Ana içeriğe geç
Sözlük

telkin ile cümle

telkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Das vermindert den Wert ein Hinweis darauf dass dies der Grund sein könnte, warum wir es mögen.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Dat deed de waarde dalen, wat suggereert dat dat een reden is waarom we ervan houden.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Det får værdien af den til at falde, hvilket foreslår at det er en af grundene til at vi kan lide den.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Det gör att värdet minskar, vilket antyder att det är en anledning till att vi gillar den.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Eso bajó el valor del artículo sugiriendo que era una razón por la que nos gustaba.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Ez jelentősen csökkenti az értékét, azt sugallva, hogy ez az egyik oka, amiért tetszik.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Ini menjatuhkan nilainya, menunjukkan bahwa itu adalah salah satu alasan mengapa kita menyukainya.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Isso retira-lhe valor sugerindo que esta é uma das razões pelas quais gostamos dela.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.그것은 스웨터의 가치를 떨어뜨릴 것입니다.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Kvůli tomu cena klesla, předpokládáme tedy, že to je jeden z důvodů, proč se nám líbí.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Questo ne fa diminuire il valore, e ci fa capire che quella è una delle ragioni per cui ci piace.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Sen arvo putoaa, viitaten siihen, että se on yksi syistä, miksi pidämme siitä.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.To hodnotu bundy znižuje, čo by znamenalo, že je to jeden z dôvodov, prečo sa nám páči.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.To obniża jego wartość, sugerując, że jest to jedna z przyczyn, dla których go lubimy.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Αυτό ρίχνει την αξία του, υπονοώντας ότι αυτός είναι ένας από τους λόγους που μας αρέσει.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Това намалява цената му, намеквайки, че това е една от причините, защо той ни харесва.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Це значно знижує ціну светра, даючи підстави вважати, що це - одна з причин, чому він нам подобається.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.Это снижает его стоимость, подсказывая, что это одна из причин, почему он нам нравится.
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.זה הוריד את הערך של זה,
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.وهذا ادى الى تخفيض قيمتها
Bu onun değerini düşürür, bu da onu neden sevdiğimizle ilgili bir açıklama telkin ediyor.なぜその品が好きなのか理由が1つ分かります
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Apa dia benar-benar mendukung Rancangan Cerdas?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Bestätigt er hier wirklich Intelligentes Design?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Bevestigt hij echt intelligent design?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Czy on na prawdę popiera teorię Inteligentnego Projektu?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"El chiar sprijină design-ul inteligent?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Est-ce qu'il soutient vraiment le "Dessein Intelligent" ?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"¿Este hombre está promoviendo el diseño inteligente?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"저자가 정말로 지적 설계를 공인하는 건가?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Opravdu zastává Inteligentní design?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Sostiene davvero le tesi del progetto intelligente?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Tukeeko hän todellakin älykästä suunnittelua?"
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Valóban egyetért az intelligens tervezéssel?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor? "Yaratılışçılığı mı telkin ediyor?" diyorum."Estará ele realmente a apoiar o Design Inteligente? estará ele a apoiar o criacionismo?"
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Πραγματικά προωθεί τον ευφυή σχεδιασμό;
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Он на самом деле утверждает разумный замысел?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"Той наистина ли подкрепя интелигентния дизайн?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"האם הוא באמת תומך בתכנון תבוני?
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?"هل يؤيد رأي الحياة المخلقة؟
"Burada 'akıllı tasarımı' mı telkin ediyor?「彼は本当にインテリジェント・デザインを 創造説を支持しているのか?」
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.Desde jóvenes, hemos sido adoctrinados a seguir una cierta fórmula.
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.Desde pequenos que fomos doutrinados para seguir uma fórmula prescrita.
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.Fin da giovani siamo stati indottrinati per seguire una formula prescritta.
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.이 사람들은 소리없는 절망속에서 살아갑니다. 그들은 변화가 있기를 바라죠. 그들은 그들을 흔들어 깨워 "정신차려!!" 라고 말해줄 수 있는 삶이 필요하죠. "넌 이렇게 살아선 안돼!"
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.Odkąd byliśmy mali, byliśmy indoktrynowani do życia według tego samego przepisu.
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.Şi cea mai bună slujbă de care poţi avea parte.
Genç olduğumuzdan ötürü, bize önceden belirlenmiş formülleri takip etmemiz telkin edildi.منذ كنا صغار، ونحن قد تم تلقيننا لإتباع صيغة محددة
Guo usta bir ipnotizmacıdır; insanları uydurma bir entrikaya yönelterek güçlü telkinler yaratır.Es como un hipnotizador experto, crea sugerencias fuertes y dirige a las personas en una trama.
Guo usta bir ipnotizmacıdır; insanları uydurma bir entrikaya yönelterek güçlü telkinler yaratır.Guo é como um expert em hipnose, ele cria fortes sugestões, guiando as pessoas por uma trama.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.A Kaifasz ten był, który Żydom radził, że pożyteczno jest, aby jeden człowiek umarł za lud.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.A to bol ten Kaifáš, ktorý to dal Židom radu, že je vraj užitočné, aby jeden človek zomrel za ľud.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Bil je pa Kajfa tisti, ki je bil Judom nasvetoval, da je bolje, da umre eden človek za ljudstvo.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Caifa poi era quello che aveva consigliato ai Giudei: «E' meglio che un uomo solo muoia per il popolo»
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Caifás era el que había dado consejo a los judíos de que convenía que un hombre muriese por el pueblo
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Dan dialah yang sudah menasihati para penguasa Yahudi bahwa lebih baik satu orang mati untuk seluruh bangsa
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Es war aber Kaiphas, der den Juden riet, es wäre gut, daß EIN Mensch würde umgebracht für das Volk.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Kaifáš pak byl ten, kterýž byl radu dal Židům, že by užitečné bylo, aby člověk jeden umřel za lid.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Kajafás pedig az vala, a ki tanácsolta vala a zsidóknak, hogy jobb, hogy egy ember veszszen el a népért.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.가야바는 유대인들에게 한 사람이 백성을 위하여 죽는 것이 유익하다 권고하던 자러라
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Men det var Kaifas som hadde gitt jødene det råd at det var gagnlig at ett menneske døde for folket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod