Yer yer denizin bitiminden birkaç metre sonra yalçın tepeler başlar.وهي تستطيع الوصول إلى أعمق نقطة في قاع المحيط خلال ساعتين من بدء الغوص .
Tepebaşı Bahçesi de bu dönemde tanzim edildi.فقط تلة كيبك كانت مرئية في ذلك الوقت.
Büyük Ekecik dağının tepesinde de, yukarıda adı geçen kalenin bir benzeri vardır.توجد قبة مولاي عبد القادر في أعلى الجبل الذي يحمل نفس الاسم..
Haçlılar ordusu tepede siperler kazarak savunmaya geçtiler.وسيطروا على مناطق هضبة كولومبيا بمساعدة الخيول.
Kozzy Tepe Nautilusكوزي Kozzy تيبى نوتيلوس Tepe Nautilus
Tırmanışlarının üçüncü gününde, Parrado diğer ikisinden önce dağın tepesine ulaştı.No terceiro dia da caminhada, Parrado chegou ao topo da montanha antes dos outros dois expedicionários.
Diğer tepeler "capi"; Capo Mele, Capo Berta ve Capo Cervo'dur.As outras subidas são o Capo Mele, Capo Berta e Capo Cervo.
Bu topluluğun tepesinde genellikle yaratıcı tanrı ile özdeşleştirilen tanrıların hükümdarı bulunurdu.No ápice dessa sociedade estava o rei dos deuses, geralmente identificado com a divindade criadora.
KİLİSE TEPE: Beyyenice (İlk Tunç Çağı yerleşmesi vardır.)Rota IU (interurbana): é aquela que liga centrais IU (interurbana).
Gezegen terminolojisine göre, tholus "küçük kumlu dağ veya tepe" demektir.Na nomenclatura planetária, um "tholus" é um "pequena montanha ou monte".
Yeni Parlamento Binası, orijinal tasarıma göre, Eski Parlamento Binası’nın bulunduğu tepeye oturacaktı.O prédio foi projetado para "sentar-se" em cima do Velho Parlamento quando visto distante.
Van Buren'i avutan Irving, senatonun bu partizan hareketinin geri tepeceğini öngörmüştü.Consolando Van Buren, Irving previu que movimento partidário do Senado seria um tiro pela culatra.
Moskova Devlet Üniversitesi ve bir kilise de bu tepeler üzerine yerleştirilmiştir.A Igreja da Madre de Deus e uma escola foram localizados no topo da colina.
Livy'ye göre (MÖ 59 – 17) Palatino Tepesi adını Pallantium'daki Arcadya yerleşmesinden alır.Segundo Lívio (59 a.C. – 17), o mons Palatium adquiriu seu nome do assentamento arcadiano de Pallantium.
40 m yüksekliğinde küçük bir tepenin üzerinde bulunur.Está situado em cima de uma colina de 70 metros de altura.
Osaka sade anlamıyla "Büyük Tepe" ya da "Büyük Bayır" anlamına gelir."Osaka" significa, literalmente, "monte grande" ou "ladeira grande".
Brezilya topografyası da çeşitlidir ve tepeler, dağlar, ovalar, yaylalar ve ovalar içerir.A topografia brasileira também é diversificada e inclui morros, montanhas, planícies, planaltos e cerrados.
Neredeyse tepeye ulaşmak üzere olan Daryl, yeniden Merle'nin hayalini görür.Cansativo perto do topo, a visão de Merle aparece para ele novamente.
Armagh ismi İrlandaca "Ard Mhacha" yani "Macha'nın tepesi" anlamına gelmektedir.Em irlandês é conhecida como 'Ard Mhacha', ou 'Macha's Height'.
Takımadaların en yüksek noktası Smith adasında bulunan 2105 metre ile Mount Foster tepesidir.A maior altitude é a do Monte Foster (2105 m), localizado na ilha Smith.
Mevkii, şehrin ilk tepesinin kuzey eteğinin hemen bitimindedir.Sua posição estava imediatamente sob o sopé noroeste da primeira colina da cidade.
Adanın tepe noktası 1935 m yükseklikteki Miyanoura-dake'dir.O ponto mais alto da ilha é o Miyanoura-dake com 1935 m de altitude.
Tileworks Principe Pio Tepelerinde.CONTABILIDADE ADERBAL PIRES.
Genelde tepelik bir yapıya sahiptir.Geralmente possuem um contraponto.
Bu bölgedeki Santameri Tepeleri, "St Omer" isminin bozulmuş halidir.As colinas de Santameri na região devem seu nome a uma corrupção de "Saint Omer".
Bu üç kılıç 10 metre boyundadır ve fiyordun yakınındaki tepede kayaya dikilidir.Três espadas de 10 metros de altura estão enterradas na rocha de uma pequena colina próxima ao fiorde.
Bu nokta düz bir alan, bir dağ zirvesi veya yüksek bir yapının tepesi olabilir.Tal função pode ser um campo escalar ou um campo vetorial.
Yaklaşık 1268 koni şekilli aynı boyutlarda tepeler 50 kilometrekare dan fazla yer kaplar.São 1.268 montanhas em formas cônicas com tamanhos parecidos que ocupam uma área de 50 km².
Güneyde yaşayan ırklar tepeliklerini yıl boyu muhafaza ederler.Algumas raças meridionais mantém a crista durante todo o ano.
Homer bir motosiklet fark eder, Bart'ı da yanına alıp kubbenin tepesine döne döne ulaşır.Com uma motocicleta, Homer pega Bart e gira pelo domo.
İzmir Saat Kulesi'nin tepesi uçtu.Sobrevive a chamada Torre do Relógio.
Oyuncu kenarların tepesinde listelenen bir sayı tarafından temsil edilir.O jogador é especificado por um número listado no vértice.
Bir tepeye çıkar ve oradan Kirke'nin konağını görür.Sobe uma alta montanha e de lá contempla a beleza da região.
Roma döneminde ve Karolenjler döneminde şehir bu tepenin etrafında gelişmiştir.Durante o período Carolíngio a cidade desenvolveu-se.
Tepe yuvarlakçadır.Rodando em um penhasco.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Não possui montanhas altas, mas apenas colinas baixas.
Tepesinde bir yangın kulesi mevcuttur.No topo há uma torre de observação de incêndios abandonada.
Yine listelerin tepesine kurulmuştur.Novamente em formato de liga.
10 Temmuz'da Oganovsky Malazgirt'in batı kanadında bulunan tepelerini elde etmek için bir saldırı başlattı.Ainda em julho, os russos de Oganovski lançaram uma ofensiva nas montanhas ocidentais de Malzagrit.
Meydan, Quirinal Tepesi'nin zirvesinde yer almaktadır.Depois, avançaram chegando à colina do Quirinal.
14 Aralık - İsrail, Golan Tepeleri'ni kendi topraklarına kattı.9 de Junho: Os israelitas invadem as colinas de Golã.
Alanın kuzeydoğusunda bir diğer yüksek zirve olan Ziyaret Tepesi (3.200 m) yer almaktadır.Existem estudos para viabilizar outra estação nesta região em altitude superiores (aproximadamente 5 800 m).
2010'da ilk çocuk romanı Arzavul Tepesi yayınlandı, bunu 2013'te En Yeni Arkadaşım izledi.É a audiência mais baixa do horário desde Niña de mi corazón, em 2010.
Fingon konuşlandığı tepeden aşağı çekilmeliydi.A cabeça de Decébalo foi depois atirada do alto das Escadas Gemônias para apodrecer.
Tepebağ'ın tarihi mahallesindeki ilk imar çalışmaları neolitik çağa uzanır.Os mais antigos vestígios de ocupação humana na região datam do Neolítico.
Hikayedeki gibi, filmde de bu tepe kardeşliğin bozulduğu yerdir.Assim como o filme, o episódio proeminentemente tem queda de braço.
Bu dönemde Tepe Mahallesinde ilk yerleşim birimleri Mermeris ismi verilerek kurulmuştur.Ainda hoje, existe no vizinho Boca do Monte a unidade residencial com este nome.
Ayrıca hayvancılık yapanların yaşadığı Dikencik yaylası Kaşın Kuzey doğusundaki tepeler üzerinde yer alır.Também serve de alimentação para animais em períodos de seca no Nordeste.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.No caminho, o avião cai.
Dağlar ve tepeler arasında derin vadiler bulunur.Entre as montanhas há fundas bacias e vales.
Bu sırada Kellerman ise, tepede duran yel değirmeninde konuşlandı.Mais uma vez Mickey se viu no fundo do poço.
İki yarışcı gülücükler saçarak tepeye ele ele ulaştılar.Apenas os dois atletas gregos alcançaram o topo da corda.
Bu gemiler Tepe sınıfı olarak da bilinir.Estes navios tornaram-se eventualmente na classe Invincible.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.O sítio está localizado em uma colina, com condições naturais que permitem a sua defesa.
Yüksek bir tepenin eteğinde kurulmuştur.Construída no cimo de um velho forte.
Dişi de erkeğe benzer ancak sırtı ve tepesi kahverengidir.A fêmea é semelhante ao macho, exceto pelo topete castanho (preto nos machos).
Tepelik doğu bölgesi Tama Tepeleri ve Miura Yarımadası'yla nitelenir.A região oriental, onde há muitas colinas, é lembrada pelas Colinas de Tama e a Península de Miura.
Küçük Kiremitlik Tabyası: Aziziye Tabyalarının güney batısında kiremitlik tepesine 1872 yılında yapılmıştır.Suplemento Especial sobre os 187 anos de Cachoeira do Sul.
"Yüz Yıllık Efsane Tepebaşı Dram Tiyatrosu".«Cem anos escândalo literário».
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Vanuit de bergen stroomt de Hengifossá in het Lagarfljót (of Lögurinn).