Ana içeriğe geç
Sözlük

tepe ile cümle

tepe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!hans Gane er Sødme, han er idel Ynde. Sådan er min elskede, sådan min Ven, Jerusalems Døtre.
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Hans gane er sødme, og alt ved ham er liflighet. Slik er min elskede, slik er min venn, I Jerusalems døtre!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!jeho ústa presladké, a celý je prežiadúcny. To je môj milý a to môj priateľ, dcéry Jeruzalema!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!입은 심히 다니 그 전체가 사랑스럽구나 예루살렘 여자들아 이는 나의 사랑하는 자요 나의 친구일다
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Su paladar es dulcísimo; ¡todo él es deseable! Así es mi amado y así es mi amigo, oh hijas de Jerusalén
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Usta njegova so sladka in ves je ljubezniv. Tak je ljubi moj, tak je prijatelj moj, o hčere jeruzalemske!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!уста его – сладость, и весь он – любезность. Вот кто возлюбленный мой, и вот кто друг мой, дщериИерусалимские!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!חכו ממתקים וכלו מחמדים זה דודי וזה רעי בנות ירושלם׃
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!حلقه حلاوة وكله مشتهيات. هذا حبيبي وهذا خليلي يا بنات اورشليم
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!他 的 口 極 其 甘 甜 . 他 全 然 可 愛 。 耶 路 撒 冷 的 眾 女 子 阿 、 這 是 我 的 良 人 、 這 是 我 的 朋 友
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!他 的 口極 其 甘甜 . 他 全然 可愛 。 耶路撒冷 的 眾女子 阿 、 這是 我 的 良人 、 這是 我 的 朋友
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Στις αρχές του χρόνου το βράδυ ο Δρ Kemp καθόταν στο γραφείο του στο Belvedere στην στο λόφο με θέα Burdock.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.В началото на вечерно време д-р Кемп беше седнал в своето изследване в Белведере на хълм с изглед от репей.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.В раннее время вечером доктор Кемп сидел в своем кабинете в бельведер на холме лопуха.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.У ранній час ввечері доктор Кемп сидів у своєму кабінеті в бельведер на пагорбі лопуха.
Ama biliyoruz ki parabolün tepe noktası x1, y1 noktası. . . .(x1、y1)です。 いいですか? 実際に何を行っているかわかりますか?
Ama biliyoruz ki parabolün tepe noktası x1, y1 noktası. . . .لكن تعلمنا ان قمة القطع المكافئ هي النقطة x-x1،y-y1 على اي حال، لا ارغب بإزعاجكم
Ama farkedilmesi gereken diger sey ise, bu parabolun tepe noktasinin neresi oldugudur.Ma l'altra cosa da capire è, qual è il vertice di questa parabola?
Ama farkedilmesi gereken diger sey ise, bu parabolun tepe noktasinin neresi oldugudur.لكن الشيئ الآخر هو ان ندركها، ما هي قمة القطع المكافئ؟
Ama farkedilmesi gereken diger sey ise, bu parabolun tepe noktasinin neresi oldugudur.頂点、それはどこですか? すでに行ってきたと思います。
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.골프장 내 큰 언덕이 있었는데 13번째 홀이 었고, 그 언덕은 매우 컸었죠.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Aber dann bemerkte ich diesen Berg auf dem Golfgelände, am Loch 13 war dieser riesige Berg.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.A golf pályánkon volt egy domb, a 13. lyuknál, ami elég magas volt.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Ale uvědomil jsem si, že na tom golfovém hřišti byl kopec, směrem ke 13. jamce, zkrátka krpál.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Maar ik wist dat er één heuvel was op onze golfbaan, de 13de hole had een grote heuvel.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Nhưng tôi nhận ra có 1 ngọn đồi trên sân golf của chúng tôi, lỗ thứ 13 nằm trên ngọn đồi lớn này.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Pero me di cuenta que había una colina en nuestro campo de golf el hoyo 13 que tenía esta colina enorme.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Şi mi-am dat seama că era un deal pe terenul de golf, gaura numărul 13 care era pe un deal imens.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Zauważyłem, że na polu golfowym było wzniesienie, koło trzynastego dołka.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Αλλά συνειδητοποίησα ότι υπήρχε ένας λόφος στο γήπεδό μας, η 13η τρύπα ήταν σε αυτόν τον τεράστιο λόφο.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Але я зрозумів, що був один пагорб на нашому полі для гольфу, 13-та лунка мала той величезни схил.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Но разбрах, че на нашето голф игрище има един хълм, на 13-тата дупка имаше един огромен хълм.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Но я увидел, что на площадке был холм, 13-ая дырка, которая была на этом холме.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.אבל גיליתי שהיתה הגבעה הזאת במסלול הגולף שלנו החור ה-13 שהיתה לו את הגבעה הענקית הזאת
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.ووجدت ان هنالك تلة واحدة عند الحفرة ال13 في الملعب وقد كانت تلة مرتفعة جدا
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.大きな丘があって みんなゴルフバッグを 担ぎ上げるのに苦労していました
Antlaşmalara saygı gösterin. Siyah Tepeler'i geri verin.Spoštujte sporazume. vrnite Črne Griče.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Dan saya ingat melihat seorang anak bermain dengan pengganjal roda mobil.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Et je me souviens d'un enfant jouant sur une butée de parking.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Ich erinnere mich daran ein Kind beim Spielen auf einer Bodenschwelle zu sehen.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Ik herinner me dat ik keek naar een kind dat speelde op een autodrempel.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Îmi aduc aminte că priveam un copil jucându-se cu o opritoare de maşini.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.어떤 애가 주차지지대 위에서 노는 걸 본적이 있는데요
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Megfigyeltem egy kisgyereket, aki egy ilyen autóütközővel játszott.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Mi ricordo di un bambino che giocava su un dosso stradale.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Pamatuji si, že jsem sledoval chlapce, jak si hraje na zarážce pod kola.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Pamiętam przyglądanie się dzieciom bawiących się na parkingu.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Recuerdo observar a un niño jugando en una barra de estacionamiento.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Spominjam se otroka pri igri s parkirno blokado.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Um dia vi uma criança a brincar numa barreira de cimento.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Và tôi nhớ mình từng quan sát một đứa trẻ chơi với một cái chặn xe hơi.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.И си спомням как гледах едно хлапе да играе с комплет колички.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Пам'ятаю, як спостерігав за дитиною, що бавилась із огорожею.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.Помню, как наблюдал за ребёнком, играющим с ограждением.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.אני זוכר שראיתי ילד משחק על חוסם מכוניות.
Araba engeli üstünde tepelenen bir çocuk izlediğimi hatırlıyorum.اذكر اني شاهدت طفلاً يلعب في مصف سيارات ..
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Американците обичайно мислят, че са достигнали просветление по отношение на избора.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Американці вважають, що вони досягли вершини у процесі здійснення вибору.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Американцы предпочитают верить в то, что они достигли своеобразного апогея в том, как они подходят к выбору.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.האמריקאים נוטים להאמין שהם הגיעו לפסגה כלשהי באופן בו הם בוחרים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod