Ana içeriğe geç
Sözlük

tepe ile cümle

tepe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köy, iki tepe arasındaki bir çukurluktadır.Wieś leży w kotlinie między dwoma pagórkami.
Çal denilen yer (Çal Tepe, Çal Baba) harita kayıtlarında da yer almaktadır.Pokręcanie ich niesie do nieba modlitwy, które są na nich zapisane.
İki ışık tepesi birkaç milyon yoğun yıldız içermektedir.Gromada zawiera kilka milionów gwiazd.
Tepe üstünde bir mesire.Słupek górny z jedną komorą.
Bu tepe Treptow-Köpenick ilçesindedir.Przed nim w rankingu znajduje się Treptow-Köpenick.
Buffy bir binanın tepesine çıkar ve oradan otobüsün üstüne atlar.Ellie wyprowadza go na zewnątrz budynku i razem wsiadają na konia.
Zenit uzaklığı, gözlemcinin tam tepesindeki noktadan cismin açısal uzaklığıdır.Zenit – punkt na niebie dokładnie ponad pozycją obserwatora.
Alçak seviyeli tepelerin ortasındaki bir vadi içindedir.Terrany leżą gdzieś pośrodku tej skali.
En yüksek tepe 114 metre yüksekliğindeki Kleiner Ravensberg dir.Najwyższym wzniesieniem w Poczdamie jest Kleiner Ravensberg, liczący 114,2 m n.p.m.
Kuzgun Tepesi (İng.Baszta Piekarska (kon.
Efsaneye göre, şehir Roma gibi yedi tepe üzerine kuruldu.Miasto podobno miało zostać założone na siedmiu wzgórzach, tak, jak Rzym.
Dişicik tepesi kararmış ve kurumaya başlamış olabilir.Czosnek został udomowiony i zaczął być uprawiany ok.
Burası tepe arkasındadır.Znajduje się na zboczu wzgórza.
Sharky: 3. sezondaki tepegöz fotoğrafçıdır.Preacher – nowe zdjęcia z 3. sezonu.
Aynı asa türünden olan kişiler bu büyüyü birbirlerine uygularlarsa büyü geri teper.Tak jak reszta rodziny brzydzi się wszystkiego, co magiczne.
Sebebi ise eskiden bu tepede rüzgar değirmeninin kurulmuş olmasıdır.Kiedyś górę tę uważano za wygasły wulkan.
Takımadaların en yüksek noktası Smith adasında bulunan 2105 metre ile Mount Foster tepesidir.Najwyższym szczytem Wyspy Smitha jest Mount Foster mierzący 2105 m n.p.m.
Söz konusu tepeler iki gün boyunca defalarca el değiştirdi.Okoliczne wzgórza kilkakrotnie przechodziły z rąk do rąk.
Ancak Mescid-i Aksa tepenin üzerindeki yerleşkenin tamamına verilen isimdir.W użyciu używana jest też nazwa Jodłowa Góra.
Çömlekçi tepesi Rakım 1585 Metre' dir.Jest to Lodowy Koń na wysokości 2585 metrów.
Bu pozisyonlardan biri de Mühimmat Tepesi'ydi.Pierwsza mówi, że po prostu znajdował się tam magazyn amunicji.
Nero, yangını Palatine tepesindeki sarayından şarkı söyleyerek ve Lir çalarak seyretti.Cesarz obserwował pożar ze swego pałacu na Palatynie, śpiewając i grając na lirze.
İsa, 1152 yılları civarında doğmuş ve 1185 yılında Yuşâ Tepesi'nde çarmıha gerilmiştir.Jezus Chrystus żył w XII wieku n.e. i został ukrzyżowany w 1185 roku w Yuşa Türbesi.
Tepe, yüksek yer.Góra Wysoka, Wysoka
Euophrys omnisuperstes türüne Everest tepesinde de rastlanmıştır.Ogień olimpijski został wzniesiony również na Mount Everest.
19 Nisan kayıpları: Seelow Tepeleri'ndeki Alman savunma hattı, Berlin dışındaki son önemli savunma hattıydı.Wzgórza Seelow stanowiły ostatnią zasadniczą linię obrony poza Berlinem.
Hatta o tepeye şimdi eski köy de denmektedir.Wówczas wieś Górę poczęto nazywać Starą Górą.
Dikilitaşın tepesi genelde altın veya gümüşle kaplanır.Ubarwienie zwykle srebrne lub złote.
Kulenin tepesine ek inşaat yapıldı.Podwyższona zostaje konstrukcja wieży.
Neredeyse tepeye ulaşmak üzere olan Daryl, yeniden Merle'nin hayalini görür.Wybierają się na taki szczyt, o jakim Dolly marzyła.
Aynı gün Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi.W tym samym roku zapalono na nim wieczny znicz.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.Nagle z góry ktoś spuszcza linę.
Asıl savunmayı tahkim edilmiş Seelow Tepeleri'nde yapmak niyetindeydi.Została zniszczona w czasie walk o wzgórza Seelow.
Tepelere yerleştirilmiş bir dizi muhafız tarafından korunmakta idi.Podczas niego udało zabezpieczyć się kilka wzgórz.
Kulenin tepesinde bulunmuş bakır yapmı yerküresi 1365 yılında meydana gelen depremde düştü.Miedziana kula, która początkowo zwieńczała wieżę, runęła w trakcie trzęsienia ziemi w 1365 roku.
Köy 7 tepe üstüne kurulmuştur.Miał on mieszkać za siedmioma górami.
Yine bir sene sonra, Tepenin Gözleri 2 adlı devam filmi gösterime girdi.Rok później mężczyzna znów udał się na wzgórze w poszukiwaniu kosztowności.
3,000 m'nin üzerinde yaklaşık 17 tane tepe sayılabilir.Na jeden metr potrzeba było około 17 tysięcy takich ślimaków.
Kent merkezinin batısındaki tepelerde Victoria Üniversitesi ve Wellington Botanik Parkı bulunur.W zachodniej części miasta znajduje się m.in. Uniwersytet Wiktorii i Ogród Botaniczny Wellington.
Kulenin tepesine ulaşır.Prowadzą do najwyższego punktu jaskini.
Adını bir tepenin yamacında olmasından almıştır.Ten chciał, żeby ona zechciała się z nim spotkać na pobliskim wzgórzu.
Üzerinde 2 konik tepe bulunan adada yerleşim birimi ya da turistik tesis bulunmamaktadır.Na wyspie były 2 miejscowości, Mostir i Nestane.
Bu tüy tepelikler görünür veya görünmez olabilir.Skrzydła tylnej pary mogą występować lub nie.
Tepesi ve alnı daha açık renklidir.Brzuch i pokrywy skrzelowe nieco jaśniejsze.
Çevredeki tepeler muhtemelen ormanlıktı.Okoliczne wzgórza są porośnięte lasami.
"Çullu" varlıklı, "Görece" görünür, tepe üstünde anlamlarına gelir.Słowo „Har” oznacza górę, wysoką górę, szczyt widoczny z daleka.
Uzak Kuzeydoğusundaysa, Cispius olarak bilinen tepede Santa Maria Maggiore Bazilikası bulunur.Niedaleko niej jest Bazylika Santa Maria Maggiore.
Yerdeki kafasını eğilip almış ve elindeki sancağı tepeye dikmek üzere ilerlemeye başlamıştır.Wspina się więc na ich wysokość i trzyma przy ich twarzach zapaloną pochodnię.
Ertesi gün güneş doğmadan evvel Santinel Tepesi (Tekfur Bahçesi) üzerinde metrisler açıldı.Niektórzy pracownicy twierdzili, że na dzień przed wybuchem (wieczorem) czuli zapach gazu przy zbiorniku.
Taarruzun başarılı olması durumunda hemen kuzeydeki Merkez Tepe yönünde taarruz edilmesi planlanmaktaydı.Gdyby kolej biegła tak jak ją zaplanowano musiała odbić nieco na północ.
Sant'Eufemia adlı tepenin üzerindedir.Górze św. Doroty zawdzięczam swoje imię.
Tepenin Gözleri 2, (Özgün adı: The Hills Have Eyes 2) 2007 yılı ABD yapımı korku-gerilim filmi.Wzgórza mają oczy 2 – sequel filmu z 2007 roku.
Tepesi göz ve çene seviyesine kadar siyah renklidir.Głowa dookoła oka jest czarna i tak aż do piersi.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Trakten runt Biçənəktəpə Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Tepebaşı ile Unkapanı arasındadır.I den skiljer han mellan verkställande makt och högsta makt (supreme).
Neum, dik tepelere, kumlu plajlara ve birkaç büyük turistik otele sahiptir.Neum har branta kullar, sandstränder och flera stora turisthotell.
Adı güzel tepe anlamına gelir.Namnet betyder vacker kulle.
Pitons, Saint Lucia'da bulunan iki volkanik tepedir.Pitonerna är två vulkaniska pluggar vid Saint Lucias sydvästra kust.
Vatos Locos bir tepe'nin üstünde Tres Puntos'u ablukaya alıp, onlara cezalarını verirler.Vatos locos samlas och bestämmer sig för hur de ska hämnas på Tres Puntos.
Lomita'nın anlamı İspanyolca "küçük tepe"'dir.Lomita betyder "liten kulle" på spanska.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod