Dava iki sene surdu. Sanirim hala temyizde.2년이나 계속된 이 소송은, 제 생각에는 항소가 계속될 것 같습니다.
Dava iki sene surdu. Sanirim hala temyizde.Der Fall lief über zwei Jahre, ich glaube, er legt immer noch Berufung ein.
Dava iki sene surdu. Sanirim hala temyizde.התיק נוהל במשך שנתיים. אני חושב שהוא עדיין בהליכי ערעור.
Dava iki sene surdu. Sanirim hala temyizde.القضية ما زالت عنده منذ عامين. أظنه ما زال يدافع عنها.
Dava iki sene surdu. Sanirim hala temyizde.しかし実際はこれらの馬鹿げた例は
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiByl jste to Vy kdo ty papíry upustil.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiC'est vous qui avez jeté les papiers.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiĐó là cậu đã đánh rơi giấy tờ.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiE' a te che hanno consegnato i documenti.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Det är du som släpper dem.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Det är du som släpper dem.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Kaulah yang menjatuhkan kertasnya. ayolah...!
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiJij bent degene die de papieren liet vallen.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi당신이 떨군거에요!
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiMaga dobta el a papírokat. <i>A Feljebbviteli Bíróság ítélethirdetése elõtti nap.</i>
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiSie waren es, die gerade die Papiere fallengelassen haben.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi- Вие ги хвърлихте. <b>#Ноември, 2010 г., денят преди съдът да отхвърли обжалването#</b>
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiЭто был ты, кто бросил бумаги.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiنوفمبر 2010 يوم قبل الإعلان عن حُكم الإسئناف
Francisco Carillo'nun tekrar yargılanmasını isteyen bir grup temyiz avukatının araştırmasının bir parçasıydı.자신들의 경험과 재능을 쏟아부어 상급 법원에 프란시스코 카릴로의 재심을 위한 청원을 제출했습니다.
Francisco Carillo'nun tekrar yargılanmasını isteyen bir grup temyiz avukatının araştırmasının bir parçasıydı.שגייסו את כל נסיונם וכשרונותיהם והגישו עצומה לערכאה גבוהה יותר למשפט חוזר עבור פרנציסקו קאריו.
Francisco Carillo'nun tekrar yargılanmasını isteyen bir grup temyiz avukatının araştırmasının bir parçasıydı.لتجميع خبراتهم ومواهبهم معا ويقدموا التماسا إلى المحكمة العليا لإعادة محاكمته لفرانسيسكو كاريو.
Francisco Carillo'nun tekrar yargılanmasını isteyen bir grup temyiz avukatının araştırmasının bir parçasıydı.上訴審にフランシスコ・カリヨの 再審請求を行うことにしました 私は目撃証人の記憶について
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.A bíró a fellebbviteli bíróság felé tartozik beszámolással.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.De rechter aan de hogere rechtbank.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Der Richter ist verantwortlich gegenüber dem Berufungsgericht.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.El juez tiene que rendir cuentas a la cámara de apelaciones.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Il giudice sarà responsabile davanti alla corte d'appello.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Judecătorul răspunde în faţa curţii de apel.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.판사는 항소심에 대한 책임이 있죠.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Le juge est responsable devant une cour d'appel.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Quan tòa phải chịu trách nhiệm trước 1 tòa thượng thẩm.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Sędzia odpowiada przed sądem apelacyjnym.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Soudce je odpovědný disciplinárnímu soudu.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Sudca sa zodpovedá disciplinárnemu súdu.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Судья отвечает перед апелляционным судом.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.Съдията отговаря пред апелативния съд.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.השופט יהיה חייב דין וחשבון לביהמ"ש לערעורים.
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.والقاضي تجاه محكمة الاستئناف
Hakim temyiz mahkemesine hesap verir.大統領は有権者に説明責任を負います
Hemen altındaki bağlantı linki! "Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı."Le lien en dessous ! " La Cour d'Appel considère que la participation des accusés est prouvée.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Der er ikke noget chance for at den dom holder i en appel.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Er is geen enkele kans dat deze uitspraak overeind blijft staan bij een hoger beroep.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Esélytelen, hogy ez az ítélet megállna egy fellebbezéssel szemben.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Es gibt keine Chance, das dass Urteil einer Berufung stand hält.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Es gibt keine Chance, dass das Urteil einer Berufung standhält.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Il n'y a aucune chance pour que ce verdict passe en appel.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Inte en chans att det står sig i högre instans.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Inte en chans att det står sig i högre instans.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Không có cơ hội nào trong phán quyết này sẽ được giữ lại trong bản kháng cáo.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Không có cơ hội ở nhà giam. phán quyết này sẽ có hiệu lực khi kháng cáo.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.상고에서는 이 판결이 뒤집어 지겠지요.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Není absolutně žádná možnost, že by vynesený verdikt při odvolání obstál.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Nie ma szans, aby został podtrzymany.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.No hay una posibilidad en el infierno de que este veredicto soporte una apelación.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Non c'e' alcuna possibilita' che il verdetto sia confermato in appello.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Pentru nimic în lume nu va rezista acest verdict la apel.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Tämä tuomio ei todellakaan tule pätemään muutoksenhaun jälkeen.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Δεν υπάρχει περίπτωση αυτή η ετυμηγορία να δικαιωθεί σε έφεση.
Hiç kaçarı yok böyle bir karar temyizde bozulacaktır.Присъдата ме разстрой безкрайно. Такава присъда няма шанс ако обжалваме.