tepe ile cümle

tepe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Adanın tepe noktası 1935 m yükseklikteki Miyanoura-dake'dir.O ponto mais alto da ilha é o Miyanoura-dake com 1935 m de altitude.
Tileworks Principe Pio Tepelerinde.CONTABILIDADE ADERBAL PIRES.
Genelde tepelik bir yapıya sahiptir.Geralmente possuem um contraponto.
Bu bölgedeki Santameri Tepeleri, "St Omer" isminin bozulmuş halidir.As colinas de Santameri na região devem seu nome a uma corrupção de "Saint Omer".
Bu üç kılıç 10 metre boyundadır ve fiyordun yakınındaki tepede kayaya dikilidir.Três espadas de 10 metros de altura estão enterradas na rocha de uma pequena colina próxima ao fiorde.
Bu nokta düz bir alan, bir dağ zirvesi veya yüksek bir yapının tepesi olabilir.Tal função pode ser um campo escalar ou um campo vetorial.
Yaklaşık 1268 koni şekilli aynı boyutlarda tepeler 50 kilometrekare dan fazla yer kaplar.São 1.268 montanhas em formas cônicas com tamanhos parecidos que ocupam uma área de 50 km².
Güneyde yaşayan ırklar tepeliklerini yıl boyu muhafaza ederler.Algumas raças meridionais mantém a crista durante todo o ano.
Homer bir motosiklet fark eder, Bart'ı da yanına alıp kubbenin tepesine döne döne ulaşır.Com uma motocicleta, Homer pega Bart e gira pelo domo.
İzmir Saat Kulesi'nin tepesi uçtu.Sobrevive a chamada Torre do Relógio.
Oyuncu kenarların tepesinde listelenen bir sayı tarafından temsil edilir.O jogador é especificado por um número listado no vértice.
Bir tepeye çıkar ve oradan Kirke'nin konağını görür.Sobe uma alta montanha e de lá contempla a beleza da região.
Roma döneminde ve Karolenjler döneminde şehir bu tepenin etrafında gelişmiştir.Durante o período Carolíngio a cidade desenvolveu-se.
Tepe yuvarlakçadır.Rodando em um penhasco.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Não possui montanhas altas, mas apenas colinas baixas.
Tepesinde bir yangın kulesi mevcuttur.No topo há uma torre de observação de incêndios abandonada.
Yine listelerin tepesine kurulmuştur.Novamente em formato de liga.
10 Temmuz'da Oganovsky Malazgirt'in batı kanadında bulunan tepelerini elde etmek için bir saldırı başlattı.Ainda em julho, os russos de Oganovski lançaram uma ofensiva nas montanhas ocidentais de Malzagrit.
Meydan, Quirinal Tepesi'nin zirvesinde yer almaktadır.Depois, avançaram chegando à colina do Quirinal.
14 Aralık - İsrail, Golan Tepeleri'ni kendi topraklarına kattı.9 de Junho: Os israelitas invadem as colinas de Golã.
Alanın kuzeydoğusunda bir diğer yüksek zirve olan Ziyaret Tepesi (3.200 m) yer almaktadır.Existem estudos para viabilizar outra estação nesta região em altitude superiores (aproximadamente 5 800 m).
2010'da ilk çocuk romanı Arzavul Tepesi yayınlandı, bunu 2013'te En Yeni Arkadaşım izledi.É a audiência mais baixa do horário desde Niña de mi corazón, em 2010.
Fingon konuşlandığı tepeden aşağı çekilmeliydi.A cabeça de Decébalo foi depois atirada do alto das Escadas Gemônias para apodrecer.
Tepebağ'ın tarihi mahallesindeki ilk imar çalışmaları neolitik çağa uzanır.Os mais antigos vestígios de ocupação humana na região datam do Neolítico.
Hikayedeki gibi, filmde de bu tepe kardeşliğin bozulduğu yerdir.Assim como o filme, o episódio proeminentemente tem queda de braço.
Bu dönemde Tepe Mahallesinde ilk yerleşim birimleri Mermeris ismi verilerek kurulmuştur.Ainda hoje, existe no vizinho Boca do Monte a unidade residencial com este nome.
Ayrıca hayvancılık yapanların yaşadığı Dikencik yaylası Kaşın Kuzey doğusundaki tepeler üzerinde yer alır.Também serve de alimentação para animais em períodos de seca no Nordeste.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.No caminho, o avião cai.
Dağlar ve tepeler arasında derin vadiler bulunur.Entre as montanhas há fundas bacias e vales.
Bu sırada Kellerman ise, tepede duran yel değirmeninde konuşlandı.Mais uma vez Mickey se viu no fundo do poço.
İki yarışcı gülücükler saçarak tepeye ele ele ulaştılar.Apenas os dois atletas gregos alcançaram o topo da corda.
Bu gemiler Tepe sınıfı olarak da bilinir.Estes navios tornaram-se eventualmente na classe Invincible.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.O sítio está localizado em uma colina, com condições naturais que permitem a sua defesa.
Yüksek bir tepenin eteğinde kurulmuştur.Construída no cimo de um velho forte.
Dişi de erkeğe benzer ancak sırtı ve tepesi kahverengidir.A fêmea é semelhante ao macho, exceto pelo topete castanho (preto nos machos).
Tepelik doğu bölgesi Tama Tepeleri ve Miura Yarımadası'yla nitelenir.A região oriental, onde há muitas colinas, é lembrada pelas Colinas de Tama e a Península de Miura.
Küçük Kiremitlik Tabyası: Aziziye Tabyalarının güney batısında kiremitlik tepesine 1872 yılında yapılmıştır.Suplemento Especial sobre os 187 anos de Cachoeira do Sul.
"Yüz Yıllık Efsane Tepebaşı Dram Tiyatrosu".«Cem anos escândalo literário».
Hill Valley (Tepe Vadisi) ismi bir oksimorondur.De naam "Hill Valley" is een oxymoron.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Vanuit de bergen stroomt de Hengifossá in het Lagarfljót (of Lögurinn).
Kerâhat Vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakte denir.De zon staat voor het mannelijke (rationele), de maan voor het vrouwelijke (intuïtieve).
Tırmanışlarının üçüncü gününde, Parrado diğer ikisinden önce dağın tepesine ulaştı.Op de derde dag van hun trektocht bereikte Parrado als eerste de top van de berg.
Pitons, Saint Lucia'da bulunan iki volkanik tepedir.De Pitons zijn twee vulkanische pluggen en een werelderfgoed in Saint Lucia.
Yaklaşık 40 dağ ve tepeden meydana gelen volkanik kökenli bölge, 25,5 milyon yıl önce oluşmuştur.Het is een vulkanisch gebergte, dat ongeveer 25,5 miljoen jaar geleden is ontstaan.
Birçok insan, tepelerdeki Yaodong ismi verilen evlerde yaşamaktaydı.Het grootste deel van de bevolking woonde in huizen in de klif, yaodong genoemd.
Fakat gerçekte dört tepedir.Feitelijk vier trambedrijven dus.
Tepenin Gözleri 2, (Özgün adı: The Hills Have Eyes 2) 2007 yılı ABD yapımı korku-gerilim filmi.The Hills Have Eyes 2 is een Amerikaanse horrorfilm uit 2007.
İzin verilince de dağları tepeleri aşıp Karadeniz kıyısında bulunan Düzmürd Kalesine gelir.Pas toen zij de dwergen van de Blauwe Bergen ontmoetten lieten zij hen met rust.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Het gebied heeft arme grond en bestaat kleine rotsachtige heuvels.
Viminal Hill (Latince Collis Viminalis, İtalyanca Viminale", Roma'nın yedi tepesinden en küçük olanıdır.De Viminaal (Latijn: Viminalis; Italiaans: Viminale) is de kleinste van de Zeven heuvels van Rome.
En yüksek tepeler 270 metreyi bulmaktadır ve bu yükseklik topçu savunmasına olanak vermektedir.De belangrijkste heuvels zijn 250 - 300 meter hoog en bieden gelegenheid tot verdediging door artillerie.
Nanih waya, Çoktavlar için kutsal olan bir tepedir.Nelle heeft een heilige schrik voor de kikker.
Bu tepe, doğu Eminönü'de Bâb-ı Âli'den itibaren uzanan oldukça derin bir vadi ile ikiye ayrılmıştır.Aan oostzijde van Midhalm lag vroeger een dobbe, die tegenwoordig gedempt is.
1927’de Moskova’nın Sparrov Tepeleri'nde Mosfilmovskaya Caddesi’nde yeni stüdyonun inşasına başlandı.In 1927 werd een nieuw filmstudiocomplex gebouwd aan de Mosfilmovskayastraat op de Mussenheuvels van Moskou.
Sabinler, tanrıları Quirinus un (tepeye adını veren tanrı) onuruna bir sunak dikmişlerdi.De Sabijnen richtten altaren op ter ere van hun god Quirinus naar wie de heuvel is vernoemd.
Bu yükseltiler daha çok tepe görünümündedir.Hierdoor lijken de trappen langer.
Belde merkezi, denizden yaklaşık 4 km içerde tepelerin arasında bulunur.Het stadje ligt op een heuvel op ongeveer 4 km van de zee.
Bunlar, Charanandri tepelerindeki dikey bazalt kayalıklara kazılmıştır.Deze structuren werden opgegraven uit het basalt van het verticale deel van de Charanandri-heuvels.
Pistil (dişi organ) basit, tek bir stigması (tepecik) vardır.Van een totale sessie wordt slechts een (goed gelukt) deel uitgezonden.
Yedi ay süreyle Mekke kuşatılıp, şehir etrafında bulunan tepelerden mancınıklarla bombardımana tutuldu.Wat volgde waren drie jaren waarin de stad werd beschoten en gebombardeerd vanuit de omliggende bergen.

İlgili Sayfalar