Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Kita mengubah itu sekarang, dan mereka telah melupakannya dan melihat masa depan.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.우리는 이제 원상태로 돌리고 있으며 그들은 이것을 넘어 미래로 향하고 있습니다.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Nous défaisons tout cela maintenant, et ils ont vraiment tourné la page, et regardent vers l'avenir.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Nyní to napravujeme, zatímco oni již minulost dávno překonali a dívají se do budoucnosti.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Reparăm acest lucru acum şi deja au trecut peste asta şi privesc către viitor.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Stiamo rimediando adesso; loro hanno superato questo momento e sono proiettati verso il futuro.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.We maken dat nu ongedaan, en zij zijn er helemaal overheen en richten hun blik op de toekomst.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Αυτό αλλάζει τώρα, το ξεπερνούν και πορεύονται προς το μέλλον.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Ми виправляємо це зараз, і вони настільки раді та спрямовані поглядом у своє майбутнє.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Мы исправляем это сейчас, и они настолько рады и устремлены в свое будущее.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Сега поправяме това, те са го преодолели и гледат напред в бъдещето.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.אנחנו עושים זאת עכשיו, והם עברו את זה ועסוקים בעתיד שלהם.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.نحن الآن نتراجع عن ذلك، ولقد تخطوا ذلك من أجل مستقبلهم.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.我々はこの活動を 環境面で責任を持った形で行っています
Şimdi telafi çok daha zor bir iş olacak.La ayuda humanitaria será ahora una tarea aún más dura.
Şimdi telafi çok daha zor bir iş olacak.Les opérations de secours seront désormais encore plus ardues.
_Siyah Nokta Telafisi_Svartpunktskompensering
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Aerul cald se ridica iar aerul dinspre mare este absorbit pentru a-l inlocui.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.A meleg levegő felemelkedik, és a tengerről érkező levegő áramlik be a helyére.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.El aire caliente se eleva, y del mar llega aire para reemplazarlo.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Horúci vzduch sa dvíha a nahradzuje ho vzduch ťahaný z mora.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Khí nóng tăng, và không khí được đưa ra biển để thay thế.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.뜨거운 공기는 떠오르고, 빈 공간은 바다의 공기가 채우죠.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Kuuma ilma nousee ja mereltä tulee korvaavaa ilmaa.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.L'air chaud monte et l'air froid est amené de la mer pour le remplacer.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.l'aria calda sale, e richiama aria da sopra l'oceano.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Varm luft stiger, og luft bliver trukket ind fra havet for at erstatte den.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Warme lucht stijgt op, en lucht wordt van zee aangetrokken om het te vervangen.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Warme Luft steigt auf und Luft wird vom Meer her hereingezogen, um sie zu ersetzen.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Ο θερμός αέρας ανεβαίνει και αέρας από τη θάλασσα έλκεται για να τον αναπληρώσει.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Горещият въздух се издига и се привлича въздух откъм морето, който да го замести.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.Горячий воздух поднимается, и океанский воздух устремляется на материк, чтобы заменить его.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.אויר חם עולה, ואויר נשאב מכיוון הים להחליף אותו.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.يرتفع الهواء الحار، ويتم سحب الهواء من فوق البحر بدلاً منه.
Sıcak hava yükselir, ve denizin içindeki hava giden havayı telafi etmek için yüzeye çıkar.こうして南西から風が入り込みます
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Jeśli zmierzymy się z nieodwracalnymi i katastroficznymi konsekwencjami to musimy zdecydowanie działać.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.만약 우리가 뒤집을 수 없는 대재앙의 결과에 직면한다면, 우리는 반드시 행동해야 하고, 또 결정적으로 행동해야합니다.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Se stiamo affrontando conseguenze catastrofiche ed irreversibili, dobbiamo agire, e in modo deciso.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Si enfrentamos consecuencias catastróficas e irreversibles, debemos actuar, y debemos actuar decisivamente.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.We zien onomkeerbare, catastrofale gevolgen tegemoet; moeten we doortastend handelen.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Ако се изправим пред катострофални и необратими последици, трябва да действаме, и то решително.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Если мы на пороге необратимых и катастрофических последствий, нам нужно действовать, и действовать решительно.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.אם נכונו לנו תוצאות בלתי-הפיכות והרות-אסון, עלינו לפעול, ולפעול בהחלטיות.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.اذا قابلتنا عواقب كارثية وغير قابلة للإصلاح، يجب أن نتصرف ، ونتصرف بحسم.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.我々は行動しなければなりません、しかも断固として 正直言って、その晩から私にとって全てが変わりました
Telafi mi?Expier?
Telafi mi?Menebus?
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.Dans le mot vie, il y a la vie !
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.En ik zal altijd de nood voelen om Irak genoegdoening te geven.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim."E sempre sentirei a necessidade "de compensar o Iraque.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.E sentirò per sempre la necessità di risarcire l'Iraq.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.És örökre szükségét fogom érezni Irak jóvátételének.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.I zawszę będę czuł potrzebę płacenia Irakowi odszkodowań.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.Kdo jsem? Není to ta největší otázka?
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.그리고 영원히 이라크에 보상해야 한다고 생각할 거에요.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.Navždy budem cítiť potrebu odškodniť sa Iraku.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.¿Quién soy yo? ¿No es ésa la pregunta más grande?
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.Und ich werde immer ein Bedürfnis haben es dem Iran wieder gutzumachen.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.Và tôi sẽ mãi thấy rằng cần thiết phải thay đổi Iraq
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.Video: Iubirea? Iubirea este buna daca o poti avea.