Meyer, Rosenberg'in temsilcisi olarak Ocak 1942'deki Wannsee Konferansına katıldı.À cet effet, il a dirigé personnellement la conférence de Wannsee en janvier 1942.
Birleşik Krallık temsilcisi Eddie Irvine ise yarışı üçüncü sırada tamamlamıştır.Son coéquipier, Eddie Irvine, se classe troisième de la course.
Tiflis'te Ağustos boyunca bir Ermeni temsilciler meclisi toplandı.Les représentants des Arméniens de Russie se réunissent à Tiflis en août 1914.
Konsey aynı zamanda örgütün temsilciliğini üstlenir.Il accède à la même occasion au comité exécutif du Groupe.
1949-1979 yılları arasında PSC-CVP'nin bir Temsilcisiydi.De 1949 à 1979 il fut député de l'arrondissement de Bruxelles du PSC-CVP.
Ron Paul, Teksas eyaletinden Temsilciler Meclisi üyesi.Ron Paul, représentant du Texas.
Bu kurul, Britanya Hükümeti'nden üç temsilci ve vali tarafından atanan dört sömürgeciden oluşmaktaydı.Il était formé de représentants du gouvernement britannique et de quatre personnes choisies par le gouverneur.
İsveç'te bir bilgisayar satış temsilcisi olarak çalıştı.Il travaille actuellement comme consultant en informatique à Stockholm.
Geleneksel yaşamın temsilcisi olarak anlatılır.Classification classique du monde du vivant.
Temsilciler Kurulu'nun seçtiği 20 üye ile Yasada belirtilen 20 üyeden oluşur.Le secteur privé est représenté par 20 membres désignés par le ministre du Commerce.
Diplomasi, devletler arasındaki müzakerelerin, temsilciler vasıtasıyla yürütülmesidir.La diplomatie est la mise en œuvre de la politique étrangère par l’intermédiaire des diplomates.
Şirket 67 ülkede temsilcisi ve 44.000 çalışanı vardır.Elle compte 47 000 employés et agents.
Mulisch,bunun son temsilcisiydi," açıklamasını yaptı.Mishnev en est l'auteur ; comment a-t-il fait ?
Ancak finalde Rus temsilcisi UMMC Yekaterinburg'a yenilmiştir.Le titre est finalement remporté par les russes d'UMMC Iekaterinbourg.
24 Eylül 2008 tarihinde de Japonya Temsilciler Meclisi tarafından başbakan olarak seçildi.Le 1er décembre 2008, les membres du Conseil l'ont élue à la présidence.
Prens John'un temsilcisidir.Armoiries du prince Jean.
Sonra Bologna'da Papalık yardımcı temsilciliğine tayin edildi.Tout d'abord, il a été adjoint au Secrétaire de la Nonciature apostolique en Bolivie.
Bunların yarısı ise Hansa Birliği'nin temsilcisiydi.De nombreuses villes étaient par ailleurs membres de la Ligue hanséatique.
Her eyaletin Meclis'te en az bir temsilcisi olmalıdır.Chaque département doit y compter au moins un représentant.
Bunlar Temsilciler Meclisi ve Senatodur.La Chambre des députés et le Sénat.
2003 ve 2005 yılları arasında enerji güvenliği alanında Cumhurbaşkanı Askar Akayev'in Özel Temsilcisi idi.Entre 2003 et 2005, il est représentant spécial du président Askar Akaïev pour la sécurité énergétique.
1981 yılına kadar Cumhurbaşkanının şahsi temsilcisi olmuştur.Jusqu'en 1981, il est ambassadeur et représentant personnel du président de la République.
Bu durum magistraları halkın temsilcileri olmaktan diktatörün temsilcileri olmaya dönüştürdü.Les magistrats qui étaient jusque-là des représentants du peuple deviennent des représentants du dictateur.
İspanya çok sayıda dış temsilciliğe sahiptir.L'EI compte de nombreux combattants étrangers.
Yine de, Siyonist hareketin Mısır'da da temsilcileri vardı.Néanmoins, différentes branches du mouvement sioniste ont des représentants en Égypte.
Temsilciler Meclisi üyeleri tek üyeli bölgelerden seçilir.Les bureaux des municipalités seront élus exclusivement parmi leurs membres.
ABD Delaware temsilcisi.Collaborateur Delacour.
Haziran 2012 tarihinden itibaren oransal bir temsilcisi olarak beşinci dönemde göreve başladı.À partir de 2014, elle entame donc son cinquième mandat d'affilée de députée européenne.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Il défend des points de vue conservateurs.
Bunun ardından Filistin'den Siyonist temsilciler nefsi müdafaa öğretmeleri için Irak Yahudilerine gönderildi.Ces soldats tibétains furent ensuite envoyés au Tibet pour servir d'agents provocateurs.
Alternatif İran sinemasının temsilcilerindendir.Il appartient à la nouvelle vague du cinéma iranien.
Avustralya temsilcisi Mark Webber ise yarışı üçüncü sırada tamamlamıştır.L'Australien Mark Webber remporte la course.
Temsilciler Meclisi ve Senato'nun bu süreçte farklı rolleri vardır.Les OSGi officers ont des rôles et des responsabilités variés dans ce cadre.
Aynı şekilde birçok yabancı firmanın temsilcileri de burada bulunur.On trouve aussi plusieurs groupes d'étrangers.
Esaretten döndükten sonra Almanya'ya döndü ve bir satış temsilcisi olarak çalıştı.Après son retour en Allemagne, il travaille en tant que journaliste.
Önemli temsilcilerinden biri Jean Piaget'dir.Article principal : Jean Piaget.
Okulun kurucu temsilciliğini Şubat 1998'den bu yana Yansı Eraslan sürdürmektedir.Des lycéens se mobilisent dès le mois de février.
Çalışanlar AppleCare'in yerel temsilcileri olarak da görülebilir.Nous voyons même les officiers faire l'office des Clokmans.
Türkiye Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti'ni Çin'in tek yasal temsilcisi olarak kabul etmektedir.La république de Chine se réclame comme étant le seul gouvernement légitime de la Chine.
Rus evrimcilik temsilcilerinden biri.Membre de la Société géographique russe.
Bu liste Birleşik Krallık'ın NATO daimi temsilcilerini içerir.Ce couteau répond aux normes de l'OTAN.
Olaylar Kızıl Haç temsilcilerinin de içinde bulunduğu uluslararası bir heyet tarafından incelendi.Les fondateurs s'inspirent du Comité international de la Croix Rouge récemment formé.
1984'te Yugoslavya Kolektif Başkanlığı'na Kosova temsilcisi olarak seçildi.Il est élu comme membre de la présidence yougoslave en 1984 en tant que représentant de la RS de Macédoine.
26-29 Ekim 1863'te Cenevre'de gerçekleşen konferansa 16 ülkeden 39 temsilci katıldı.Sa convention réunit du 16 au 18 mai, à Indianapolis, 239 délégués représentant 17 États.
Popüler Alman edebiyatının önemli temsilcilerinden sayılmaktadır.C'est un des principaux représentants de l’expressionnisme littéraire allemand.
1865 - ABD Temsilciler Meclisi, köleliği yasaklayan yasayı onayladı.1865 : les États-Unis promulguent le 13e amendement interdisant l'esclavage.
Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi.Dernier abbé régulier.
Gerçekçi yönün en önemli temsilcisi, 1130-1200 yıllarında yaşamış olan Zhu Xi'dir.Le plus important de ces penseurs est Zhu Xi (1130-1200).
1977'de Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Namibya özel temsilcisi oldu.En 1977, elle est nommée à Genève comme vice-ambassadeur auprès de l'ONU.
Temsilcilik sembolleri kullanılarak elde edilmiştir.Des agents compatibilisants sont employés.
Kur'an'da kullanımı: "Rabbin, Meleklere: 'Ben, yeryüzünde bir halife (temsilci) var edeceğim' demişti.Cuando vuestro Señor inspiró a los ángeles: «Yo estoy con vosotros.
Microsoft, Microsoft Agent web sitesinden indirilebilen ücretsiz dört temsilci karakteri sunmaktadır.Microsoft ofrece cuatro personajes gratuitos, que pueden descargarse del sitio web de Microsoft Agent.
Kontlar, viskontlar ve baronlar ise 150 temsilci ile mecliste temsil edilmekteydi.Condes, vizcondes y barones eran elegidos hasta en 150 representantes.
Ayrıca Heinz-Schwarzkopf Foundation'ın temsilcisi bir üyedir.Un representante de la Schwarzkopf Foundation también forma parte.
ABM temsilcileri "öğrenme", uyarlama ve üreme yaşayabilirler.Los agentes MBA pueden experimentar “aprendizaje”, adaptación y reproducción.
Esaretten döndükten sonra Almanya'ya döndü ve bir satış temsilcisi olarak çalıştı.Tras su liberación, regresó a Alemania y trabajó como representante de ventas.
Amcası olan Fred Upton, ABD, Michigan 6. kongre bölge temsilcisidir.Además su tío es Fred Upton, congresista del 6º distrito del Congreso de Míchigan.
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.Mantienen un cuidado reverente por la tierra y toda la creación.
Maximilian kuzeni Albert'i temsilcisi olarak bırakıp Almanya'ya döndü.Maximiliano volvió entonces a Alemania, dejando a su primo Alberto como representante.
20 Ocak 1945'te Macar geçici hükümetinin temsilcileri Moskova'da ateşkes imzaladılar.El 20 de enero de 1945, representantes del gobierno provisional de Miklós firmaron un armisticio en Moscú.