf der Erde bewegen.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Sledujú vrchy našich hláv pohybujúce sa dolu na Zemi.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Vedono le nostre testoline che si muovono giù sulla Terra.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Vêem o topo das nossas cabeças a mover-se na Terra lá em baixo.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Ven nuestras cabezas que se mueven debajo, en la Tierra.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Ze kijken naar de kruin van ons hoofd dat beneden op Aarde beweegt.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Βλέπουν τα κεφάλια μας από πάνω να κινούνται κάτω στη Γη.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Они видят как наши макушки движутся внизу на земле.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.Те наблюдават как върховете на главите ни се движат долу на Земята.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.הם מתבוננים בכיפות ראשינו מתהלכים למטה על כדור הארץ.