(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Pian) Iar cel de unsprezece ani, un singur impuls pentru întreaga frază.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Piano) A de 11 anos, um impulso na frase inteira.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Piano) Dan si 11 tahun, satu impuls pada seluruh frase.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Piano) De elfjarige legt maar één klemtoon per zin.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Piano) E il ragazzino di 11 anni, un accento sull'intera frase.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(piano) Et à onze ans, une impulsion pour l'ensemble du phrasé.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Piano) Och elvaåringen betonar bara en gång i hela frasen.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Piano) Và đứa 11 tuổi, một nhịp cho cả một đoạn dài.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Piano) Y el de once años, un acento en toda la frase.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Zongora) A tizenegy éves pedig egy impulzust rak egy egész tételre.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Πιάνο) Και το 11χρονο, έναν αυθορμητισμό σε όλη τη φράση.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Пиано) Единадесетгодишният - един импулс на цялата фраза.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Фортепиано) В 11 лет он уже может вести всю фразу.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.(Фортепіано) Одинадцятирічна дитина взагалі відіграє всю частину на одному подиху.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.ובן העשר - כל תו שמיני. ♫♫♫ ואילו בן ה-11 הדגיש את המשפט כולו.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.( عزف بيانو ) وابن الحادية عشر كان يتحرك كل مقطع
SDL kullanılmış, hızlı tempolu çevrik kelime bulmaca oyunuמשחק הרכבה מהיר מהלכים לאנאגרמות המשתמש ב־SDL
Şu ilk slayta bakarsanız, şunlar temporal loblar, frontal loblar, parietal loblar beyni oluşturan loblar.Ensimmäisessä kuvassa ovat ohimo-, otsa- ja päälakilohkot -- jotka muodostavat aivot.
Şu ilk slayta bakarsanız, şunlar temporal loblar, frontal loblar, parietal loblar beyni oluşturan loblar.여기 첫번째 슬라이드를 보시면요, 여기 측두엽, 전두엽, 두정엽이라는 뇌를 구성하는 엽들이 있습니다.
Şu ilk slayta bakarsanız, şunlar temporal loblar, frontal loblar, parietal loblar beyni oluşturan loblar.Na tym oto slajdzie widzimy płaty skroniowe, czołowe, ciemieniowe, płaty, z których składa się mózg.
Şu ilk slayta bakarsanız, şunlar temporal loblar, frontal loblar, parietal loblar beyni oluşturan loblar.Pe primul diapozitiv vedeţi lobii temporali, frontali, parietali, - lobii care formează creierul.
Şu ilk slayta bakarsanız, şunlar temporal loblar, frontal loblar, parietal loblar beyni oluşturan loblar.אם תסתכלו בתמונה כאן, הנה האונות הטמפורליות, האונות הפרונטליות, האונות הפריאטליות, האונות שמרכיבות את המוח.
Şu ilk slayta bakarsanız, şunlar temporal loblar, frontal loblar, parietal loblar beyni oluşturan loblar.إذا نظرتم إلى الشريحة الأولى هناك هذا الفص الصدغي، الفص الجبهي، الفص الجداري، حسنا -- الفصوص التي تمثل المخ
Şu ilk slayta bakarsanız, şunlar temporal loblar, frontal loblar, parietal loblar beyni oluşturan loblar.順に 側頭葉、前頭葉、頭頂葉 です これらの葉が脳を構成します 側頭葉の内側表面の中にしまい込まれているのが
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.2008年に変化があって 技術が改良され
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.무어의 법칙과 같은 속도로 떨어지고 있죠 (무어의 법칙: 컴퓨터 회로내의 트랜지스터의 수가 2년마다 2배로 늘어난다는 예측) 그러다가 2008년에 한꺼번에 확 바뀌게 되었습니다.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Estava a avançar ao ritmo da Lei de Moore mas, em 2008, algo mudou.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Het verliep volgens de wet van Moore. In 2008 veranderde dat.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Il suivait la Loi de Moore, mais en 2008, quelque chose a changé.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Klesanie sledovalo tempo Moorovho zákona, ale v roku 2008 sa niečo zmenilo.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Moore törvényének tempójában haladt, de 2008-ban valami megváltozott.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Procedeva seguendo la legge di Moore, ma poi nel 2008 qualcosa è cambiato.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Se conducea după pasul legii lui Moore, dar, în 2008, ceva s-a schimbat.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Seguía la Ley de Moore pero en 2008 algo cambió.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Sie verliefen lange Zeit nach dem Mooreschen Gesetz, aber 2008 veränderte sich etwas.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Snižovaly se dle Mooreova zákona, ale pak se v roce 2008 něco změnilo.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Wszystko przebiegało zgodnie z prawem Moore'a, ale w roku 2008 coś się zmieniło.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Μέχρι τώρα εξελισσόταν (το κόστος) βάσει του νόμου του Μουρ αλλά το 2008 κάτι άλλαξε.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Тя се движеше според закона на Мур, но нещо се случи през 2008 г.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.Это происходило со скоростью, вычисленной в законе Мура, но затем, в 2008 году, что-то изменилось.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.היא ירדה פעם לפי הקצב של חוק מור, אבל אז ב-2008, משהו השתנה.
Süreç, Moore Yasası temposunda ilerliyordu, ancak 2008'de bir şeyler değişti.كان تسير وفق في قانون مور بشكل خطي، ولكن بعد ذلك في عام 2008، تغير شيء ما.
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteTempo & #160;: @label: slider bpm=beats per minute
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteTempo: @ label: slider bpm=beats per minute
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteTempo: @ label: slider bpm=beats per minute
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteTempo:@label:slider bpm=beats per minute
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteTempo: @label: slider bpm=beats per minute
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteTempo: @ label: slider bpm=beats per minute
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteTempo: @ label: slider bpm=beats per minute
Tempo@ label: slider bpm=beats per minuteТемп: @ label: slider bpm=beats per minute
Tempo orta hızda.A tempó közepes.
Tempo orta hızda.De tempo's zijn gemiddeld.
Tempo orta hızda.Die Tempi sind moderat.
Tempo orta hızda.I tempi sono medi.
Tempo orta hızda. Kulağa çok büyük geliyor.템포는 중간 정도이고, 음향은 아주 크지요.
Tempo orta hızda. Kulağa çok büyük geliyor.הקצב בינוני. זה נשמע גדול.
Tempo orta hızda. Kulağa çok büyük geliyor.فإيقاع الأغاني متوسط. و يبدو مؤثراً.
Tempo orta hızda. Kulağa çok büyük geliyor.これは音楽的状況からというより
Tempo orta hızda.Les tempos sont moyennement rapides.
Tempo orta hızda.Los ritmos son medios.