"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Miért használ annyi impulzust?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Perchè sta usando così tanti accenti?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""¿Por qué usa tantos acentos?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Pourquoi utilise-t-il autant d'impulsions?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Prečo používa toľko dôrazu?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Proč hraje s tolika důrazy?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Sao ông ta lên gân nhiều thế?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Varför betonar han så ofta?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Warum setzt er so viele Akzente?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Γιατί χρησιμοποιεί τόσες ορμές;"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Защо той използва толкова много импулси?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Почему же он так часто акцентирует звуки?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""Чому він так часто акцентує звуки?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?""מדוע הוא משתמש בדגשים כה רבים?"
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?"" لماذا يومىء برأسه كل هذا ؟ "
"Neden bu kadar çok tempo tutuyor?"私が弾きながら頭を動かしていたら皆さんそう思ったでしょう
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Estamos só a jogar com uma causalidade temporal.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Hrajeme si pouze a jenom s časovou kauzalitou.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Hráme sa len s časovou kauzalitou.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.우리가 조절한 것은 속도 일치성이었죠.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.La seule chose que nous manipulons est la causalité rythmique.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Lo que hacemos es jugar con una causalidad de tiempo.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Manipulujemy tylko z zależnością czasową.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Mindössze az időbeli elcsúszással játszunk.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Ne jucăm cu o cauzalitate temporală.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Những gì chúng ta đang thực hiện là phương pháp nhân quả có nhịp độ.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Tutto quello con cui stiamo giocando è la causalità temporale.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.We spelen met de tempo-causaliteit.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Wir spielen nur mit einer Zeitkausalität.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Αυτό που μεταβάλλουμε είναι η συχνότητα του αιτίου.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Все, із чим ми граємо з причиною темпу.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Всё с чем мы играем — временная причинность.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.Това, с което си играем е темпото на причинно-следствената връзка.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.כל מה שאנו משנים זה התיזמון.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.كل ما نقوم به هو إيقاع سببيّ.
Oynadığımız şey tamamiyle bir tempo nedensellik ilişkisi.遅延なしから0.1秒の遅延になると
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.Coś jej przekora wrócił do niej, gdy chodził na spacer i spojrzał przez go na szczytach drzew w środku.
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.그녀는 산책을 진행하고 살펴 봤는데 그녀와 반대의 무언가가 그녀에게 돌아 왔어요
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.Một cái gì đó của trái ngược cô trở lại với cô ấy khi cô nhịp độ đi bộ và nhìn qua nó ở bên trong ngọn cây.
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.Něco z její tvrdohlavost se k ní vrátil, když chodil pěšky a podíval se přes se v korunách stromů uvnitř.
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.Niečo z jej tvrdohlavosť sa k nej vrátil, keď chodil pešo a pozrel sa cez sa v korunách stromov vo vnútri.
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.Valami az ő ellenállás jött vissza hozzá, ahogy járkált a séta és a nézett ez a fa tetején benne.
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.Дещо з її свавілля повернувся до неї, коли вона ходила гуляти і подивився його на верхівки дерев всередині.
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.Кое-что из ее своеволие вернулся к ней, когда она ходила гулять и посмотрел его на верхушки деревьев внутри.
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.משהו נגדיות שלה חזר אליה בעודה פוסעת ללכת והסתכל על
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.جاء شيء من التناقض عودتها إلى بلدها لأنها الخطى يمشي وبدا أكثر
O yürüyüş tempolu ve baktı, ona aksilik bir şey onu geri geldi ağaç tepelerini içine.木のてっぺんの内側でそれ。それは、彼女は自分自身に言ったので、愚かに見えた
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBolo to už za súmraku, a lampy boli
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBylo to už za soumraku, a lampy byly
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempolu그것은, 이미 땅거미 있던 램프였다 마찬가지로 조명되고 우리가 위아래로 진행
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluזה היה כבר ערב, ואת המנורות היו פשוט להיות מואר כמו שאנחנו פסע הלוך ושוב
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluوكان بالفعل الغسق ، وكانت مصابيح فقط يجري أضاءت ونحن الخطى صعودا وهبوطا
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempolu同じようにライトアップされて我々を上下にペース ブライオニ荘の前で待って
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(피아노) 그리고 11살이 되면 악구 하나에
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.11歳だと楽句全体で一回になります (ピアノ)
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Fortepian) 11-latek stawia akcent na całą frazę.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Klaver) Og den 11-årige en impuls for hele frasen.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Klavier) Und der Elfjährige nur einen Akzent im gesamten Abschnitt.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Klavír) A jedenáctileté zahraje na jeden důraz celou frázi.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Klavír) A jedenásťročný dal jeden dôraz na celú frázu.