Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Orang yang malas harus memperhatikan cara hidup semut dan belajar daripadanya
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Pojdi k mravlji, o lenuh, oglej si pota njena in uči se modrosti:
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Và dalla formica, o pigro, guarda le sue abitudini e diventa saggio
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Vai ter com a formiga, ó preguiçoso, considera os seus caminhos, e sê sábio;
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Va vers la fourmi, paresseux; Considère ses voies, et deviens sage.
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Ve a la hormiga, oh perezoso; observa sus caminos y sé sabio
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Υπαγε προς τον μυρμηκα, ω οκνηρε παρατηρησον τας οδους αυτου και γινου σοφος
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Иди при мравката, о ленивецо, Размишлявай за постъпките й и стани мъдър, -
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.Пойди к муравью, ленивец, посмотри на действия его, и будь мудрым.
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.לך אל נמלה עצל ראה דרכיה וחכם׃
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.اذهب الى النملة ايها الكسلان. تأمل طرقها وكن حكيما.
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.懶 惰 人 哪 、 你 去 察 看 螞 蟻 的 動 作 、 就 可 得 智 慧
Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren.懶惰 人 哪 、 你 去 察看 螞蟻 的 動作 、 就 可 得 智慧
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.De säger att människan har sju dödssynder: Vällust... Girighet...
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.De siger, at mennesket har syv dødssynder: Begær ... Grådighed ...
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Dizem que o homem tem sete pecados: luxúria, ganância, preguiça, gula, inveja, ira e orgulho.
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Ihmistä houkuttavat seitsemän syntiä: Himo, ylpeys- -laiskuus, ylensyönti-
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Говорят, что человеку свойственны семь грехов: похоть, жадность, лень, обжорство, зависть, гнев и гордыня.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Akonáhle veríme, že ľudia, naši vlastní susedia, sú sebeckí, hlúpi alebo leniví, nemáme nádej.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Amíg elhisszük, hogy az emberek, a saját szomszédaink önzők, ostobák vagy lusták, addig nincs remény.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Dokler bomo verjeli, da so ljudje, naši lastni sosedi, sebični, neumni ali leni, potem ni upanja.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Dokud budeme přesvědčeni, že lidé, naši sousedi, jsou sobečtí, hloupí a líní, pak není naděje.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.In quanto crediamo che la gente, i nostri vicini, sono egoisti, stupidi o pigri, allora non c'è speranza.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.우리 주변의 사람들이 모두 이기적이고 게으르다고 믿는 한은, 희망은 없습니다.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Póki myślimy, że inni ludzie, nasi sąsiedzi, są samolubni, głupi, czy leniwi, nie ma nadziei.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Zolang wij blijven geloven dat mensen, onze eigen buren, egoïstisch, stom of lui zijn, is er geen hoop.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Доки ми вважаємо людей, наших власних сусідів, егоїстами, дурнями чи ледарями, доти в нас не буде надії.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Пока мы считаем что люди, наши соседи, эгоистичны, тупы или ленивы, нет никакой надежды.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.כל עוד אנו נאמין שאנשים, השכנים שלנו, הם אנוכיים, טיפשים או עצלנים, אז אין שום תקווה.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.وطالما اننا نظن ان الناس من حولنا .. جيراننا .. انانيون .. اغبياء .. او كسالي فلن يكون هناك املٌ للتغيير
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.怠けものならば 望みはありません しかし変化は起こすものです
İzleri kullanmak bazı durumlarda kullanışlı olabilir; ancak bu yöntemle sadece tembel oyuncuları vuracaksınız.Algunas veces resulta útil usar las estelas, aunque solo alcanzarás a jugadores perezosos.
İzleri kullanmak bazı durumlarda kullanışlı olabilir; ancak bu yöntemle sadece tembel oyuncuları vuracaksınız.Manchmal sind Leuchtpuren sehr nützlich, aber man trifft nur faule Spieler.
İzleri kullanmak bazı durumlarda kullanışlı olabilir; ancak bu yöntemle sadece tembel oyuncuları vuracaksınız.Někdy se využívání stopovek vyplácí, ale obvykle zasáhnete jen lenivé nepřátele.
İzleri kullanmak bazı durumlarda kullanışlı olabilir; ancak bu yöntemle sadece tembel oyuncuları vuracaksınız.Smugacze bywają użyteczne, ale będziecie trafiać jedynie leniwych graczy.
İzleri kullanmak bazı durumlarda kullanışlı olabilir; ancak bu yöntemle sadece tembel oyuncuları vuracaksınız.Utiliser les traceurs peut parfois s'avérer utile, mais vous n'atteindrez que les joueurs paresseux.
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ a cărei raze ♫ ♫ a cărei raze ♫ ♫ cinci degete fără vlagă ♫ ♫ erau ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ čo namiesto lúčov ♫ ♫ namiesto nich ♫ ♫ päť mdlých panôžok♫ ♫ mala.♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ cuyos rayos, ♫ ♫ cuyos rayos, ♫ ♫ cinco lánguidos dedos ♫ ♫ eran. ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ dessen Strahlen ♫ ♫ dessen Strahlen ♫ ♫ waren fünf ♫ ♫ schwache Finger ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ die geen stralen, geen stralen, ♫ ♫ maar vijf trage vingers bezat. ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ dont les bras ♫ ♫ dont les bras ♫ ♫ cinq doigts languissants ♫ ♫ étaient ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ i cui raggi ♫ ♫ i cui raggi ♫ erano cinque languide ♫ ♫ dita ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ jej ramiona ♫ ♫ jej ramiona ♫ ♫ pięć leniwych ramion ♫ ♫ ach ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ 한 때 그 빛이 ♫ ♫ 그 빛 줄기가 ♫ ♫ 노곤한 다섯 손가락이었던 ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ Mà những tia sáng, những tia sáng ♫ ♫ Như năm ngón tay thon ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktıчиито лъчи, чиито лъчи, пет отпуснати пръста бяха.
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ чьи щупальцы, ♫ ♫ чьи щупальцы, ♫ ♫ пять вялых пальчиков, ♫ ♫ были ♫.
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktıזרועותיו זרועותיו חמש אצבעות עצלות
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktı♫ أشعتها ♫ ♫ أشعتها ♫ ♫ لها خمسة أصابع ضعيفة ♫
ışıkları ışıkları beş tembel parmaktıその光といったら 元気のなくなったヒトデの星の 5つの指は
Katıksız tembellik Makroekonomi bu geçişe nasıl geldi açıklayan başka bir imkanı vardır.E, outra explicação possível de como a macroeconomia chegou a este ponto é a pura preguiça.
Katıksız tembellik Makroekonomi bu geçişe nasıl geldi açıklayan başka bir imkanı vardır.Μια άλλη δυνατότητα του εξηγώντας πώς Μακροοικονομία έχει έρθει σε αυτήν τη φάση είναι καθαρή τεμπελιά.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Also egal wie faul Sie sich fühlen, in Wirklichkeit machen Sie nie nichts.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Așa că oricât de lene vă este, de fapt nu stați absolut degeaba.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Así que no importa cuan perezosos se sientan ahora, no estás realmente, intrínsicamente, no haciendo nada.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Dus hoe lui je je ook voelt, intrinsiek doe je niet niks.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Jadi tidak peduli semalas apa Anda, Anda tidak pernah tidak melakukan apa apa.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.그러니까 아무리 게으른 사람이라도, 분자 수준에서 이야기하면,
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Perciò non importa quanto pigri vi sentiate; in realtà, non state mai senza far nulla.